Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.
Kanun teklifinin Meclis'ten geçmesiyle 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını belirten Erdoğan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi.
Erdoğan, İstanbul'daki kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinerek Yarısı Bizden kampanyasının 2027 sonuna kadar uzatıldığını duyurdu.
Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, fon soruşturması, kentsel dönüşüm, bölgesel gelişmeler ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon meselesinin çözümü için çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, kamu kaynakları kullanılmadan sürecin şeffaf biçimde yönetilmesini hedeflediklerini ifade etti. İstanbul'da güvenli yapıların inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, kentsel dönüşümün siyasi tartışmalara kurban edilmemesi çağrısında bulundu.
Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu belirterek Husilerin Riyad'daki havalimanını hedef alan saldırılarını lanetledi.
“282 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI, 84 KİŞİ TUTUKLANDI”
Fon meselesinin çözülmesi için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Erdoğan, soruşturmaların yargı makamları tarafından titizlikle ve derinleştirilerek sürdürüldüğünü söyledi.
Erdoğan, soruşturma kapsamında 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldığını, 84 kişinin ise tutuklandığını açıkladı.
Kanun teklifinin Meclis'ten geçmesinin ardından 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını belirten Erdoğan, yatırımcıların büyük bölümünün ara ödemelerini alacağını ifade etti. Fon Koordinasyon Kurulu'nun da süreç hakkında kamuoyunu bilgilendireceğini kaydetti.
Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bizim amacımız, kamu kaynakları kullanılmadan süreci şeffaf şekilde yönetmektir. Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Spekülasyon üzerinden kazanç elde eden bedelini ödeyecektir. Hukukun meşru sınırları içinde kim olursa olsun hesabını sorarız.”
Ülkeyi sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gerekli adımların atılacağını belirten Erdoğan, sermaye piyasalarının işleyişini daha sağlıklı hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Siyasi tartışmalar yerine sürecin yönetilmesine öncelik verdiklerini dile getiren Erdoğan, “Şu anda birinci önceliğimiz, siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf yönetilmesidir” dedi.
Erdoğan, hükümet üyelerine yönelik eleştirilere de değinerek kendisinin de eleştiriden muaf olmadığını ancak kimseye itibar suikastı yapma hakkı tanınamayacağını ifade etti.
“İfade özgürlüğü, önüne gelene iftira atmak değildir” diyen Erdoğan, hesap sorduğunu iddia eden herkesin görevini sorumluluk bilinciyle yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
“İSTANBUL'U KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİNİN BAŞKENTİ GÖRÜYORUZ”
Erdoğan, İstanbul'un Maltepe ilçesinde çöken binada 5 kişinin hayatını kaybetmesine değinerek yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.
Maltepe'deki olayın İstanbul'da kentsel dönüşümün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, deprem riskinin ertelenemeyeceğini söyledi.
İstanbul'da deprem gerçeğini görmezden gelmenin veya konuyu siyasi çekişmelere kurban etmenin kente zarar vereceğini savunan Erdoğan, kentsel dönüşüme yönelik eleştirilere tepki gösterdi.
Erdoğan, “Biz kentsel dönüşüm dediğimizde birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz” ifadelerini kullandı.
Hükümetin, yerel yönetimlerin tutumundan bağımsız olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmakta kararlı olduğunu belirten Erdoğan, İstanbul'u bu seferberliğin merkezi olarak gördüklerini söyledi.
“YARISI BİZDEN” KAMPANYASI 2027 SONUNA KADAR UZATILDI
İstanbul'a yönelik Yarısı Bizden kampanyası hakkında bilgi veren Erdoğan, bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alındığını açıkladı. Kampanyanın süresinin daha fazla vatandaşın yararlanabilmesi amacıyla 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldığını bildirdi.
Erdoğan'ın açıkladığı mevcut destek programına göre, konut sahiplerine şu destekler sağlanıyor:
875 bin TL hibe
875 bin TL kredi
125 bin TL taşınma desteği
İş yeri sahipleri için ise 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği öngörülüyor.
Devletin İstanbul'un dönüşümü için gerekli desteği sağladığını savunan Erdoğan, tüm belediyelere de kentsel dönüşüm konusunda aynı hassasiyeti gösterme çağrısı yaptı.
Erdoğan, belediye başkanlarının siyasi parti ayrımı gözetmeksizin dönüşüm projelerine ağırlık vermesi gerektiğini belirtti.
“TÜRKİYE, GÜVEN VE İSTİKRAR ADASI”
Bölgedeki çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, Lübnan'dan Yemen'e ve İran'a uzanan hatta gerilimin tırmandığını söyledi.
Türkiye'nin çevresindeki krizlere rağmen istikrarını koruduğunu belirten Erdoğan, anlaşmazlıkların savaş alanında değil, müzakere masasında çözülmesini savunduklarını ifade etti.
Bölgedeki sorunlara yaklaşımda egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygının temel ilkeleri olduğunu kaydeden Erdoğan, bölünme ve parçalanmanın bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyeceğini dile getirdi.
Türkiye'nin bölgesel sorunlara etnik ve mezhepsel bir bakış açısıyla yaklaşmadığını belirten Erdoğan, bölgede barış ve istikrarın hakim olması için çaba göstermeye devam edeceklerini söyledi.
“HUSİ SALDIRILARI LANETLİYORUZ”
Erdoğan, Husilerin 10 Ekim'de Suudi Arabistan'ın Riyad kentindeki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan saldırılarına da değindi.
Söz konusu saldırılarda 12 kişinin hayatını kaybettiğini, 309 kişinin yaralandığını belirten Erdoğan, saldırıları en güçlü biçimde lanetlediklerini söyledi.
Erdoğan, aralarında umre ziyareti yapanların da bulunduğunu belirterek hayatını kaybedenler için rahmet, yaralılar için acil şifa dileğinde bulundu.
“TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN'IN YANINDADIR”
Türkiye'nin Suudi Arabistan'a desteğini yineleyen Erdoğan, “Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan'ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır” dedi.
Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile 7 Ağustos'ta imzalanan ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Savunma iş birliğinin iki temel başlıkta ilerlediğini belirten Erdoğan, bunların savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri ile anlaşmanın kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşturulması olduğunu ifade etti.
Ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetlerin de NATO'da olduğu gibi Türkiye'nin ulusal mevzuatı temelinde yürütüleceğini kaydetti.
Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması amacıyla önümüzdeki günlerde Meclis'e sevkine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel gelişmeler karşısındaki tutumunun açık olduğunu söyledi.
Türkiye'nin farklı bir yerde gösterilmeye çalışılmasına tepki gösteren Erdoğan, bölge genelinde barış ve istikrarın sağlanmasını istediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kabine Toplantısında ele alınan konulara ve gündeme dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon meselesi üzerine gerçekleştirilen çalışmalara dair bilgi vererek hazırlanan Kanun Teklifinin meclisten geçmesinin ardından Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını açıkladı.
Manisa’da gerçekleşen trafik kazası hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Manisa-Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, 2’si yoğun bakımda olmak üzere, 13 kardeşimizin tedavisi halen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim, milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın, diyorum" ifadeleri kullandı.
"MİLLETİN MALINA VE CANINA KASTEDENLERİN TEPESİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Toplantıda, ülkenin ve milletin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün suç coğrafyası, artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adi suçlu, ister belediye vurguncusu, ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun; hukukun dışına çıkan hiç kimseye, dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzur olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacaklarını zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda, 2026’nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar; milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
"BİZ HER ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ DEDİĞİMİZDE, BİRİLERİNİN ÇIKIP ‘RANTSAL DÖNÜŞÜM’ DİYEREK FEVERAN ETMESİNDEN ARTIK BIKTIK, USANDIK"
Dört gün önce İstanbul-Maltepe’de çöken bina ve kentsel dönüşüm hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek, İstanbul’a ihanet etmek olur. Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her ‘kentsel dönüşüm’ dediğimizde, birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz. Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor; ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca, en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Bu riyakârlığa artık ‘dur’ demenin vakti gelmiştir. Hükümet olarak, mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen, kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız. Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu, bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz" dedi.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ATILACAK ADIMLARI ERTELEMEYİN. KOMŞULARINIZLA UZLAŞMAK, GEREKLİ İŞLEMLERİ BAŞLATMAK, GÜVENLİ BİR YUVAYA KAVUŞMAK İÇİN BUGÜNDEN HAREKETE GEÇİN"
İnsanların, çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerlerine ne düşüyorsa, yapacaklarını söyleyen ve İstanbul’daki vatandaşlara bir kez daha seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin. Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükümetimiz tüm imkanlarıyla, İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken; siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını, kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum" ifadelerine yer verdi.
"HUSİLER TARAFINDAN RİYAD KRAL HALİD ULUSLARARASI HAVALİMANI’NI HEDEF ALAN VE 12 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ, SALDIRILARI EN GÜÇLÜ BİÇİMDE LANETLİYORUZ"
Bölgedeki çatışma alanlarına her gün yenilerinin eklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görülmeye çalışılmaktadır. Türkiye, bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen, istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma, sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde, Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" diye konuştu.
"NATO’DA OLDUĞU GİBİ, ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI KAPSAMINDAKİ FAALİYETLER DE ULUSAL MEVZUATIMIZ TEMELİNDE YÜRÜTÜLECEKTİR"
Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz: İlk olarak; kolektif savunma ve bölgesel işbirliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak; bu işbirliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz. Bilinmesini isterim ki; NATO’da olduğu gibi, Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikar olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın, iç onay işlemlerinin tamamlanması için, Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir: Biz, bölgemizin tamamında barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi.
İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI’NDA 2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KONTENJANINI 150 BİNE YÜKSELTİLDİ
Kabinede ele alınan konulardan birinin de geçen yıl hayata geçirdikleri İŞKUR Gençlik Programı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu programın geldiği nokta hakkında da bilgi vererek şöyle devam etti:
"Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular, hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyor ve programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük bin 375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda bin 250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkanları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programından ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz. Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi, ne marjinal yapıların, ne terör örgütlerinin, ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum."
"(FON MESELESİ) KANUN TEKLİFİNİN MECLİSİMİZDEN GEÇMESİYLE BİRLİKTE EKİM AYI İÇİNDE 1 MİLYON LİRAYA KADAR ANAPARA ÖDEMELERİNE BAŞLANACAK"
Son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içerisinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki kabine toplantımızdan bu yana; Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline. Türkiye Büyük Millet Meclisimizin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına. Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak-Katılıma devrinin başlamasından, Merkezi Kayıt Kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde olduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutukluklarınken, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun Teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kaydadeğer bölümü ‘ara ödemelerini’ almış olacak" ifadelerini kullandı.
"FAHİŞ GETİRİLER ELDE ETMİŞ; SPEKÜLASYON VE MANİPÜLASYON YOLUYLA HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAMIŞ HER KİM VARSA, BUNUN BEDELİNİ MUTLAKA ÖDEYECEKTİR"
Fon meselesi üzerinden kendilerinin ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla hedef alındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:
"Bizim şu anda birinci önceliğimiz; siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş; spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa, bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere, sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir; onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun, hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde, ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse, hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz. Elbette bu adımları atarken; boğazlarına kadar çamura batmış olanların, tamamen ‘çamur at izi kalsın’ mantığıyla haysiyet cellatlığı yapmasına müsaade etmeyeceğiz. Bakın Türkiye’de, şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu da; ona, FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı; insanların onuruyla, haysiyetiyle oymamalıdır."




