Erdoğan, ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatlarını etkilediğini belirterek bölgede yeni çatışmalar istemediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi.

Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, iç ve dış politika, ekonomi, Libya ile ilişkiler, basın özgürlüğü, 2027 yılı bütçesi ve bölgesel gerilimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, konuşmasının başında Ankara’da meydana gelen askeri araç kazasında hayatını kaybeden Albay Sayit Gökgöz için başsağlığı dileklerini iletti. Kazada yaralanan askerlerden birinin taburcu edildiğini, diğer personelin tedavisinin sürdüğünü belirten Erdoğan, yaralılara acil şifalar diledi.

Kabine’nin 74’üncü toplantısında iç siyasetten ekonomiye, güvenlikten dış politikaya kadar birçok konunun ele alındığını kaydetti.

“TÜRKİYE SOKAĞA TESLİM EDİLECEK BİR ÜLKE DEĞİLDİR”

Muhalefetin söylemlerini ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde yaşanan protestoları değerlendiren Erdoğan, Türkiye’de benzer girişimlerin hayalini kuranlara mesaj verdi.

Ümit Özdağ’ın Tanju Özcan’a desteği, İl Başkanını istifa ettirdi
Ümit Özdağ’ın Tanju Özcan’a desteği, İl Başkanını istifa ettirdi
İçeriği Görüntüle

Siyasetin demokratik zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkarıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek, yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır.”

Muhalefetin kullandığı dili eleştiren Erdoğan, “Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biri olarak görüyorum” dedi.

Türkiye’nin huzur ve istikrar ülkesi olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.”

“KİRLİ İLİŞKİLERİ AÇIKLASINLAR”

Basın özgürlüğü üzerinden hükümete yöneltilen eleştirilere de yanıt veren Erdoğan, muhalefeti bazı ilişkileri açıklamaya çağırdı.

Erdoğan, “Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, sarf ettikleri kirli ilişkileri açıklasınlar” diye konuştu.

Daha önce basın kuruluşlarının, gazetecilerin ve televizyon kanallarının tehdit edildiğini öne süren Erdoğan, “Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunlarının olmadığını savunan Erdoğan, ülkenin medya çeşitliliği açısından ileri düzeyde olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye’nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Türkiye’nin kendisine yönelik girişimlere izin vermeyeceğini belirten Erdoğan, “Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez” diye konuştu.

Siyasetçilerin ülkeye ve millete hizmet etmekle yükümlü olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin huzur ve istikrarının korunması gerektiğini söyledi.

LİBYA İLE DENİZ YETKİ ALANLARI MUTABAKATI

Türkiye’nin dış politika yaklaşımına değinen Erdoğan, Balkanlar’dan Türk cumhuriyetlerine kadar farklı bölgelerdeki müttefik ve dostların haklarını savunduklarını belirtti. Komşu ülkeler başta olmak üzere uluslararası ilişkileri karşılıklı saygı temelinde geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti.

Kamboçya ile ilişkiler hakkında da konuşan Erdoğan, 16 Ekim’de iki ülke arasında ticaret, yatırım, enerji, eğitim ve savunma sanayisi alanlarındaki iş birliği olanaklarının ele alındığını söyledi. İmzalanan askeri çerçeve anlaşmasının ikili ilişkiler açısından önem taşıdığını belirtti.

Kanada Başbakanı Carney ve beraberindeki heyetin Türkiye ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, 83 yıllık diplomatik ilişkiler açısından önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını söyledi. Ziyaret kapsamında savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında üç anlaşma imzalandığını kaydetti.

Libya politikasına ilişkin değerlendirmelerinde ise Türkiye’nin Libya’nın birliğinden yana olduğunu vurgulayan Erdoğan, 27 Kasım 2019’da Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı hatırlattı.

Söz konusu mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandığını belirten Erdoğan, bu kararın Türkiye’nin savunduğu “tek Libya, tek devlet” ilkesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Erdoğan, Libyalı siyasi aktörlerin farklılıklarına rağmen ulusal çıkarlar konusunda ortak hareket etmesini, ülkenin geleceği açısından umut verici bulduğunu ifade etti.

2027 BÜTÇESİ: 27 TRİLYON 276 MİLYAR LİRA GİDER

Erdoğan, geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi’nin ayrıntılarını da paylaştı.

Bütçede toplam giderin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü belirten Erdoğan, üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırmayı, ekonomiyi dış şoklara karşı daha dayanıklı hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bütçe kapsamında ayrılan kaynakları şu şekilde açıkladı:

Tarım: 1 trilyon 305 milyar lira

Reel sektör destekleri: Tarımsal kredi sübvansiyonları hariç 658 milyar lira

Savunma harcamaları: 2 trilyon 206 milyar lira

İç güvenlik harcamaları: 1 trilyon 248 milyar lira

Belediyeler ve il özel idareleri: 2 trilyon 384 milyar lira

Yatırımlar: 2 trilyon 849 milyar lira

Erdoğan, savunma ve iç güvenlik harcamalarının toplam 3 trilyon 454 milyar liraya ulaşacağını belirtti. Yatırımlara ayrılan kaynağın bütçenin yüzde 10,4’üne karşılık geldiğini söyledi.

Emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını belirten Erdoğan, 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu iyileştirmeye yönelik mali imkânlar oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Gerekli yasal düzenlemenin, TBMM’nin takdiriyle yıl sonuna kadar hayata geçirilmesini umduğunu söyledi.

“BAŞKALARININ ÇIKARTTIĞI SAVAŞIN BEDELİNİ ÖDEMEK İSTEMİYORUZ”

Bölgedeki gelişmeler ve İran’a yönelik olası bir saldırının enerji fiyatlarına etkisi hakkında konuşan Erdoğan, yeni çatışmaların önlenmesi gerektiğini belirtti.

İran’a saldırı ihtimalinin akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden olduğunu söyleyen Erdoğan, bölgesel gerilimin daha fazla tırmanmaması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, “Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkarttığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz” dedi.

Türkiye ekonomisinin bölgedeki gelişmelerin yaratabileceği olumsuzlukları en az hasarla atlatabilecek kapasiteye sahip olduğunu savunan Erdoğan, bölgenin en büyük ihtiyacının istikrar olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda bölgenin barış, güvenlik ve istikrarı hak ettiğini belirten Erdoğan, yaşanan zorlukların aşılacağını söyledi.

Erdoğan, “Birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ