Seçimlerin demokratik ve şeffaf koşullarda yapılması çağrısında bulunan Göktepe, “Sendikalar birkaç kişinin makamı değildir. Sendikalar işçilerin ortak örgütüdür” dedi.

Dersim’de DİSK binası önünde, Genel-İş Dersim Şubesi’nde yaklaşan seçim sürecine ilişkin basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı okuyan DİSK üyesi Barış Göktepe, seçim sürecinin demokratik ve şeffaf yürütülmediğini belirterek Genel-İş Genel Merkezi’ne çağrıda bulundu.

Sendikaların işçilerin hak ve çıkarlarını savunmak, işçilerin iradesini örgütlü güce dönüştürmek için var olduğunu vurgulayan Göktepe, sendika yönetimlerinin de üyelerin özgür iradesiyle belirlenmesi gerektiğini söyledi.

“ADAYLIK SÜRECİNİN ÖNÜ KAPATILIYOR”

Genel-İş Dersim Şubesi’nde yürütülen seçim sürecinin temel sendikal ilkelerle bağdaşmadığını savunan Göktepe, geçmiş seçimlerde aday olmak isteyenlerin başvurularının alındığını ancak bu kez “başka aday yok” denilerek adaylık sürecinin sınırlandırılmaya çalışıldığını ifade etti.

Göktepe, “Bir sendika seçiminde ‘başka aday yok’ demek, işçilerin iradesine saygısızlıktır, kendine güvenmemektir. Sendika seçimleri birkaç kişinin belirlediği bir süreç değil, üyelerin özgür iradesinin ortaya çıktığı demokratik bir süreç olmak zorundadır” dedi.

“SEÇİM TAKVİMİ VE ÜYE LİSTELERİ NEDEN PAYLAŞILMIYOR?”

Seçim sürecine ilişkin bilgilerin üyelerden gizlendiğini ileri süren Göktepe, hangi işyerlerinin, ilçelerin ve seçim çevrelerinin şubeye bağlı olduğunun açıklanmadığını söyledi.

Üye listelerinin paylaşılmadığını ve seçim takviminin açık biçimde duyurulmadığını belirten Göktepe, “Seçim takvimi neden işçilerden gizlenmektedir? Üye listeleri neden paylaşılmamaktadır?” diye sordu.

Göktepe, delege seçimlerinin bütün işyerlerinde eşit koşullarda yapılması gerektiğini vurgulayarak Pertek dışında ilçelerde bugüne kadar seçim yapılamamış olmasının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.

“DELEGELERİN İRADESİNE MÜDAHALE EDİLİYOR”

Görüştükleri delegelerin daha sonra yeniden arandığı yönünde kendilerine bilgiler ulaştığını belirten Göktepe, bu durumu delegelerin iradesini etkilemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.

“Bir sendika yönetimi, delegelerin iradesini özgürce ortaya koymasından neden rahatsız olur? Delegelerin peşinden aramalar yaparak iradelerini etkilemeye çalışmak sendikal demokrasiyle bağdaşmaz. Sendikada delegenin iradesi, yöneticilerin iradesinden daha değersiz değildir.”

İlkay Sarıköse kimdir, nereli? Atilla Taş'ın eski eşi İlkay Sarıköse'nin kızı Sezen Taş kimdir?
İlkay Sarıköse kimdir, nereli? Atilla Taş'ın eski eşi İlkay Sarıköse'nin kızı Sezen Taş kimdir?
İçeriği Görüntüle

Seçimlerin birkaç kişinin karar verdiği kapalı toplantılarla değil, bütün işçilerin katılımına açık, eşit ve demokratik biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Göktepe, adayların kendilerini üyelere anlatabilmesinin de sağlanmasını istedi.

“İŞÇİLERİN BİRİKMİŞ ALACAKLARI VAR”

Seçim sürecine ilişkin tartışmalar devam ederken işçilerin ekonomik sorunlarının büyüdüğüne dikkat çeken Göktepe, işçilerin birikmiş alacaklarının bulunduğunu ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduklarını söyledi.

“İşçilerin içeride birikmiş binlerce liralık alacakları bulunuyor. İşçiler ekonomik sorunlarla, geçim sıkıntısıyla boğuşuyor. Sendikanın görevi seçim süreçlerini kapalı kapılar ardında yürütmek değil, işçilerin haklarını büyütmek ve kazanılmış haklarına sahip çıkmaktır.”

Toplu iş sözleşmesi sürecinde işçilerin yıllar içinde elde ettikleri bazı hakların geriletildiğini de savunan Göktepe, sendikanın temel görevinin kazanılmış hakları korumak ve geliştirmek olduğunu vurguladı.

“Yıllar süren mücadelelerle elde edilen kazanımların toplu iş sözleşmesi masasında korunması gerekirken bazı hakların geriye götürülmesini kabul etmiyoruz. İşçilerin haklarını geriye götüren uygulamalara karşı mücadele etmek yerine seçim hesabıyla uğraşmak sendikacılık değildir.”

“SENDİKANIN GÜCÜ İŞÇİNİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİNDEN GELİR”

Savundukları sendikacılık anlayışının yöneticilerin makamlarını korumasına değil, işçilerin söz ve karar sahibi olmasına dayandığını belirten Göktepe, sınıf sendikacılığı vurgusu yaptı.

“Bizim savunduğumuz sendikacılık, birkaç kişinin koltuğunu koruma anlayışı değildir. Biz sendikayı işçinin üzerinde bir makam olarak değil, işçinin kendi örgütü olarak görüyoruz. Bu nedenle sınıf sendikacılığı diyoruz.”

Sendikal örgütlenmenin gücünü yöneticilerden değil, üyelerin ortak mücadelesinden aldığını ifade eden Göktepe, “Sendikanın gücü yöneticilerin makamından değil, işçinin örgütlü mücadelesinden gelir. Üyenin söz ve karar sahibi olmadığı, seçimlerin şeffaf yapılmadığı, adayların kendisini anlatmasına fırsat verilmediği bir yerde güçlü bir sendikal örgütlenmeden söz edilemez” dedi.

GENEL-İŞ GENEL MERKEZİ’NE ÇAĞRI

Genel-İş Genel Merkezi’ne seslenen Göktepe, Dersim Şubesi’nde yaşandığını belirttiği sorunlara müdahale edilmesini istedi.

“Buradan Genel-İş Genel Merkezi’ne açık bir çağrıda bulunuyoruz: Burada yaşananlardan bilginiz var mı? Dersim’de seçimlerin demokratik, şeffaf ve eşit koşullarda gerçekleşmesinin önünde engel oluşturan bu tutuma karşı gerekeni yapın.”

Delege seçimlerinin bütün işyerlerinde demokratik biçimde yapılmasının sağlanmasını isteyen Göktepe, delegelerin özgür iradesine yönelik her türlü baskının önlenmesi gerektiğini söyledi.

“MÜCADELEMİZ BİR KOLTUK MÜCADELESİ DEĞİLDİR”

Dersim merkez ve bağlı ilçe belediyelerinin yanı sıra Kars, Susuz, Erzincan Mollaköy, Çağlayan ve Altınbaşak’ta çalışan işçilere de seslenen Göktepe, sendikal demokrasiyi savunmak için ortak mücadele çağrısında bulundu.

“Sendikalar birkaç kişinin makamı değildir. Sendikalar işçilerin ortak örgütüdür. İşçilerin iradesini yok sayan, adaylık sürecini kapatmaya çalışan, üye ve seçim bilgilerini gizleyen, delegeler üzerinde baskı kuran anlayışlara karşı birlikte duralım.”

Kazanılmış hakların korunması, yeni hakların elde edilmesi ve işyerlerinde güçlü bir örgütlenme oluşturulması için sınıf sendikacılığı çizgisinde birleşme çağrısı yapan Göktepe, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Sendikalarımızı yeniden işçilerin söz ve karar sahibi olduğu mücadele örgütleri haline getirelim. Bizim mücadelemiz bir koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz emeğin mücadelesidir. Asla teslim olmayacağız.”

Kaynak: PİRHA