ALEYNA PERVANE

Sosyal medyada ve televizyonlarda sıklıkla karşılaştığımız 3 günde 3 kilo verdiren, zahmetsiz kilo verme gibi diyet listeleri gün geçtikçe popülerliğini artırıyor. Peki gerçekte durum böyle mi?

Güneydoğu Ekspres olarak bu konuyu işin uzmanına, Diyetisyen Helin Ekdi’ye sorduk. Ekdi’ye yönelttiğimiz sorular ve yanıtlar şöyle:

*Sürekli bu karşılaştığımız hızlı kilo verdiren diyetler nelerdir?

Çok fazla diyet çeşidi var ancak isim olarak genel bir çatı altında toplanacak olursa şok diyetler diyebiliriz. Bu diyetlerin ortak amacı, tartıda hızlı kilo kayıplarını sağlamak ve bir an önce ideal ağırlığa ulaşmak. Bu diyetler; besin çeşitliliği yerine tek tip besinlerle beslenmeyi hedefler. Kilo kayıplarının içeriği önemsenmez ve genelde kas ve sıvı kaybının olduğu diyetlerdir.

ŞOK DİYETİN ZARARLARI

*Neden insanlar kısa yoldan kilo vermeye çalışıyor?

Kısa yıldan kilo vermek pek çok kişinin aslında hayali. Tartıda değişimi hızlı yaşamak ve istenilen görüntüye bir an önce ulaşmak için çoğu kişi şok diyetlere başvurur. Buradaki amaç bir an önce ideal ağırlığa ulaşmak. İnsanlarda bu durumu genelde tetikleyen şeyler davetler, düğünler, programlar yani aslında son dakikalarda giyilmesi gereken elbiseler… Böyle durumlarda daha çok şok diyetler kişilerin kurtarıcısı olarak görülse de ileri dönemde şok diyetlerin etkisi olumsuz olacaktır.

*Peki bu diyetler kalıcı mıdır?

Ne yazık ki hayır. Çoğu şok diyet verilen kiloların daha fazla kilo şeklinde almasıyla sonuçlanmaktadır. Sürdürülebilir, dengeli ve yeterli beslenmeyi kapsayan bir diyet ancak kalıcı olabilir. Şok diyetler, yetersiz besin çeşitliliğiyle ve sağlığı tetikleyen birçok risk faktörüyle kalıcı değişimi bizler için sağlamaz. Tansiyon düşüklüğü, saç dökülmesi, yorgunluk, kabızlık ve genel bağışıklığın düşmesi bu tarz diyetlerin en sık görülen semptomları arasında yer alır. Bu tarz diyetlerin uzun süreli uygulanması ileri dönemde sağlık problemlerini de beraberinde getirecektir.

İLK KURAL SAĞLIKLI BESLENME

*Daha sağlıklı bir vücut için nasıl bir beslenme programı uygulanmalı?

Sağlıklı yaşamın ilk kuralı sağlıklı beslenmedir. Vücudumuzun ihtiyaçları doğrultusunda hesaplanmış tamamen kişiye özel hazırlanan beslenme programı sağlığımız için en doğru olanıdır. Yani bu program kişiden kişiye değişmekte her bireye ayrı şekilde değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme yapılırken kişinin yaşına, cinsiyetine, boyuna, kişinin günlük enerji ihtiyacına, genetik yapısına, geçmiş öyküsüne ve sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Düzenli aralıklarla yenilenen, kişinin besin ihtiyaçlarını karşılayan, sonuca ulaştıran beslenme programları önceliğimiz olmalıdır.

*En çok hangi aylarda kilo artışı gözleniyor ve bunun önüne nasıl geçilebilir?

Kilo yönetimi aslında kaba haliyle bahsedecek olursak alınan kalori ve harcanan kalori arasındaki dengeden oluşmaktadır. Matematik hesabıyla bakacak olursak harcanan kalori ve alınan kalori arasındaki bu denge sağlanırsa kilo değişimi pek mümkün değildir. Ancak bazı dönemler vücudumuz değişime girer. Bunlardan biri de kış aylarında kilo almaya daha uygun hale gelmemizi sayabiliriz. Terlemenin minimuma indiği bu dönem vücudumuz koruma altına alınarak metabolizmamız yavaşlamaya, daha az çalışmaya başlar. Bağışıklık sisteminin özellikle soğuk havalarda etkilenmesiyle vücut koruma mekanizmasını yağ yakımını engelleyerek sağlamaya çalışır. Yani kışın kilo almaya daha yatkınım diyorsanız bu durum pek de tesadüf değil. Bunun önüne geçmenin en iyi yöntemlerinden biri güçlü bağışıklığı sağlamak olacaktır. Sebze ve meyvenin bol olduğu, proteinin yeterli olduğu yeme planı uygulanmalıdır. Su içmek için susamanın beklenmemesi özellikle kış aylarında azalan su tüketimi mutlaka artırılmalıdır. Soğukların artmasıyla azalan, kilo almamızın en önemli sebeplerinden biri olan fiziksel aktiviteye daha fazla önem verilmelidir.