HABER - Mehmet Rumet SOYLU
Sıfır otomobil fiyatlarının yükselmesiyle birlikte pek çok vatandaşın tercihi ikinci el araçlardan yana oluyor. Ancak yıllarca para biriktirerek otomobil sahibi olmaya çalışan vatandaşlar, zaman zaman kilometresi düşürülmüş araçlarla karşı karşıya kalıyor. Üstelik bu durum, noter satışının tamamlanmasından ve ekspertiz işlemlerinden sonra bile ortaya çıkabiliyor.
Aracının gerçek kilometresinin ilanda veya satış sırasında belirtilenden daha yüksek olduğunu öğrenen bazı alıcılar, dolandırıldıkları iddiasıyla Cumhuriyet savcılıklarına başvuruyor. Ancak bu şikâyetlerin, alıcının araç geçmişini kendisinin araştırabileceği gerekçesiyle sonuçsuz kalabildiği görülüyor.
SAVCILIĞIN KARARINA, YARGITAY’DAN İTİRAZ
Kilometresi düşürülmüş araç satışıyla ilgili bir dosyada savcılık, alıcının kilometre kayıtlarını sorgulama imkânı bulunduğunu belirterek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu karara karşı Sulh Ceza Hâkimliği'ne yapılan itiraz da reddedilince karar kesinleşti.
Dosyadaki gerekçeleri inceleyen Adalet Bakanlığı ise kararda hukuka aykırılık bulunduğu değerlendirmesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin önüne gelen dosyada, soruşturmanın yeterli araştırma yapılmadan kapatıldığı sonucuna varıldı.
Yargıtay, alıcının araç geçmişini kontrol edebilecek olmasının tek başına dolandırıcılık iddiasının araştırılmadan reddedilmesi için yeterli olmadığına dikkat çekti.
“KİLOMETRE DÜŞÜRME, BASİT KONTROLLE ANLAŞILABİLİR Mİ”?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, olayın aydınlatılması için bir dizi inceleme yapılması gerektiğini belirtti. Buna göre aracın muayene belgelerinin ilgili istasyondan alınması, satış günü incelemeyi yapan eksperin ifadesine başvurulması gerekiyor.
Bunun yanı sıra kilometre düşürme işleminin nasıl yapıldığının ve bu durumun sıradan bir kontrolle fark edilip edilemeyeceğinin teknik bilirkişi raporuyla ortaya konulması gerektiği vurgulandı.
‘AYIPLI MAL’ DENİLEREK SORUŞTURMA KAPATILAMAZ
İlk kararda olayın taraflar arasındaki ayıplı mal uyuşmazlığı kapsamında değerlendirildiği, şüpheliye atfedilen eylemin ise dolandırıcılık suçunu oluşturacak nitelikte hile sayılmadığı ifade edilmişti.
Yargıtay, gerekli araştırmalar tamamlanmadan bu sonuca varılmasını hatalı buldu. Ayrıca soruşturmanın genişletilmesini gerektiren eksiklikler bulunmasına rağmen itirazın reddedilmesinin de kanuna aykırı olduğuna hükmetti.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebini kabul eden 11. Ceza Dairesi, 7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin kararını oy birliğiyle bozdu.
KARAR, İKİNCİ EL ARAÇ ALICILARI İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Karar, kilometresi düşürülmüş her aracın satışında otomatik olarak dolandırıcılık suçu oluştuğu anlamına gelmiyor. Ancak satıcının olası hilesine ilişkin iddiaların, yalnızca alıcının araç geçmişini araştırabileceği gerekçesiyle göz ardı edilemeyeceğini ortaya koyuyor.
Bundan sonraki değerlendirmede kilometre düşürme işleminin nasıl gerçekleştirildiği, alıcının bunu fark etme imkânı, aracın gerçek piyasa değeri ve satış sürecindeki diğer deliller önem taşıyacak.
Yargıtay'ın mesajı açık: İkinci el araç alıcısının gerekli kontrolleri yapabilecek olması, kilometre düşürme iddiasının araştırılmadan kapatılması için tek başına yeterli değil.




