ÖZEL HABER/Faruk BALIKÇI
ABD-İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon altıncı gününe girerken, İran’daki Kürt hareketinin CIA tarafından eğitilerek kara harekatı başlatacağı yönünde yapılan haber ve yorumlara İran Kürdistan Demokrat Parti yöneticisi Mihemed Salih Qadiri’den cevap geldi.
“İTİBARSIZLAŞTIRMAYA YÖNELİK AÇIKLAMALARDIR”
Güneydoğu Ekspres’e açıklamalarda bulunan Qadiri, “Son zamanlarda İran Kürtlerinin CIA’nın desteği ile kara harekatına başlayacaklarına dair iddiaların aslı astarı yoktur. Hatta bu ve benzeri iddialar, İran Kürtlerinin ve Kürt özgürlük hareketini itibarsızlaştırmaya yönelik olmakla birlikte, İran’da bulunan Kürt hareketini bir yerlerin gölgesine koyma girişimidir. Bu, esasında bir ‘Kürt Fobik’ siyasetinin de varlığının teyididir. Bu da Türkiye’deki ‘Derin devletin’ bir bakış açısıdır. Bu çok yanlış ve düşmanlığı besleyen bir siyaset anlayışıdır” dedi.

“KÜRT SORUNU ADALET VE TANINMA SORUNUDUR”
İran Kürt Bölgesinin Türkiye ile 530 km’lik bir sınırdaşlığı olduğunu ifade eden Salih Qadiri, “Bu durum, Türkiye ile İran Kürtleri arasında jeopolitik bir ortaklığın da ortaya çıkmasına olanak sağlayabilir esasında. Türkiye devletinin var olan Kürt Fobisinin kimseye faydası yoktur. Türkiye dışında yaşayan Kürt Nüfusunun Türkiye ile olan sınırdaşlığının toplamı bin 750 km’dir. Bu anlamda herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekiyor ki Kürt sorunu, bir Adalet ve tanınma sorunudur. Türkiye’nin bunu bilmesi gerekiyor ki Kürtler hiçbir zaman bir tehdit ve korku yaratan bir taraf olmaz kimse için. Hele komşuluk ilişkinde olacağımız ülkelere Dostluk politikası dışında uygulayacağımız bir şey yoktur” diye ifade etti.

“REJİME KARŞI KİM OLURSA DESTEKLERİZ”
İran’ın siyaseti tamamen bir ‘Düşmanca davranış ve savaş ihracı’ üzerine, komşularına, uluslar arası camiaya ve kendi içine ve vatandaşlarına bunu uyguladığını belirten Qadiri, “İranın bu tavırlarının yanında, Amerika ve İsrail’in buraya yönelmesini gerektirdi. İran’da da Farslar, Azeriler, Kürtler, Beluciler, Türkmenler ve Araplar da bu durumu bu rejimin çökertilmesi için önemli bir imkan olarak görüyor ve bu durumu o destekle karşılıyor. 2 ay önce bu rejim 30 bine yakın, çoluk çocuk sivil kendi vatandaşını öldürdü. Bu anlamda bu rejimin ortadan kaldırılması için çabalayan her kim ve olursa olsun biz de destekliyor ve ona göre karşılıyoruz. Bizim parti olarak tüm çalışmalarımız, İran-Irak savaşından ABD’nin müdahalesinden çok, çok öncesine dayanıyor. Gelinen süreçte bizlerin de hazır halde olmamız gerekiyor. Demokratik ve federal bir sistem oluşturmak ve herkesin adalet içinde yaşamasının sağlandığı bir sistem için çabalıyoruz.
“KÜRTLER KOMŞULARI İÇİN TEHDİT DEĞİLDİR”
İKDP Yöneticisi Mihemmed Salih Qadiri, içinde bulundukları sürecin Kürtler için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Aynı zamanda jeopolitiktir. Kürtlerin, Son DAİŞ ile mücadelesinde gösterdiği performans Kürtlerin ne kadar barışsever olduklarını gözler önüne serdi. Ve Kürtler hiçbir zaman insanlık ve komşuları için bir tehdit değildir. Kürtler, adalet, demokrasi ve eşitlikten başka bir şey talep etmiyor. Kürtler, bölgede, istikrar ve güvenliğin de adresidirler” diye konuştu.




