“Salı Günü İdamlara Hayır” Kampanya Grubu, İran’ın 56 cezaevinde devam eden eylemlerin 121'inci haftasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “İki aydan fazla bir süredir İran'ın otokratik yöneticileri, asgari düzeydeki ajanları ve ortaklarıyla şehirlerin sokaklarını işgal ederek, onlara halka açık yerlerde silah kullanmayı öğretiyor ve bu çevrelerde çocukları bir araç olarak kullanarak, vatandaşlara ve protestoculara karşı şiddeti ve baskıyı kurumsallaştırmayı amaçlıyorlar” diye belirtti.
İnfazlara da değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İktidardaki diktatörlük, devrilme korkusuyla, acımasız ölüm cezaları vererek ve infaz ederek toplumda korku ve terör yaratmaktan başka bir amaç gütmüyor; siyasi mahkumların yanı sıra her gün siyasi olmayan suçlamalarla gençlerin infazına da şahit oluyoruz. Defalarca söyledik ki, suçun türü ne olursa olsun infaz sadece bir kişinin yaşam hakkından mahrum bırakılmasına yol açan adaletsiz bir yargı kararının infazı değil, aynı zamanda Velayet-i Fakih yönetiminde derin siyasi, sınıf ve ideolojik kökleri olan bir hükümetin en önemli baskı ve cinayet aracıdır. Bu araç, ezilenleri teslim olmaya zorlamak, halk arasında terör yaratmak amacıyla kullanılıyor ama ne büyük bir hayal.
‘İDAMLARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
Bugün hükümet gençleri birbiri ardına asıyorsa, bu gençlerin tüm varlıklarıyla sınıf ayrımcılığını yaşadıklarını ve hükümetin yolsuzluğunu ve sistematik yağmalamasını çok iyi biliyor demektir. Onları korkutmak için idam ediyorlar ancak bu şiddetin sadece susturmakla kalmayıp, aynı zamanda kalplerde farkındalık, direniş ve ayaklanma tohumları ektiğinin farkında değiller. Bu idamlar karşısında boyun eğmememiz gerektiğine inanıyoruz. İdamlara Hayır Kampanyası, yarının İran'ında adalet ve özgürlüğe ve tüm ayrımcılık ve baskının ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli bir adımdır. İdamlara açık ve pratik bir şekilde karşı çıkmak, çok önemli ve belirleyici bir önlem ve bugünkü savaşçılar için gerçek bir mihenk taşıdır. ‘İdamlara Hayır Salıları’ kampanyasında, İdamlara Hayır hareketinin bir parçası olarak, tüm siyasi, insan hakları, sendika ve sivil aktivistleri idamları durdurmak için her zamankinden daha fazla birleşmeye çağırıyoruz ve bugüne kadar mahallelerinde ve gecekondu bölgelerinde seslerini duyuran işçilerden, öğretmenlerden, öğrencilerden ve emeklilerden, uyanmış vicdanlara sesimizi duyurmalarını istiyoruz.”
Açlık grevindeki cezaevleri şu şekilde: "Evin Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Ghezel Hesar Cezaevi (2, 3 ve 4 numaralı birimler), Karaj Merkez Cezaevi, Karaj Fardis Cezaevi, Büyük Tahran Cezaevi, Qarchak Cezaevi, Khorin Varamin Cezaevi, Choubindar Qazvin Cezaevi, Ahar Cezaevi, Arak Cezaevi, Langroud Qom Cezaevi, Khorramabad Cezaevi, Borujerd Cezaevi, Yasuj Cezaevi, Asadabad Isfahan Cezaevi, Dastgerd Isfahan Cezaevi, Sheiban Ahvaz Cezaevi, Sepidar Ahvaz Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Nezam Shiraz Cezaevi, Adelabad Shiraz Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Firouzabad Fars Cezaevi, Dehdasht Cezaevi, Zahedan Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Borazjan Cezaevi, Ramhormoz Cezaevi, Behbahan Cezaevi, Bam Cezaevi, Yazd Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Kahnuj Cezaevi, Tabas Cezaevi, Birjand Merkez Cezaevi, Mashhad Cezaevi, Gorgan Cezaevi, Sabzevar Cezaevi, Gonbad-e Kavus Cezaevi, Ghaemshahr Cezaevi, Rasht Cezaevi (kadın ve erkek koğuşları), Rudsar Cezaevi, Hovigh Talesh Cezaevi, Azbaram Lahijan Cezaevi, Dizelabad Kermanshah Cezaevi, Ardabil Cezaevi, Tebriz Cezaevi, Urmiye Cezaevi, Salmas Cezaevi, Khoy Cezaevi, Naqadeh Cezaevi, Miandoab Cezaevi, Mahabad Cezaevi, Bukan Cezaevi, Saqqez Cezaevi, Baneh Cezaevi, Marivan Cezaevi, Sanandaj Cezaevi, Kamyaran Cezaevi ve Ilam Cezaevi."