ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK
Avşar, Kibutz ve Moşav modellerinin yalnızca tarımsal üretim biçimleri olmadığını, aynı zamanda ekonomik dayanışma, ortak üretim ve sosyal refahı bir araya getiren örgütlenme modelleri olduğunu belirtti.
Avşar, İsrail’in kuruluş döneminde tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmediğine dikkat çekerek, yeni yerleşimlerin kurulması, toprağın işlenmesi, gıda üretiminin artırılması ve kırsal ekonomik hayatın oluşturulmasının temel hedefler arasında yer aldığını ifade etti.
KÜÇÜK ÜRETİCİYİ GÜÇLENDİREN MODEL
Kooperatiflerin bu süreçte önemli bir araç haline geldiğini belirten Avşar, küçük üreticilerin tek başına gerçekleştirmekte zorlanacağı satın alma, pazarlama, sulama, depolama ve finansman gibi faaliyetlerin ortaklaştırılmasıyla üretim kapasitesinin artırıldığını söyledi.
Avşar, İsrail kooperatifçiliğinin özellikle tarımla güçlü biçimde bütünleştiğini belirterek, Kibutz ve Moşavların yalnızca “köy” olarak değerlendirilmesinin eksik olacağını vurguladı.

KİBUTZ SADECE BİR KÖY DEĞİL
Kibutzların ekonomik örgütlenme modelleri olarak ortaya çıktığını ifade eden Avşar, bu yapıların üretim ile dayanışmayı bir araya getirdiğini belirtti. Avşar’a göre ortak satın alma ve pazarlama mekanizmaları küçük üreticilerin pazardaki gücünü artırırken, eğitim, sağlık, sosyal yardım ve yerel hizmetlerin gelişmesine de katkı sundu.
KİBUTZLAR ZAMANLA DEĞİŞTİ
Kibutz sisteminin zaman içerisinde önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Avşar, İsrail ekonomisinin gelişmesi ve piyasa ekonomisinin güçlenmesiyle birlikte başlangıçtaki tamamen kolektif ekonomi anlayışının değiştiğini söyledi.

Birçok Kibutzun “yenilenen Kibutz” modeline geçtiğini belirten Avşar, üyelerin gelirlerinin farklılaşması, özel mülkiyet haklarının genişlemesi ve işletmelerin profesyonel biçimde yönetilmesinin bu dönüşümün parçaları olduğunu kaydetti.
Avşar, bu dönüşümün “özel mülkiyete geçildiğinde her şey daha verimli oldu” şeklinde basit bir sonuçla açıklanamayacağını da vurguladı.
ÖZELLEŞTİRME HER ZAMAN VERİMLİLİK GETİRMEDİ
Kibutz sanayi işletmelerindeki dönüşümlere de dikkat çeken Avşar, birleşme ve satın alma yoluyla özelleştirilen bazı işletmelerin, kolektif mülkiyette kalan işletmelere kıyasla beklenen verimlilik ve kârlılık artışını sağlamadığını belirtti.
Bu durumun, kooperatif yapılar ile özel mülkiyet arasındaki ilişkinin tek boyutlu değerlendirilmemesi gerektiğini gösterdiğini ifade eden Avşar, ekonomik modellerin sonuçlarının kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

MOŞAVLARDA DA DÖNÜŞÜM YAŞANDI
Moşavların da ekonomik ve toplumsal değişimlerden etkilendiğini belirten Avşar, tarımın ekonomideki ağırlığının azalması, işletmelerin büyümesi ve ailelerin tarım dışı gelir kaynaklarına yönelmesinin kooperatif yapıyı değiştirdiğini ifade etti.
1980’lerde yaşanan ağır mali krizin de Moşavların geleneksel ekonomik modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi sorunlar ortaya çıkardığını belirten Avşar, bu deneyimin kooperatifçiliğin durağan değil, değişen şartlara göre kendisini yenileyen bir yapı olduğunu gösterdiğini söyledi.
“KOOPERATİFÇİLİK DEĞİŞMEZ BİR KALIP DEĞİL”
Avşar, İsrail deneyiminden çıkarılabilecek en önemli derslerden birinin kooperatifçiliğin değişmez bir ekonomik kalıp olmadığı olduğunu belirterek, “Toplumun, ekonominin ve teknolojinin değişmesiyle kooperatif modelleri de kendisini yeniden düzenleyebilir” yaklaşımını savundu.
REFAH SADECE GELİRDEN İBARET DEĞİL
Kibutz deneyiminin sosyal refah açısından da önemli olduğunu ifade eden Avşar, geleneksel sistemde eğitim, sağlık, çocukların bakımı, yaşlıların desteklenmesi ve ortak hizmetlerin yalnızca bireyin ekonomik gücüne bırakılmadığını belirtti.
Avşar, insanların refahının yalnızca kişi başına düşen gelir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, eğitime, sağlığa, barınmaya, üretime, sosyal güvenliğe ve karar alma mekanizmalarına erişimin de refahın önemli unsurları olduğunu söyledi.
“KİBUTZ MODELİNİ OLDUĞU GİBİ TAŞIMAK DOĞRU DEĞİL”
Kibutz ve Moşav modellerinin Ortadoğu açısından tartışılabileceğini belirten Avşar, ancak İsrail’in tarihsel, siyasal, hukuki ve ekonomik koşullarının kendine özgü olması nedeniyle modelin başka ülkelere olduğu gibi aktarılmasının doğru olmayacağını ifade etti.
Buna karşılık Avşar, kooperatif üretim, ortak pazarlama, küçük üreticinin güçlendirilmesi, yerel ekonomik örgütlenme, kadınların ekonomik yaşama katılımı, toprağın verimli kullanılması, ortak altyapı, demokratik yerel yönetim ve üretimle sosyal refahın birlikte düşünülmesi gibi ilkelerin Ortadoğu toplumları açısından tartışılabileceğini söyledi.
ORTADOĞU İÇİN YENİ BİR KALKINMA PERSPEKTİFİ
Savaşlar, yoksulluk, işsizlik ve ekonomik eşitsizliklerle karşı karşıya kalan Ortadoğu toplumlarında kooperatifçiliğin önemli bir ekonomik örgütlenme aracı olabileceğini belirten Avşar, insanların yalnızca devletten veya büyük sermayeden gelecek desteği bekleyen pasif aktörler olmaktan çıkarak kendi ekonomik güçlerini ortaklaşa oluşturabileceklerini ifade etti.
Avşar, bunun gerçekleşebilmesi için kooperatiflerin siyasi veya kişisel çıkar gruplarının kontrolüne girmemesi; şeffaf, demokratik ve hesap verebilir bir yapıya sahip olması gerektiğinin altını çizdi.
“ASLINDA SORU KOMÜNİZM Mİ, KAPİTALİZM Mİ DEĞİL”
Kibutz ve Moşav deneyiminin daha geniş bir ekonomik soruya işaret ettiğini belirten Avşar, tartışmanın yalnızca “komünizm mi, kapitalizm mi?” ekseninde yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
Avşar, asıl sorunun insanların mülkiyet hakkını korurken nasıl ortak ekonomik güç oluşturabileceği olduğunu belirterek, Kibutzun uzun yıllar kolektif mülkiyet ve ortak yaşam üzerinden, Moşavın ise bireysel aile işletmesini kooperatif dayanışmasıyla birleştirerek bu soruya farklı cevaplar verdiğini ifade etti.
“KALKINMA SADECE NE KADAR ÜRETTİĞİNİZLE ÖLÇÜLMEZ”
Kürt siyasetçi ve yazar Yüksel Avşar, İsrail kooperatifçiliğinin öneminin dünyaya tek bir ekonomik model dayatmasında değil, kolektif dayanışma ile bireysel ekonomik özgürlüğün farklı oranlarda bir araya getirilebileceğini göstermesinde yattığını söyledi.
Avşar, Ortadoğu'da köylerden başlayarak üretici kooperatifleri, kadın kooperatifleri, tarım birlikleri, ortak pazarlama kuruluşları ve yerel ekonomik örgütlenmeler oluşturulabileceğini belirterek, toprağın, emeğin ve üretimin yerel halkın refahıyla buluşturulmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Avşar, “Bir toplumun kalkınması yalnızca ne kadar ürettiğiyle değil, ürettiği değeri nasıl örgütlediği ve bu değerden toplumun ne ölçüde yararlandığıyla da ilgilidir” değerlendirmesinde bulundu.
DİYARBAKIR KİTAP FUARI’NDA OKURLA BULUŞUYOR
Yüksel Avşar’ın Kibutz ve Moşav modellerinin tarihsel dönüşümünü, yapısal dinamiklerini ve Ortadoğu açısından sunduğu kalkınma perspektiflerini ele aldığı “İsrail Kooperatifçiliği: Kibutz ve Moşav Kooperatif Modelleri” adlı kitabı, DOZ Yayınları etiketiyle okurla buluştu.
Avşar, kitabını ve kooperatifçilik deneyimlerini Diyarbakır Kitap Fuarı’nda okuyucularla buluşturacak. Yüksel Avşar, fuar süresince DOZ Yayınları’nın 230B numaralı standında okurları ve araştırmacıları ağırlayacak.





