Halep’te siviller tahliye ediliyor
Halep’te siviller tahliye ediliyor
İçeriği Görüntüle


İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin, “örgüt propagandası yapmak" ve “yanıltıcı bilgi yayma” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi 26'ncı Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde kurulan duruşma salonunda görüldü. Duruşmayada İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile baro yöneticileri hazır bulundu. Ayrıca duruşmayı ulusal ve uluslararası çok sayıda hukukçu izledi.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, davanın Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, bu konuda beyanda bulunacağını ifade etti. Kaboğlu, iki ayrı itirazından ilkinde, kendilerine yöneltilen suçlamalardan biri olan Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin kamuoyunda “sansür yasası” olarak bilinen Dezenformasyonla Mücadele Düzenlemesinin Anayasa’nın 2'nci (hukuk devleti), 25'inci (düşünce ve kanaat özgürlüğü), 26'ncı (ifade özgürlüğü) ve 90'ıncı (uluslararası sözleşmelerin üstünlüğü) maddelerine aykırı olduğunu belirterek, iptal edilmesi gerektiğini vurguladı. Kaboğlu, “Anayasa’ya göre, bir bilginin gerçeğe aykırı olması tek başına suç sayılmaz; bunun suç kapsamında değerlendirilebilmesi için kamu barışını bozması gerekir. Bu ise toplumu oluşturan farklılıklar arasındaki ahengin bozulması anlamına gelir” dedi.

Kaboğlu, ayrıca maddeyi iptal talebiyle inceleyen dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın karşı oy gerekçesini duruşmada okudu. Kaboğlu, “Somut suç”, “somut tehlike” ve “yakın tehlike” koşullarının oluşmadığını belirtti.

Kaboğlu, şöyle devam etti: “Düşünce ve ifade özgürlüğü açısından çok önemli bir ayrım var. Sayın heyetin, benim ve yönetim kurulumun niyetini nasıl okuduğunu bilmiyorum. Niyet okumak benim uzmanlık alanım değil. Ama heyetin Anayasa’nın 25. maddesini okumasını öneriyorum. Bu maddeye göre herkes, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir; kimse düşüncelerini açıklamaya zorlanamaz, düşüncelerinden dolayı kınanamaz veya suçlanamaz. Savaş halinde bile bu hak geçerlidir. Anayasa’nın bu açık güvencesine rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bizim niyetimizi okuyarak nasıl dava açabiliyor? Bu temel Anayasa ihlaline dikkat çekmek istiyorum. Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi açıkça Anayasa’ya aykırıdır ve bu nedenle yürürlükten kaldırılmalıdır.”

CEZA TALEBİ

Ardından İstanbul Barosu davasında savcılığın sunduğu esas hakkındaki mütalaasında, baro yönetiminin “Uluslararası İnsancıl Hukuk Uygulansın” başlıklı X açıklaması suçlama konusu yapıldı. Savcı, açıklamada adı geçen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in “örgüt üyesi” olduğunu ileri sürerek, İstanbul Barosu’nun paylaşımının "örgüt propagandası" içerdiğini iddia etti. Bu nedenle baro yöneticilerinin, "basın ve yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaaya karşı savunma yapan avukatlar da davanın Anayasa'ya aykırı olduğunu vurguladı.

Mahkeme heyeti, duruşmanın yarın devam etmesine karar verdi.

Kaynak: MA