Hakkındaki davlar nedeniyle Diyarbakır’dan İsviçre’ye giderek iltica başvurusunda bulunan, 29 Mayıs’ta göçmen kimliğinin süresini uzatmak amacıyla İsviçre’nin Frauenfeld kentindeki göçmenlik ofisine giden ve burada gözaltına alınan Ahmet Tabu’dan, ailesi 4 gün sonra haber alabildi. Ailesine ulaşan Tabu, İsviçre’de sınır dışı edilmek üzere Zürih Havalimanı Cezaevi’nde Mehmet Agid Bağdu ile birlikte tutulduğunu belirterek, maruz kaldıklarını belirttikleri uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıklarını duyurdu. Bağdu ve Tabu, iltica süreçleri devam ederken gözaltına alındıklarını ve Türkiye’ye gönderilmeleri halinde ciddi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalacaklarını belirtti.
Tabu, cezaevinden ulaştırdığı açıklamada Frauenfeld Göçmenlik Dairesi’ne kimlik değişikliği işlemleri gerekçesiyle çağrıldığını, ancak burada dosyasının düşürüldüğü gerekçesiyle gözaltına alındığını söyledi. Dosyasının düşürüldüğüne ilişkin kendisine herhangi bir resmi karar tebliğ edilmediğini belirten Tabu, buna rağmen sınır dışı edilmek üzere ters kelepçeyle cezaevine götürüldüğünü ifade etti.
AÇLIK GREVİNE BAŞLADILAR
Cezaevine girişte çıplak aramaya maruz bırakıldığını aktaran Tabu, mahkeme sürecinde de hakimin sert tutumuyla karşılaştığını söyledi. Yaşadığı uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladığını dile getiren Tabu, durumunun kamuoyu tarafından bilinmesini istedi. Ahmet Tabu ile birlikte tutulan Mehmet Agid Bağdu da yaklaşık üç yıldır İsviçre’de bulunduğunu ve bu süre içerisinde iltica başvurusuna ilişkin iki ret kararı aldığını belirtti. Kararlara itiraz ettiğini söyleyen Bağdu, itiraz sürecine ilişkin henüz bir sonuç bildirilmeden dosyasının düşürüldüğü gerekçesiyle kampta gözaltına alındığını aktardı. Sonra sınır dışı edilmek üzere Zürih Havalimanı Cezaevi’ne getirildiğini ve yaklaşık iki haftadır burada tutulduğunu söyleyen Bağdu, Türkiye’ye gönderilmesi halinde yaklaşık yedi yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağına dikkat çekerek, yaşadıklarının hukuksuzluk olduğunu kaydetti.
Bağdu, maruz kaldığını belirttiği uygulamaları protesto etmek amacıyla 2 Haziran 2026’da cezaevi yönetimine dilekçe verdiğini ve açlık grevine başladığını duyurdu.




