HPG Merkez Komite Üyesi Murat Karayılan, Kürt şehirlerinde gerçekleştirilen kitlesen anma ve taziyleri, açıklamaların neden geciktiğini, cenazelerin durumunu ve değer ailelerle dayanışmanın bütün detaylarını açıkladı.
Diyarbakır, İstanbul, Hakkari, Botan ve Nusaybin’de 230 kayıp için gerçekleştirilen anmalara dikkat çeken Karayılan, ortaya çıkan kitlesel katılımın Kürt toplumunun kendi evlatlarına ve değerlerine bağlılığını gösterdiğini belirtti.
Son yıllarda yürütülen yoğun savaş koşulları ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle bazı ölüm bilgilerinin karargaha geç ulaştığını aktaran Karayılan, kamuoyuna açıklanmamış isimlerin de bulunduğunu anlattı. Türkiye’de açıklanmayı bekleyen 520 şehit bulunduğu bilgisine de yer veren Karayılan, Rojava, Rojhilat ve Irak Kürdistan’ında da daha az sayıda açıklanmamış kayıp olduğunu ve önümüzdeki hafta ve aylarda bunların tamamını kamuoyuyla paylaşmayı hedeflediklerini ifade etti.

50 YILDA, 25 BİN 922 KAYIP
Karayılan ayrıca ilk kez hayatını kaybedenlerin sayılarına ilişkin kapsamlı veriler paylaşarak, 1976’dan 2026’ya kadar 25 bin 922 kaybın kayıt altına alındığını, kayıtlara geçmeyenlerle birlikte kayıp sayısının yaklaşık 27 bine ulaştığını anlattı.
YENİ DÖNEM VE TOPLUMSAL ÖRGÜTLENME MESAJI
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde izlenecek yeni mücadele yöntemini de değerlendiren Karayılan, “Silahlı savaş aşamasından siyasi ve toplumsal mücadele aşamasına geçiyoruz. Silahlı savaş stratejisini bıraktık, fakat mücadeleyi bırakmadık. Yeni dönemde demokratik siyaset ve toplumsal örgütlenmenin büyütüleceği bir dönem olacak” dedi.

Abdullah Öcalan ve PKK’nin kurulduğu 1970’li yıllardan itibaren yaşanan mücadeleyi detaylarıyla anlatan Karayılan, Kürt siyasi hareketi için mücadele ederken Avrupa’ya gidenlere de tepki gösterdi.
1990’lı yıllarda Kürt hareketinin alanlara açıldığına dikkat çeken Karayılan, mücadele sürecinde hayatını kaybedenlerin bu sürece en büyük katkıyı sunduğunu belirtti.
50 yıllık bir süreçte, Kürt hareketindeki kayıpları hakkında bilgi veren Karayılan, “Gerçekten de geçen 50 yıl, halkımızın tarihinde bir destan olarak yaşandı. Bu destan, kuşkusuz kahraman şehitlerin direnişi ve kanıyla yaratıldı. Çok sayıda değerli şehit verdik. Apocu hareket olarak, yönetimdekilerin geride kalıp savaşçıların önde gittiği bir hareket değiliz. Biz böyle değiliz. Savaşçılar ve komutanlar hep birlikte hareket ederiz. Bu halkın özgürlük davası için kendimizi feda ettik. Biz fedai bir hareketiz. Apocu fedaileriz. Kuşkusuz örgütün çıkarları, ulusun çıkarları açısından, komutanların ve öncülerin korunması gerekir. Fakat bu da bir aşamaya kadardır. O aşamadan sonra herkes bir neferdir ve herkes bir fedaidir. Birçok alanda böyle olmuştur. Bu nedenle mücadelemizde böyle eşsiz bir öncülük yürütülmüştür. Birçok saha komutanımız bizzat saldırılara katılmış ve böylece şehadete ulaşmıştır. Hiç kimse bir adım geri atmamıştır. Son nefesine kadar direnmiştir. Biz böyle bir hareketiz. Bu konuda halkımıza bir rapor da sunacağım. Şimdiye kadar verdiğimiz şehitlerin çoğu kadro ve öncüdür.
99’U PKK MERKEZ KOMİTE ÜYESİ
Bu arkadaşlardan 99’u PKK Merkez Komite üyesidir. Bazıları Yürütme Komitesi’nde yer alıyordu, diğerleri ise partimizin Merkez Komite üyeleriydi. Aynı zamanda saha ve eyalet komutanlarıydılar. Öncü şehitlerimizin başında heval Haki Karer geliyor. Önder Apo, Haki Karer yoldaş için, “O benim gizli ruhumdu” der. Önder Apo’nun yardımcısıydı. Öncü şehitlerimizden biri olan heval Fuat yani Ali Haydar Kaytan, Önder Apo’nun ilk yoldaşıydı. Önder Apo’nun aklı, düşüncesi ve fikriydi. Yani biz sadece elimiz taşın altına koymadık her şeyimizi koyduk. Hareketimiz bu mücadelede böyle hareket etti. Şimdi bu iki büyük şehidimizin arasında çok sayıda değerli arkadaşımız var. İşte Rıza Altun ve Sakine Cansız yoldaşlar, bu partinin kurucularıydı. Yine partinin kurucuları arasında başta Kemal Pir, Hayri Durmuş, Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay vardı. Hem kuruculardan hem de genel komutanlardan Egîd heval (Mahsum Korkmaz), Nurettin Sofi, Delal Amed gibi arkadaşlarımız vardı. Bunlar merkezi komutanlık görevini üstlendiler. Yani biz böyle bir hareketiz.
1983’E KADAR 173 KAYIP VAR
Şehitlerimizi belki de ilk kez toplu olarak açıklıyoruz. İlk şehitlerimiz 1976 yılında verildi. 1976’dan 1983’e kadar 173 şehidimiz var. 1984’ten 2000 yılına kadar 13.778 şehidimiz var. 2001’den 2026’ya kadar 7.949 şehidimiz var. 2015’ten 2026’ya kadar YPS örgütünün 760 şehidi var. Bunların tamamı Kuzey Kürdistan’da verilen şehitlerdir. Yine bilindiği gibi DAİŞ’e karşı müdahalemiz gerçekleşti. Başta Şengal ve Kobanê olmak üzere Rojava’da. Bilindiği gibi Kerkük ve Maxmur’da da bu tür müdahaleler gerçekleşti. Fakat bu şehitleri Kuzey’den saydık. Ancak DAİŞ’e karşı savaşta, Kobanê’de, Rojava’da ve Şengal’de 3.262 şehidimiz var. 50 yıllık, yani 1976’dan 2026’ya kadar toplam 25.922 şehidimiz bulunmaktadır.
TOPLAM KAYIP 27 BİN
Kayıt altına alınmamış bazı şehitlerimiz de var. Özellikle 1984 ile 2000 yılları arasında kayda geçmemiş bazı arkadaşlarımız bulunuyor. Yaklaşık bin arkadaşımız olduğuna inanıyoruz. Belki binden fazla da olabilir. Onları da hesaba kattığımızda toplam şehitlerimizin sayısı yaklaşık 27 bindir. Kuşkusuz sivil şehitlerimiz de var. Ne yazık ki sivil şehitlerimizin tam sayısını henüz netleştiremedik. Fakat sayı 5 bin ile 10 bin arasındadır. Önümüzdeki süreçte kurumların yardımıyla Kuzey Kürdistan’daki sivil şehitlerin sayısını da netleştirebiliriz. Genel olarak şehitler konusunda vereceğim bilgi budur.


