En düşük emekli aylığı kanun teklifi TBMM'ye sunulacak
En düşük emekli aylığı kanun teklifi TBMM'ye sunulacak
İçeriği Görüntüle

Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Perperok Çocuk Kreşi, açıldığı günden bu yana kayyım yönetimleri döneminde üç kez isim değişikliğine uğramasına yönelik KURDİGEH Van’da bulunan Sanat Sokağında basın açıklaması gerçekleştirildi.
“Zımanê Kurdî xeta me ya sor e” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya, Barış Anneleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yönetimleri, Van ve Diyarbakır milletvekilleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) il ve ilçe yönetimleri, DEM Parti Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Açıklama metnini KURDİGEH Yöneticisi Ali Ataman okudu. Kürtçenin anlam ve önemine değinen Ataman, Kürtçenin ortadan kaldırılması varlığın ortadan kaldırılması olduğuna dikkat çekti.
Ataman, “Kürtçeye yönelik yapılan bütün inkâr ve zorluklar insanlık suçudur. Yüz yıllardır iktidar tarafından bir insanlık suçu işleniyor. Amaçları Kürtçeyi ortadan kaldırmaktır. Her alanda Kürtçeye yönelik baskı ve inkârlar ayrı ayrı önümüze çıkıyor. Van Büyükşehir Belediyesinin kayyım tarafından gasp edilmesinden sonra Kürtçeye yönelik birçok inkâr adımları atıldı. DEM Parti belediyesi tarafından isimlendirilen Perperok tabelası Kayyım tarafından 3’üncü kez ismi değiştirildi. Devletin yaptıkları aslında Kürt çocuklarını Türkleştirmektir” dedi.

‘ÖCALAN ANADİLİ SUDAN DAHA ÖNEMLİ GÖRÜR’

Kayyımın bir kez daha Kürt ve Kürtçe karşıtı olduğunu beli etiğini vurgulayan Ataman, Kürtçeye yönelik yapılan bütün adımların Kürtlere ve insanlığa karşı yapıldığını söyledi. Ataman, “Barış ve Demokratik Toplum Sürecin de Kürtçeye yönelik yapılan bu politikalar kabul edilemez. Sayın Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde Barış ve Demokratik Toplum sürecine yönelik bir çaba başlatılmış ve hâlen devam etmektedir. Sayın Öcalan ana dili ekmek ve sudan daha önemli görür, gerçek bir barış, özgürlük ve tüm dillerin, halkların, toplumsal ve tarihsel değerlerin eşitliğini savunur” diye konuştu.

‘KÜRTÇE KÜRTLER İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR’

Kürtçenin Kürtler için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Ataman, Kürt dilinin önemine vurgu yaptı. Ataman, “Diğer dillerin hakları neyse Kürt dilinin hakları da aynıdır. Bir kez daha vurguluyoruz ki, Kürtçe hukuki ve siyasi statüye kavuşmadıkça, eğitim dili olmadıkça, Kürtçenin önündeki tüm yasal ve fiili engeller kaldırılmadıkça, Kürtçe olan yer adları yeniden Kürtçeye çevrilmedikçe gerçek bir barış ve demokratik bir toplum mümkün değildir” dedi.

KÜRTÇEYİ SAHİPLENME ÇAĞRISI

Mücadelenin daha fazla yükseltilmesi gerektiğini ve bütün kurumların da mücadeleye omuz vermesi gerektiğine dikkat çeken Ataman, “Kürt halkına ve insan haklarına duyarlı çevrelere çağrımızdır, Kürt dilinin korunması ve geliştirilmesi için her alanda mücadeleyi ve çalışmaları artırın, her yeri Kürtçe ev, atölye, okul ve üniversitelere dönüştürün. Kürtçenin yaşam alanlarını büyütün” diye konuştu.

'MÜCADELEDEN GERİ DURMAYACAĞIZ’

Ardından konuşan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal ise “Dil insanların onurudur. Bütün insanların en temel hakkı anadilde eğitimdir. Perperok da anadilde eğitim talebi ile hizmete açılmıştı. 15 Şubatta belediyenin kayyım tarafından gasp edilmesinden hemen sonra Kürtçe eğitim veren eğitmenler sürgün edildi. Kendi anadillerinde eğitim almak isteyen öğrenciler ise uzaklaştırıldı. Bizler hiçbir zaman Kürtçe için verdiğimiz mücadeleden geri durmayacağız. Şuan çok tarihi bir süreçten geçiyoruz. Sayın Öcalan’ın 5’inci perspektifinde Kürt diline yönelik geniş açıklamalarda bulunmuş. Eğer bir ulus öne çıkmak isterse öncelikle anadilinde öne çıkmalıdır. Dil gelişirse yaşamda gelişir” diye konuştu.

Kaynak: MA