Arakçi, ortak basın toplantısında, "İran'ın zayıfladığını düşünüyor ve askeri bir saldırıyla birkaç gün içerisinde İran'ı teslim olmaya zorlayabileceklerini sanıyorlardı. Ancak şimdi dokuz aydır bu savaşın bataklığına saplanmış durumdalar ve buradan çıkış yolu bulamıyorlar" dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, resmi ziyaret kapsamında İran'a geldi. Lavrov, başkent Tahran'da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü. İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan Arakçi, İran ile Rusya arasındaki ilişkilerin stratejik nitelikte olduğunu belirterek, "Bugün son derece önemli, yoğun ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki ülke arasında imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle ilişkilerimiz yeni bir aşamaya girdi. Ekonomik, ticari, siyasi ve kültürel ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik somut adımları ele aldık. Ekonomik iş birliğimiz oldukça olumlu bir seyir izliyor ve bu iş birliğinin geliştirilmesinin önünde ciddi bir engel bulunmuyor" ifadelerini kullandı.
"BÖLGESEL SORUNLARIN ASKERİ ÇÖZÜMÜ YOK"
Rus mevkidaşı Lavrov ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Arakçi, "Bugün Basra Körfezi, Orta Doğu, Kafkasya ve Avrupa'daki gelişmeleri, İran ile ABD arasındaki müzakereleri ve Ukrayna'daki son durumu görüştük. İran, Rusya ve diğer birçok ülkenin ortak görüşü, bölgesel sorunların askeri çözümünün olmadığı ve bu sorunların diplomasi ve siyasi yollarla çözülmesi gerektiği yönündedir" dedi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ GÜVENSİZLİĞİN NEDENİ ABD VE İSRAİL'İN SALDIRILARI"
Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ndeki gelişmelere de değinen Arakçi, "Filistin, Lübnan ve Yemen'deki gelişmeleri ele aldık. Filistinlilere yönelik soykırım ve İsrail'in bölgedeki tehlikeli yayılmacılığı durdurulmalıdır. Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizliğin nedeni de ABD ve İsrail'in saldırılarıdır. Bu güvensizlik, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı ve halen farklı şekillerde sürdürdüğü askeri saldırıların doğrudan sonucudur. ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş ile ekonomik abluka, bölgemizdeki güvensizliğin başlıca nedenleridir" ifadelerini kullandı.
"HAZAR DENİZİ'NDEKİ SALDIRILAR BÖLGESEL GÜVENLİĞİ TEHDİT EDİYOR"
Rus mevkidaşıyla Hazar Denizi'nde yaşanan güvenlik sorunlarını da görüştüklerini belirten Arakçi, "Hazar Denizi'nde son dönemde yaşanan güvenlik olaylarını, İran ve Rusya'ya ait ticari gemilere düzenlenen saldırıları ve liman altyapılarına yönelik saldırıları ayrıntılı şekilde ele aldık. Bu tür eylemlerin bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurduğuna ve Hazar Denizi'nin hassas ekosistemine telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğine inanıyoruz" dedi.
ABD'nin tek taraflı politikalarına karşı ortak tutum sergilediklerini belirten Arakçi, "ABD'nin saldırgan tek taraflı politikalarına karşı çıkma konusunda hemfikiriz. Çok taraflılığı güçlendirmek ve uluslararası hukuk ilkelerini korumak amacıyla uluslararası platformlarda iş birliğimizi sürdüreceğiz. BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği gibi mekanizmalardaki koordinasyonumuz da devam edecek" ifadelerini kullandı.
"AVRUPA ARTIK GERÇEKLERİ GÖRMELİ"
Arakçi, Avrupa ülkelerinin politikalarını eleştirerek, "Avrupa artık gerçekleri görmeli. Avrupalılar da ABD gibi yanlış hesaplamalar yapıyor ve hatalı değerlendirmelerde bulunuyor. İzledikleri yanlış politikalarla dünyadaki birçok savaşın ve sorunun sorumlusu haline geliyorlar" dedi.
Avrupa ülkelerinin Ukrayna ve Filistin politikalarına tepki gösteren Arakçi, "Avrupalıların yanlış politikaları Ukrayna'daki savaşın uzamasına neden oldu. İsrail'e verdikleri şartsız destek de Gazze'de 80 binden fazla olmak üzere yüz binlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Son olarak İran'a karşı savaşı da tamamen yanlış bir hesaplamayla başlattılar. İran'ın zayıfladığını düşünüyor ve askeri bir saldırıyla birkaç gün içerisinde İran'ı teslim olmaya zorlayabileceklerini sanıyorlardı. Ancak şimdi dokuz aydır bu savaşın bataklığına saplanmış durumdalar ve buradan çıkış yolu bulamıyorlar" dedi.
"AVRUPALILAR BU SAVAŞIN ORTAĞIDIR"
Avrupa ülkelerinin İran'a yönelik saldırılarda rol oynadığını savunan Arakçi, "Avrupalılar bu savaşın ortağıdır. NATO Genel Sekreteri daha birkaç hafta önce İran'daki operasyonları gerçekleştirmek üzere 5 binden fazla ABD savaş uçağının Avrupa'daki hava üslerinden havalandığını açıkladı. Fransızlar da savaşa destek verdiklerini duyurdu ve Trump'a gönderdikleri bir mektupta İran'a karşı savaşta yardım edeceklerini bildirdi. Ancak şimdi toplumsal krizlerle karşı karşıya kaldıkları için bu krizleri, içinde yer almadıklarını iddia ettikleri savaşın sonuçlarına bağlamaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
Avrupa'daki ekonomik ve toplumsal krizlerin de izlenen politikaların sonucu olduğunu belirten Arakçi, "Bugün dünyada ve Avrupa ülkelerinin kendi içinde yaşanan ekonomik ve toplumsal krizler, onların küresel ölçekte, Avrupa'da ve bölgemizde izledikleri politikaların sonucudur" dedi.
"ABD DOKUZ AYDIR KENDİ OLUŞTURDUĞU BATAKLIKTAN ÇIKAMADI"
ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşta başarısız olduğunu savunan Arakçi, "ABD, İran'a karşı bir savaş başlattı ancak İran karşısında yenilgiye uğradı ve dokuz aydır kendi oluşturduğu bu bataklıktan çıkamadı. Şimdi ise gerçekleri kabul etmek yerine tarihe dönüp İranlıların kendilerine ne zaman saldırdığını araştırıyorlar. Bu girişimler yalnızca kendilerini ve dünya kamuoyunu kandırmaktan ibarettir" ifadelerini kullandı.
Bölgesel sorunların çözümünde diplomasiye vurgu yapan Arakçi, "Günümüzde hiçbir şekilde medeniyetler arası bir savaş körüklenmemelidir. Bölgemizdeki sorunların çözümü için diyalog, diplomasi ve yapıcı iş birliğinden başka bir yol olmadığına inanıyoruz. Bu nedenle Avrupa ülkelerine çifte standartlara dayalı politikalarından vazgeçmelerini ve akılcı, diplomatik bir yol izlemelerini tavsiye ediyoruz" dedi.
"İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARI MEŞRULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİNE BM'DE KARŞI ÇIKTIK"
Lavrov ise, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrarlı şekilde sürdüğünü belirterek, "Hepinizin boyutlarını bildiği gelişmelere ve baskılara rağmen İran ile Rusya arasındaki kapsamlı iş birliğini güçlü ve dinamik bir şekilde geliştirmekte kararlıyız. Bugün ilişkilerimizi gelecekte daha ileriye taşımak için sağlam temellere sahibiz. Özellikle iki ülke arasındaki temel anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle Tahran ve Moskova arasındaki ilişkiler ilk kez resmi olarak kapsamlı stratejik ortaklık düzeyinde tanımlandı. Böylece ikili iş birliğimizin geleceği için son derece güçlü bir temel oluşturuldu" ifadelerini kullandı.
Rusya'nın İran'a verdiği desteğe değinen Lavrov, "Rusya, bu anlaşma kapsamındaki taahhütlerine bağlı olduğunu somut adımlarla kanıtladı. Birleşmiş Milletler'de ilkeli tutumumuz sayesinde İran'a yönelik saldırıları meşrulaştırma girişimlerinin sonuç vermesini engelledik. Ayrıca İran halkına ilaç ve gıda ürünleri de dahil olmak üzere insani yardım malzemeleri gönderdik" dedi.




