Eğitim Bakanı Edouard Geffray, ihtiyaç duyulan okullara yönlendirilmek üzere 3 bin 24 yedek öğretmenle iletişime geçilmeye başlandığını duyurdu. Eğitim Bakanlığı, protestolar sırasında okullarda meydana gelen maddi hasarın en az 30 milyon euroya ulaştığını tahmin ediyor.
Fransa'da öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, uzun ders saatleri ve okulların fiziki şartlarına tepki olarak başlayan lise eylemleri devam ediyor. Eylül ayının ikinci yarısında Paris çevresinde başlayan ve ülkenin farklı kentlerine yayılan protestolar, binlerce kişinin gözaltına alınması ve polis müdahaleleriyle gündemdeki yerini koruyor. Hükümet eylemlerin son günlerde yavaşladığını savunurken, öğrenciler eğitim sistemindeki sorunların çözümü için daha kapsamlı adımlar atılmasını istiyor.
Fransa Adalet Bakanlığının bugün açıkladığı son verilere göre, eylemlerin başlangıcından dün yerel saatle 17.00'ye kadar gözaltına alınanların sayısı 6 bin 877'ye yükseldi. Bunların 5 bin 890'ının 18 yaşından küçük olduğu ve gözaltına alınanların yüzde 86'sını reşit olmayan kişilerin oluşturduğu bildirildi. Bakanlık, bin 923'ü çocuk olmak üzere toplam 2 bin 376 kişi hakkında adli kovuşturma başlatıldığını açıkladı. Ayrıca 6'sı çocuk 21 kişi hakkında tutuklu yargılama kararı verildiği belirtildi.
Adalet Bakanı Gerald Darmanin, şiddet olaylarına karşı kararlı ancak aşırıya kaçmayan bir adli yaklaşım benimsenmesi yönünde talimat verdiğini açıkladı. Darmanin, olaylara karışan çocukların ailelerinin hukuki sorumluluğunun da değerlendirilmesini istedi.
POLİS MÜDAHALELERİNE 24 SORUŞTURMA
Protestolarda güvenlik güçlerinin halkın tepkisini toplayan müdahalelerine yönelik soruşturmalar da artıyor. İçişleri Bakanlığı, eylemlerin başlangıcından bu yana Ulusal Polis Genel Müfettişliği (IGPN) tarafından polis ve jandarma birimlerinin müdalelerine yönelik başlatılan soruşturmaların sayısının 24’e yükseldiğini bildirdi.
Başkent Paris'teki Bastille Meydanı'nda bir polisin göstericinin yüzüne diz attığının değerlendirildiği görüntüler üzerine soruşturma başlatılırken, Lens kentinde geçtiğimiz günlerde 15 yaşındaki bir öğrencinin ağır yaralanması da polis müdahalelerine yönelik tepkileri artırdı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) de Fransa'daki gösteriler sırasında yaşanan olayları endişeyle takip ettiğini açıkladı. BM, barışçıl gösteri hakkına saygı gösterilmesi ve güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanmaması çağrısında bulundu.
HÜKÜMET 3 BİN 24 YEDEK ÖĞRETMENLE İLETİŞİME GEÇMEYE BAŞLADI
Eylemlerin sürmesi üzerine hükümet, öğretmen eksikliğinin yaşandığı liselere yönelik yeni önlemler açıkladı. Eğitim Bakanı Edouard Geffray, ihtiyaç duyulan okullara yönlendirilmek üzere 3 bin 24 yedek öğretmenle iletişime geçilmeye başlandığını duyurdu. Mevcut yedek öğretmenlerin görevlendirilmesini öngören planla özellikle öğretmen eksikliği nedeniyle boş geçen derslerin azaltılması hedefleniyor. Hükümet ayrıca kısa süreli ders boşluklarının mevcut öğretmenler aracılığıyla giderilmesi ve sözleşmeli personel istihdamı için ilave önlemler üzerinde çalışıyor. Ancak açıklanan plan, öğrenci örgütlerinin taleplerini karşılamaya yetmedi. Öğrenci temsilcileri, öğretmen eksikliğine yönelik adımı olumlu bulmakla birlikte eğitim sistemindeki diğer sorunların çözümü için daha kapsamlı değişiklikler yapılmasını istedi.
ÖĞRENCİLERİN EN BÜYÜK ŞİKAYETİ UZUN DERS SAATLERİ
Hükümetin öğrencilerin taleplerini belirlemek amacıyla açtığı çevrimiçi platforma 9 Ekim itibarıyla on binlerce görüş iletildi. İlk 60 bin 277 katkının değerlendirilmesinde, öğrencilerin en fazla uzun ve yorucu ders programlarından şikayet ettiği ortaya çıktı. Görüşlerin yüzde 70'inde ders saatlerinin uzunluğu, sabah erken başlayan eğitim, ders aralarındaki boşluklar ve yoğun ödev yükü gündeme getirildi. Öğrencilerin yüzde 48,2'si okulların fiziki şartlarına ve sıcaklık sorunlarına, yüzde 27,2'si öğretmen eksikliğine ve görevlendirmelere, yüzde 22,5'i ise kalabalık sınıflara dikkat çekti.
Üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup ise görüşlerin yüzde 16,4'ünde yer aldı. Protestolarda sıkça gündeme gelen sistemin öğrencilerin şikayetleri arasında ders saatleri ve eğitim şartlarının gerisinde kalması dikkat çekti.
OKULLARDAKİ MADDİ ZARARIN 30 MİLYON EUROYA ULAŞTIĞI TAHMİN EDİLİYOR
Eğitim Bakanlığı’nın bugün açıkladığı verilere göre, ülke genelindeki yaklaşık 3 bin 700 liseden 141'i kapalı kaldı. Bir önceki gün 157 olan kapalı lise sayısında düşüş yaşanırken, okulların yüzde 96'sından fazlasında eğitimin sürdüğü bildirildi.
Hükümet kaynakları, protestoların son günlerde yavaşladığını ve eylemlerin belirli bölgelerde yoğunlaştığını savundu. Eğitim sendikaları ise hükümetin açıkladığı önlemlerin okullardaki sorunları çözmek için yeterli olmadığını belirtti.
Öte yandan Eğitim Bakanlığı, protestolar sırasında okullarda meydana gelen maddi zararın en az 30 milyon euroya ulaştığını tahmin ediyor. Bakanlık, kaybedilen ders saatlerinin milyonlarla ifade edildiğini ve yaşanan aksaklıkların 10 ila 20 bin öğrencinin eğitimden kopma riskini artırabileceğini değerlendiriyor.
13 EKİM'DE YENİ GREV ÇAĞRISI
Hükümetin açıkladığı önlemleri yetersiz bulan eğitim sendikaları ve öğrenci örgütleri, 13 Ekim Salı günü ülke genelinde yeni grev ve gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu. Sendikalar, öğretmen ve eğitim personeli sayısının artırılmasını, eğitim kurumlarına daha fazla kaynak ayrılmasını ve çalışma şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor. Öğrenci örgütleri ise kalabalık sınıfların azaltılmasını, ders programlarının yeniden düzenlenmesini ve üniversiteye geçiş sisteminde değişiklik yapılmasını istiyor.
Milli Eğitim ve Yükseköğretim bakanlarının 12 Ekim Pazartesi günü öğrenci ve eğitim örgütleriyle yeniden bir araya gelerek, Parcoursup sistemini ve üniversitelerin öğrenci kapasitesine ilişkin sorunları görüşmesi planlanıyor.
Üçüncü haftasında devam eden lise eylemleri, Fransa'nın öğrenci protestolarıyla şekillenen geçmişini yeniden gündeme taşıdı. Fransa'da öğrenci hareketleri geçmişte de ülkenin siyasi ve toplumsal yaşamında önemli rol oynamıştı. Mayıs 1968'de üniversite öğrencilerinin başlattığı protestolar, işçilerin de katılımıyla milyonlarca kişinin greve gitmesine ve dönemin Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle yönetiminin ciddi bir krizle karşı karşıya kalmasına yol açmıştı.



