Veli Baltaci – Özel Haber
Gazeteci ve geleneksel sanat icracısı Fatma Temel ile bu köklü mirasın izini, atölye çalışmalarını ve kadın hafızasındaki yerini derinlemesine konuştuk.
Çocukluk Merakından Profesyonel Atölyeye Uzanan Yol
Diyarbakır’da beş yıldır atölye faaliyetlerini sürdüren Fatma Temel, deq serüveninin 2017 yılında, henüz 16-17 yaşlarındayken köyündeki kadınların ve büyükannesinin tenindeki gizemli sembolleri fark edip kendi bedenine işlemesiyle başladığını ifade ediyor. Tamamen deneme-yanılma yoluyla ve yaşlı kadınların teorik yönlendirmeleriyle ilk pratiklerini hayata geçiren Temel, zamanla bu geleneği ciddi bir araştırma sahasına dönüştürdüğünü dile getiriyor.Temel, süreci şu sözlerle aktarıyor: "Başlarken çok derin bir felsefeyle başlamadım; sadece nenemde ve çevremdeki kadınlarda olduğu için bu mirası taşımak istedim." Diyarbakır’a taşındıktan sonra gençlerin bu sanata duyduğu yoğun ilgiyi fark ettiğini belirten Temel, bu sayede işini profesyonel bir boyuta taşıdığını kaydediyor. Günümüzde yalnızca atölye yürütmekle kalmayan Temel, kadın dernekleriyle ortaklaşa düzenlediği çalışmalarda deq sanatını teorik ve pratik adımlarla yeni nesillere aktarıyor.

Sadece Bir Süs Değil: Kolektif Bir Hafıza ve "Kendimizi Kendimize Hatırlatmamız"
Deq, tarihsel kökleri bakımından yalnızca bir vücut süsleme sanatı olarak değerlendirilemiyor. Mezopotamya’daki Araplar, Kürtler, Ermeniler ve Süryaniler gibi birçok halkın ortak kültürü olan bu kadim gelenek; anne sütü, gaz lambası isi ve hayvan ödü gibi doğal malzemelerle harmanlanarak hazırlanıyor. Temel, her bir sembolün bedeni kötü enerjilerden koruduğuna, şifa getirdiğine ya da uzun ömür dilediğine inanıldığını vurguluyor.

Geçmişte bu sanatın kaybolmaya yüz tutmasının nedenleri arasında göçleri, toplumsal baskıyı ve kuşaklar arası aktarım kopukluklarını gösteren Temel, günümüzdeki genç kuşağın bu mirasa sahip çıkmasını kolektif bir uyanış olarak nitelendiriyor. Temel, bu süreci şu anlamlı ifadeyle özetliyor: "Aslında bu biraz da insanların kendilerini kendilerine hatırlatması gibi bir şey; kendimizi tekrardan kendimize hatırlatıyoruz bir nevi."

Kadın Bedeninin Gizli Dili ve Şifa Kültürü
Kadınların bu sanata yönelme nedenine dair çarpıcı teoriler ortaya koyan Temel, Deqin yalnızca süslemeden ibaret olmadığını belirtiyor. Sanatçı, konuyu şu şekilde derinleştiriyor: "Belki kadınlar bir zamanlar dile getiremediği şeyleri bedenlerine kazıdılar; erkeklere karşı ya da birbirleri arasında bir iletişim biçimi olarak... Şifacı kadınların kullandığı alternatif tıp malzemeleriyle deq mürekkebinin örtüşmesi de bu işin şifa boyutunu açıkça gösteriyor."

Popüler Kültürün Getirdiği Avantajlar ve Tüketim Kaygısı
Son yıllarda sosyal medyanın güçlü etkisiyle deq sanatının büyük bir popülarite kazandığına değinen Temel, bu durumun hem büyük bir avantaj hem de gizli bir tehlike barındırdığını belirtiyor. Gelenek unutulmaktan kurtulup dünyanın dört bir yanına yayılsa da, hızlı tüketim kültürünün kurbanı olma riski taşıdığına dikkat çekiyor:
"Bugün gelenlerin yüzde ellisi kültürel hafıza bilinciyle geliyor. Ancak her şeyin bu kadar hızlı tüketilmesi, bir zaman ateşin harlanıp birden sönmesi gibi bir endişe de yaratıyor." diyor
Sanatçı, bu kültürün kalıcı olması adına geleceğe yazılı kaynaklar, sembol arşiv kitapları ve kapsamlı belgeseller bırakmanın hayati önem taşıdığını söylüyor.

Kadın Eksenli Derinlemesine Araştırmalar
Son bir yıldır araştırmalarını tamamen "kadın ve kadın bedeni" eksenine odakladığını belirten sanatçı, saha araştırmalarında kadınlarla birebir iletişim kurmanın önemine değiniyor. Erkek araştırmacıların bu alanda yüzeysel kalabildiğini, ancak kadınların birbirleriyle kurduğu bağ sayesinde çok daha derin bilgilere ulaşılabileceğini ifade ediyor.

"Geçmişle Kurulan En Saf Bağ"
Bugün atölyesinde ev kadınlarından genç kuşaklara kadar pek çok kişiye deq öğretmeye devam eden Fatma Temel, bu uyanışın kökleriyle bağ kurmak isteyenler için eşsiz bir köprü olduğunu savunuyor. Geleneksel sembollerle nenelerinin izini süren yeni kuşaklar sayesinde deq, Mezopotamya topraklarında yaşamaya ve hafızaları tazelemeye devam ediyor.




