Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Arayış’a verdiği röportajda son günlerdeki “Ailem Güvende” operasyonları, İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konut, demokratikleşme süreci ve Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Ailem Güvende’ operasyonları

Özgür Özel, LGBTİ+’lara, LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik “Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonları değerlendirdi.

Bu operasyonların “fevkalade özensiz” yürütüldüğünü belirterek, farklı kurumların aynı kapsamda kriminalize edildiğini söyledi.

Operasyonlarda cinsel sağlık alanında çalışan derneklerin yanı sıra HIV/AIDS ile mücadele eden ve ailelerin dayanışması için faaliyet yürüten kurumların da hedef alındığını belirten Özel, şöyle konuştu:

“Bakıyorsunuz kimlere operasyon yapılıyor. Mesela sadece doktorların üye olabildiği cinsel sağlıkla ilgili derneklere, sadece uzman hekimlerin üye olabildiği cinsel yönelim konusunda faaliyet gösteren derneklere, HIV ile mücadele yani AIDS ile mücadele eden derneğe operasyon yapılıyor. Yine operasyon yapılanlar arasında ailelerin dayanışma dernekleri dahi var. Dahası bunların tamamına ahlaksızlık, müstehcenlik suçlamaları yöneltiyorlar.

Bu operasyonlar bir gerçeği görmezden gelmek istiyor olabilir ama bu o gerçeği ortadan kaldırmaz sadece gözden kaybolur. Ve gözden kaybolduğu yerde, her türlü haksızlık, hukuksuzluk, sağlıksız durumlar ortaya çıkar.”

‘Yürütmenin yargıya talimatı anayasa ihlalidir’

Operasyonların 18 ilde eş zamanlı yürütülmesine ve Adalet Bakanlığı’nın rolüne ilişkin de konuşan Özel, savcılıkların yargı yetkisinin bağımsız olduğunu belirtti.

Sol ve Sosyalist Partilere operasyon: 39 kişi gözaltına alındı
Sol ve Sosyalist Partilere operasyon: 39 kişi gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Özel, Adalet Bakanlığı’nın Cumhuriyet Başsavcılıklarına idari genelge gönderebileceğini ancak yargı yetkisinin nasıl kullanılacağına ilişkin talimat veremeyeceğini belirtti:

“Adalet Bakanı, Cumhuriyet Başsavcılarına genelge yollayabilir. O genelge yargı yetkisi ile ilgili değildir. İdari işlerle ilgili olabilir. Örneğin işte Adalet Saraylarının güvenliği ile ilgili olabilir, temizliği ile ilgili olabilir, hakimlerin savcıların uymaları gereken kurallarla ilgili olabilir. Ama siz yargı yetkinizi şu yönde kullanacaksınız diye talimat veremez.”

Özel, söz konusu uygulamanın yürütmenin yargıya müdahalesi anlamına geldiğini belirterek, “Bu ve bu yüzden hukuk devleti tamamen ortadan kalkmış durumda şu anda. Hukuk devleti ortadan kalkınca hiç kimsenin bir güvencesi kalmaz” dedi.

‘Üç boyutlu sorun var’

Bu son operasyonda üç boyutlu bir sorun olduğunu kaydeden Özel, şöyle devam etti:

“Bir yapılan operasyon, operasyonla hedef alınan kurumlar. Bu kurumların içinde sağlıkla ilgili, AIDS’le mücadele ile ilgili, ailelerin içinde olduğu dayanışma kurumları var. İki, gazeteciler ve hak temsilcilerinin sosyal medya hesaplarına keyfi bir erişim engeli konulması var. Üç, Cumhuriyet Başsavcılarına yürütme tarafından verilmiş yargı yetkisinin kullanımı ile ortaya çıkan anayasaya aykırılık var.”

‘Meclis’te çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız’

Özel, bu sorunları topluma anlatmak kadar Meclis’te de çalışmalarını yoğunlaştıracaklarını kaydetti.

TBMM’deki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ve oy çokluğuyla kabul edilen komisyon raporunu hatırlatan Özel, “O raporun altına herkesin imzası var. O rapor, siyasi tutukların yani Demirtaş’ın sorununu çözüyor, Gezi tutuklarının sorununu da çözüyor. Hakkında Anayasa Mahkeme Kararı olanların Can Atalay’ın sonunda çözüyor. Hakkında AİHM Kararı olan Kavala’nın sorununu çözüyor. Bunların her birisi önemli demokratikleşme adımları. Herkesin imzasına sahip çıkması, gereğini yapması lazım” dedi.

Özel, 1 Ekim sonrasında Meclis’te bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi için mücadele edeceklerini belirterek, “Hayata geçmesi için hiçbir düzenlemeye ihtiyaç olmayan maddeler var. Sadece Anayasaya, AYM ve AİHM Kararlarına uymak yeterli” ifadelerini kullandı.

‘Demirtaş’ın evine, eşine, ailesine kavuşmasıyla ilgiliyiz’

Röportajda İmralı’da Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen konuta ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özel, tartışmanın odağının başka yerde olması gerektiğini söyledi.

Özel, “Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz” diyerek şöyle devam etti:

“18 aydır kuyu tipi cezaevlerinde hak ihlaline uğrayan, zor koşullarda tutuklu bulunan yol arkadaşlarımızın tahliyesini konuşmak isteriz. Çünkü bir ülkenin demokratikleşmesi bunlardan geçer. Ve sürece toplumsal katkıyı sağlayacak olan da Öcalan’ın yeni konutuna kavuşmasından ziyade Demirtaş’ın evine kavuşmasıdır.”

Özel, “Yani biz bu tartışmada Demirtaş’ın evine, eşine, ailesine kavuşmasıyla ilgiliyiz. Mesele Öcalan’a adada ev yapıldı mı, eve gidecek mi, bunlar bizim gündemimiz değil” diyerek demokratikleşme adımlarına odaklanılması gerektiğini belirtti.

Kaynak: İlke TV