ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılara ve Tahran yönetimine yönelik şiddetli tehditlerini sürdürürken İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD halkına yönelik bir açık mektup yayımladı. Mektubunda ABD ile İran arasındaki ilişkilerden ve ABD’nin bölgedeki saldırganlığından bahseden Pezeşkiyan, İran’ın bölgedeki mevcut gelişmelere yönelik jeopolitik, kültürel, tarihi ve siyasi alanlardaki tutumuna değindi. Pezeşkiyan, İsrail’in ABD’yi bölgedeki bir vekil gücü olarak kullandığını savundu. Pezeşkiyan ayrıca Tel Aviv yönetimini uluslararası kamuoyunun dikkatini Gazze Şeridi’nde Filistinlilere karşı işledikleri suçlardan uzaklaştırmaya çalışmakla suçladı.

"İRAN HİÇBİR ZAMAN SALDIRGANLIK VE HAKİMİYET YOLUNU SEÇMEMİŞTİR"

Pezeşkiyan mektubunda, "ABD halkına ve çarpıtılmış anlatılar ve uydurma hikayeler seli arasında hakikati aramaya devam eden, daha iyi bir yaşam umuduyla yola çıkan herkese; İran, adından, karakterinden ve kimliği nedeniyle insanlık tarihinin en eski sürekli medeniyetlerinden biridir. İran, çeşitli dönemlerde tarihi ve coğrafi avantajlara sahip olmasına rağmen, modern tarihinde hiçbir zaman saldırganlık, yayılmacılık, sömürgecilik ve hakimiyet yolunu seçmemiştir. İşgal, istila ve küresel güçlerden gelen sürekli baskılara ve birçok komşusuna karşı askeri üstünlüğe sahip olmasına rağmen İran hiçbir savaşı başlatmamıştır. Yine de kendisine saldıranları kararlılıkla ve cesaretle püskürtmüştür" ifadelerini kullandı.

"Halkımız, ABD dahil diğer uluslara karşı hiçbir düşmanlık beslemiyor"İran halkının ABD, Avrupa ve komşu ülkeler dahil başka ülkeler karşı düşmanlık beslemediğini belirten Pezeşkiyan, "Halkımız, ABD, Avrupa ve komşu ülkeler dahil olmak üzere diğer uluslara karşı hiçbir düşmanlık beslemiyor. Tarihi boyunca tekrar eden yabancı müdahaleler ve baskılara rağmen, İranlılar hükümetler ile yönetilen halklar arasında net bir ayrım yapmayı sürdürmüştür. Bu, İran kültüründe ve kolektif bilinçte derin köklere sahip bir prensiptir, geçici bir siyasi tavır değil" dedi.

"MEVCUT BİR TEHDİT YOKSA UYDURULUR"

İran’ı bir tehdit olarak göstermenin ne tarihi gerçeklere ne de güncel gözlemlere uygun olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Böyle bir algı, güçlülerin siyasi ve ekonomik kaprislerinin ürünüdür. Baskıyı haklı çıkarmak, askeri üstünlüğü sürdürmek, silah endüstrisini canlı tutmak ve stratejik pazarları kontrol etmek için bir düşman oluşturma ihtiyacı. Böyle bir ortamda mevcut bir tehdit yoksa uydurulur" ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, İran’ın ABD’nin kuruluşundan bu yana herhangi bir savaş başlatmadığını savunarak, "Aynı çerçevede ABD, kuvvetlerini, üslerini ve askeri kabiliyetlerini en çok İran çevresinde yoğunlaştırmıştır. Bu üslerden yapılan son Amerikan saldırıları, böyle bir askeri varlığın ne kadar tehditkar olduğunu göstermiştir. Doğal olarak, böyle şartlarla karşılaşan hiçbir ülke savunma kabiliyetlerini güçlendirmekten vazgeçmez" dedi.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran yönetiminin ABD-İsrail’in ortak saldırılarına yönelik misillemelerine değinerek, "İran’ın yaptığı ve yapmaya devam ettiği şey, meşru nefsi müdafaaya dayanan ölçülü bir karşılıktır, asla savaş veya saldırı başlatmak değildir" açıklamasını yaptı.

"İRAN İLE ABD ARASINDAKİ İLİŞKİLER BAŞLANGIÇTA DÜŞMANCA DEĞİLDİ"

Pezeşkiyan, "İran ile ABD arasındaki ilişkiler başlangıçta düşmanca değildi. İranlı ve Amerikalı halkların erken etkileşimleri düşmanlık veya 1953’teki darbe ile leke görmemişti. Ancak dönüm noktası, İran’ın kendi kaynaklarının millileştirilmesini engellemek için yapılan müdahaleydi. Bu darbe İran’ın demokratik sürecini bozdu, diktatörlüğü yeniden kurdu ve İranlıların ABD politikalarına karşı derin güvensizlik tohumları ekti. Bu güvensizlik, Amerika’nın Şah rejimini desteklemesi, 1980’lerde (eski Irak Cumhurbaşkanı) Saddam Hüseyin’i desteklemesi, modern tarihin en uzun ve kapsamlı yaptırımlarının uygulanması ve nihayetinde iki kez, müzakereler ortasındayken İran’a yönelik sebepsiz askeri saldırılarla daha da derinleşti" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, İran’a yönelik yaptırımların, savaşın ve saldırganlığın İran halkı üzerindeki yıkıcı ve insanlık dışı etkisinin küçümsenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Pezeşkiyan, "Devam eden askeri saldırılar ve son bombardımanlar, insanların yaşamlarını, tutumlarını ve bakış açılarını derinden etkilemektedir. Bu temel bir insan gerçeğini yansıtır: Savaş hayatlara, evlere, şehirlere ve geleceğe onarılamaz zarar verdiğinde, insanlar sorumlulara kayıtsız kalmazlar" ifadelerini kullandı.

"BU SAVAŞ, AMERİKAN HALKININ TAM OLARAK HANGİ ÇIKARLARINA HİZMET EDİYOR?"

Pezeşkiyan, "Bu da temel bir soruyu gündeme getirir: Bu savaş, Amerikan halkının tam olarak hangi çıkarlarına hizmet ediyor? İran’dan böyle bir davranışı haklı çıkaracak objektif bir tehdit var mı?" dedi.

İran Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın "İran’ı taş devrine döndüreceğiz" ifadelerine değinerek, "Masum çocukların katledilmesi, kanser tedavi tesislerinin yok edilmesi veya bir ülkeyi ‘taş devrine’ bombalamaktan övünmek, ABD’nin küresel itibarını daha da zedelemekten başka ne işe yarıyor?" ifadelerini kullandı.

"İRAN TÜM TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRDİ"

Pezeşkiyan, İran ile ABD arasında geçmişte yürütülen müzakere sürecine ilişkin, "İran müzakereler yürüttü, anlaşmaya vardı ve tüm taahhütlerini yerine getirdi. ABD hükümetinin bu anlaşmadan çekilme kararı, çatışmayı tırmandırması ve müzakereler ortasında iki saldırı gerçekleştirmesi, yabancı bir saldırganın yanılgılarına hizmet eden yıkıcı tercihlerdi" dedi.

"BU GÜÇ GÖSTERİSİ DEĞİL; STRATEJİK BİR ŞAŞKINLIK VE ÇÖZÜM ÜRETEMEME İŞARETİ"

İran Dışişleri: Trump'ın ateşkes açıklamaları yalan
İran Dışişleri: Trump'ın ateşkes açıklamaları yalan
İçeriği Görüntüle

Pezeşkiyan, İran’ın enerji ve sanayi altyapısına yönelik saldırılara değinerek, "İran’ın enerji ve sanayi tesisleri gibi hayati altyapısına yapılan saldırılar doğrudan İran halkını hedef almaktadır. Bu sadece bir savaş suçu olmakla kalmaz, İran sınırlarının çok ötesine uzanan sonuçlar doğurur. İstikrarsızlık oluşturur, insani ve ekonomik maliyetleri artırır, yıllarca sürecek gerilim döngüleri oluşturur ve kin tohumları eker. Bu güç gösterisi değil; stratejik bir şaşkınlık ve sürdürülebilir çözüm üretememe işaretidir" açıklamasını yaptı.

"İSRAİL, DİKKATİ FİLİSTİNLİLERE YÖNELİK SUÇLARINDAN UZAKLAŞTIRIYOR"

ABD’nin söz konusu saldırıları İsrail’in istekleri doğrultusunda düzenlediğini savunan Pezeşkiyan, "Gerçeklik ABD’nin bu saldırganlığa İsrail’in bir vekil gücü olarak, o rejimin etkisi ve manipülasyonu altında girmiş olması da değil midir? İsrail’in İran tehdidini uydurarak, küresel dikkati Filistinlilere yönelik suçlarından uzaklaştırmaya çalışmaması değil midir? İsrail’in gayrimeşru çıkarlarını kovalamak amacıyla yanılgılarının yükünü İran’a, bölgeye ve ABD’nin kendisine yükleyerek İran ile son Amerikalı asker ve son Amerikan vergi dolarına kadar savaşmayı hedeflediği açık değil midir?" ifadelerini kullandı.

"‘ÖNCE AMERİKA’ SÖYLEMİ GERÇEKTEN DE ABD HÜKÜMETİNİN ÖNCELİKLERİ ARASINDA MI?"

Pezeşkiyan, "Bugünlerde ‘Önce Amerika’ söylemi gerçekten de ABD hükümetinin öncelikleri arasında mıdır? Sizleri bu saldırganlığı ayrılmaz bir parçası olan dezenformasyon mekanizmasının ötesine bakmaya ve İran’ı ziyaret eden kişilerle konuşmaya davet ediyorum. İran’da eğitim görmüş ve şimdi dünyanın en prestijli üniversitelerinde eğitim veren, araştırmalar yürüten veya Batı dünyasındaki en gelişmiş teknoloji şirketlerine katkıda bulunan birçok başarılı İranlı göçmene bakın. Bu gerçeklikler, İran ve İran halkı hakkında size anlatılan çarpıklıklarla benzeşiyor mu?" dedi.

"DÜNYA BUGÜN BİR YOL AYRIMINDA"

İran Cumhurbaşkanı, "Dünya bugün bir yol ayrımında. Çatışma yolundan devam etmek daha önce olduğundan çok daha maliyetli ve anlamsız. Çatışma ve etkileşim arasındaki seçim gerçek olduğu kadar sonuçları da olan bir durum; bunun neticesi sonraki nesillerin geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı.

"BİNLERCE YILLIK TARİHİ BOYUNCA İRAN, PEK ÇOK İŞGALCİYE KARŞI KOYMUŞTUR"

Pezeşkiyan, "Binlerce yıllık tarihi boyunca İran, pek çok işgalciye karşı koymuştur. Bugün onlardan geriye tarihte utanç verici bir isimden başka bir şey kalmazken, İran sağlam, gururlu ve güçlü bir şekilde ayakta durmaktadır" dedi.

Kaynak: İHA