ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA
Saha Araştırmaları Merkezi’nin (SAMER), 16-19 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği saha araştırması, bölge halkının mevcut sürece ilişkin beklentilerini, güvensizlik alanlarını ve çözüm önerilerini ortaya koydu. 16 ilde bin 507 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelerde, Türkiye genelinde olduğu gibi bölgede de ekonomik kriz ve işsizliğin en temel toplumsal sorun olmayı sürdürdüğü belirlendi.
“EN BÜYÜK SORUN EKONOMİK KRİZ VE İŞSİZLİK”
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 56,4’ü Türkiye’nin en büyük sorununun ekonomik kriz ve işsizlik olduğunu ifade ederken, yüzde 22,3’ü Kürt Sorunu’nu, yüzde 6,1’i ise hukuk sisteminin mevcut durumunu ilk sıraya koydu. Bulgular, Kürt Sorunu’nun özellikle belirli yaş grupları ve seçmen kümeleri açısından güçlü bir siyasal öncelik olmaya devam ettiğini gösterdi.
“BARIŞ MÜZAKERELERİNE İNANÇ ZAYIFLADI”
Çalışmada, barış ve müzakere sürecinin sağlıklı bir biçimde ilerlediğine dair toplumsal inancın zayıf olduğu, sürece duyulan güvenin ise sınırlı ve kırılgan bir zeminde şekillendiği tespit edildi. Katılımcıların çoğunluğu, sürecin ilerlemesinde temel sorumluluğun hükümet ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olduğunu vurgularken, Umut Hakkı’nın tanınmamasının süreci yavaşlatan önemli faktörlerden biri olduğu görüşü öne çıktı.
“ÖNCELİKLİ ROL HÜKÜMETTE” CEVABI VERİLDİ
Görüşmecilerin yüzde 55,4’ü barış ve müzakere sürecinde öncelikli rolün hükümette olduğunu belirtirken, yüzde 24’ü Meclis’i, yüzde 7,9’u ise muhalefeti işaret etti.
“DIŞ POLİTİKALAR TÜRKİYE’DEKİ BARIŞ VE MÜZAKARE SÜRECİNİ ETKİLİYOR”
Araştırmada ayrıca Türkiye’nin Suriye politikaları ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne yönelik tutumunun, iç barış süreciyle doğrudan ilişkilendirildiği ifade edildi. Bölge halkının, dış politikadaki yaklaşımların Türkiye’deki barış ve müzakere sürecini doğrudan etkilediği kanaatini taşıdığı, sınır ötesi Kürt politikalarına yönelik olumsuz algının ise iç barışa dair beklentileri zayıflattığı kaydedildi. SAMER, bu durumun iç ve dış politikanın toplumsal algı düzeyinde birbirinden bağımsız değerlendirilmediğini gösterdiğini vurguladı.
“AK PARTİ’DE OY KAYBI YAŞANDI”
Seçmen davranışlarına ilişkin bulgular da dikkat çekti. Araştırmaya göre Kürt seçmen tercihlerinde belirgin bir konsolidasyon yaşanırken, en büyük oy kaybının 10,4 puanla AK Parti’de görüldüğü belirtildi. Buna karşın kararsızlık ve oy kullanmama eğiliminin de kayda değer düzeyde olduğu tespit edildi. SAMER, barış sürecinin yalnızca toplumsal barış meselesi değil, aynı zamanda siyasal temsil, güven ve meşruiyet krizleriyle iç içe geçmiş bir alan olarak değerlendirildiğini aktardı.
KİM HANGİ PARTİYE OY VERDİ?
14 Mayıs 2023’te gerçekleştirilen genel seçimlerde hangi partiye oy verildiği sorusuna katılımcıların yüzde 42,7’si YSP/HDP, yüzde 30,4’ü AK Parti, yüzde 12,9’u oy kullanmadığını, yüzde 10,8’i CHP yanıtını verdi. Diğer partilerin oy oranları ise yüzde 2’nin altında kaldı.
“BU PAZAR SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?”
“Bu pazar bir genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda ise DEM Parti yüzde 43,4 ile ilk sırada yer aldı. AK Parti’nin oy oranı yüzde 20 olarak ölçülürken, yüzde 13,5 kararsız olduğunu, yüzde 10,2 ise oy kullanmayacağını belirtti. CHP’nin oy oranı yüzde 8,5 olurken, diğer partilerin oranları yüzde 1’in altında kaldı.




