Uluslararası petrol piyasasında son iki ay oldukça hareketli geçti. Haziran ayının başında Brent petrol fiyatı küresel talebe ilişkin endişeler ve arzın görece dengeli seyretmesi nedeniyle gerilerken, temmuz ayında yönünü yeniden yukarı çevirdi.

Temmuz ayının ilk haftalarında Brent petrol 70 dolar seviyelerinden hızla yükselerek 90 doların üzerine çıktı. Fiyatlardaki bu sert yükselişte Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki güvenlik endişeleri ile küresel petrol arzında yaşanabilecek kesinti beklentileri etkili oldu.
Son günlerde ise yükseliş ivmesi daha da hızlandı. Suudi petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve bölgede tırmanan gerilim nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar seviyesini aşarak son iki ayın en yüksek düzeyine ulaştı. Uzmanlar, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde petrol fiyatlarında dalgalanmanın sürebileceği ve fiyatların yüksek seviyelerini koruyabileceği görüşünde.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin, başta akaryakıt olmak üzere ulaştırma, sanayi ve enerji maliyetlerini artırması bekleniyor. Bu durumun önümüzdeki dönemde birçok ülkede enflasyon üzerinde de baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Savaşın uzaması halinde petrol piyasasında en olası senaryo, fiyatların yüksek ve dalgalı seyretmeye devam etmesidir. Özellikle petrol üretim tesisleri veya Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanacak yeni aksaklıklar arzı azaltabilir ve fiyatları daha da yukarı çekebilir. Bazı piyasa analistleri, çatışmaların aylarca sürmesi durumunda Brent petrolün varil fiyatının 110-120 dolar, daha ağır bir arz kesintisi yaşanırsa ise 150 dolara kadar yükselebileceğini değerlendiriyor. Bunlar kesin tahminler değil, olası senaryolardır





