HABER / Mehmet Rumet SOYLU

Mîrzeman, yeni kitabında sözcüklerden bir coğrafya kuruyor. Bu coğrafyanın sınırları tanıdık; bayramlar, anlaşmalar, Newroz, başka bir dili öğreten öğretmenler, sabahın erken saatlerinde akıtılan kan ve geçmişten bugüne uzanan daha pek çok hikâye bu coğrafyanın içinde yer alıyor.

Borsa İstanbul eski Başkanına soruşturma
Borsa İstanbul eski Başkanına soruşturma
İçeriği Görüntüle

Ancak Şewtbihêrk’te sınırlar bu kez haritalarla değil, sözcüklerle çiziliyor. Her öykü, okuru tanıdık bir yere götürürken aynı zamanda geçmişle bugün arasında yeni bir kapı aralıyor.

Sözcüklerle Çizilmiş Bir Coğrafya1

Kitabın dünyasında karşılaşılan hikâyeleri anlamak için zaman zaman insanın kendi içine dönmesi, zaman zaman da tarihin izini sürmesi gerekiyor. Yakın tarihin yanı sıra daha uzak dönemlerden gelen olaylar ve anlatılar, öykülerin arka planında birbirine bağlanıyor. Böylece ortaya, çıkış yolunu bulmak için yalnızca bugüne değil, geçmişe de bakmayı gerektiren bir labirent çıkıyor.

Mîrzeman’ın öykülerinde tarih yalnızca geride kalmış olaylardan ibaret değil. Bugünün duygularına, korkularına, hafızasına ve gündelik hayatına dokunan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kitaptaki şifrelerin de bu tarihsel hikâyelerin içinde saklı olduğu hissediliyor.

Şewtbihêrk’te anlatılanların önemli bir bölümü okura yabancı değil. Aksine, hayatın ve coğrafyanın içinden gelen meseleler bunlar. Fakat Mîrzeman, tanıdık hikâyeleri farklı bir pencereden anlatarak okuru bildiğini sandığı şeylere yeniden bakmaya davet ediyor.

Kurmancî kaleme alınan kitap, yer yer sert ve sarsıcı hikâyeleriyle okurun içini acıtsa da anlatının içinde her zaman başka bir yere, başka bir zamana ve yeni bir hikâyeye açılan bir kapı bırakıyor.

Bajar Mîrzeman’ın Şewtbihêrk adlı öykü kitabı, sözcüklerle çizilmiş bu coğrafyada okuru kendi hafızasına ve tarihin izlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU