Bakırhan, görüşmede Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni ve güncel gelişmeleri ele aldıklarını söyledi. Bakırhan, "Mevcut ekonomik durum ortada. Ekonomik krizleri ve ekonomik krizler karşısında alınması gereken önlemlere ilişkin düşüncelerimizi paylaştık. Yakın zamanda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde bir konferansa katılmıştım. Orada aslında Ortadoğu dünyasının bütün dinamikleri vardı. Onların Türkiye’de yürüyen bu sürece ilişkin düşüncelerini Sayın Genel Başkan heyetiyle paylaştım" dedi.

'TOPLUM HUKUKİ DÜZENLEMELERİ BEKLİYOR'

Çerçeve yasanın Meclis'ten geçtiğini ve bunun sürecin önemli aşamalarından birisi olduğu söyleyen Bakırhan, beklentinin artık çerçeve yasanın uygulamaya geçmesi olduğunu söyledi. Toplumun artık sonraki aşamayı görmek istediğini kaydeden Bakırhan, "Toplum hukuki düzenlemeleri bekliyor. Bu konuda bizim de biraz önce yukarıda yaptığımız tartışmalardaki bir başlık da buydu. Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır. Dolayısıyla bu yasanın uygulanması için başta topluma, emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük göreve ve sorumluluk düşüyor" ifadelerini kullandı.

Abdullah Avcı A Milli Takım teknik direktörü mü olacak, Samet Aybaba geçici hoca mı seçilecek?
Abdullah Avcı A Milli Takım teknik direktörü mü olacak, Samet Aybaba geçici hoca mı seçilecek?
İçeriği Görüntüle

'BİR AN ÖNCE YASA UYGULANMALI'

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un da süreçte sorumluluk alması gerektiğine dikkat çeken Bakırhan, "Bir an önce bu yasanın uygulanması için gerekli adımların atılması için artık yol açmalıdır. Meclis izleme kurulu oluşturulacaktı. O da henüz oluşmadı. Bu vesileyle Meclis'teki bu izleme kurulunun da bir an önce oluşturulması gerekiyor. Meclis'te bulunan bütün siyasi partilerin de bu Meclis kurulunda bulunmasının da bir yolu bulunmalı. Sanırım Meclis Başkanı'da bu konuda siyasi partileri ziyaret edecek" şeklinde ifadeler kullandı.

'YENİ PARTİ HEP YAPICI OLUMLU BİR ROL OYNADI'

YENİ Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel Başkan ve parti yönetimine de teşekkür etmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına ve bu konuda dışarıdan bir direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular. İyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin yaşamını yitirmedikleri bir süreç... Yaşamamız çok değerli ve kıymetli bir şeydir. Bu süreç partiler üstü bir süreçtir.

'SÜREÇTE KİMİ PROBLEMLER V AR'

Tabii ki bu süreçte kimi problemler var. DEM Parti de hep açık yüreklilikle dile getiriyor. Bir taraftan barış süreci, diğer taraftan haksızlık ve hukuksuzluklar oluştuğu zaman biz de rahatsız oluyoruz. Bu konuda kendi tavrımızı da her zeminde çok net ve açık bir şekilde ortaya koyduk. Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basın ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerden artık vazgeçilmelidir. Bir barış süreci yürütüyorsak; muhalefete basına ve ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bir kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması için de siyasi iklimin biraz yumuşaması, demokratikleşmesi ile mümkündür. Biz bu konudaki bu talebimizi, değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz. Türkiye'nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle çözmektir. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle buluşacak. Bu sürecin kazasız, belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır."

'SEÇİM GÜNDEME GELİRSE KURULLARIMIZ TARTIŞIR'

Gazetecilerin, erken seçim tartışmaları kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dördüncü kez aday olmasına ilişkin DEM Parti’nin tutumunu sorması üzerine konuşan Bakırhan,

"Fon Krizi" olarak bilinen tartışmalar "yüzyılın vurgunu" olarak nitelendirerek "Bunun yanı sıra 100 yıllık bir meselenin tartışıldığı ve bir yol bulunmaya çalışıldığı bir mesele var. Büyük bir ekonomik kriz var. Düşünün, insanlar dışarıda barınamadığı için, karnını doyuramadığı için bilerek, isteyerek cumhurbaşkanına hakaret edip kendisini içeri atmış. Yani o kadar çok, o kadar yoğun, o kadar büyük gündemlerimiz ve sorunlarımız var ki, bu seçim meselesi de biraz önce dediğim gibi gündeme gelirse kurullarımız var. Parti organlarımız var. Tartışır orada kendi partimizin bu konuda düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırız" diye cevap verdi.

ÖZEL: TUTUMUMUZDA DEĞİŞİKLİK YOK

Daha sonra söz alan Özgür Özel ise süreçte çatışmaların son bulmasının herkese fayda sağlayacağını belirterek, "Biz, 'Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir' dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz" dedi.

"Bir ülkede demokrasinin var olması, muhalefetin özgür olmasıyla, hem toplumsal muhalefetin hem de siyasi muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasıyla ölçülüyor" diyen Özel, bu konuda iki önemli görevin önlerinde olduğunu belirtti. Özel, "Bu görevlerden biri iktidara düşen görevdir. Türkiye’deki iktidarın bu konuda herhangi bir katkısı ya da bir özeni olmadığı açık. Hem toplumsal muhalefeti susturabilmek için hem de siyasi muhalefeti baskı altına alabilmek için ellerindeki bütün imkanları fazlasıyla kullanıyorlar. Diğeri ise muhalefete düşen görevdir. Muhalefet, birbiriyle diyaloğu, bazı konularda farklı da düşünülse, siyasi yelpazelerin başka taraflarında da olsa muhalefetin birbirileri ile olan diyaloğu sağlıklı ve düzenli bir şekilde sürdürmektir. Biz Yeni Parti olarak şunu savunuyoruz; muhalefetin diyalog içinde olduğu bir düzlemde ülkenin temel meselelerinin birlikte göğüslenebildiği ve kaybedenin olmayacağı kazanımlarının ülkeye kazandırılması önemlidir. Bu anlamda Türkiye’deki barış süreci, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Buradan herkes faydalı çıkar, karlı çıkar" ifadelerini kullandı.

'UÇUM BUTLANI MI İŞARET EDİYOR'

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim için Mart-Nisan 2028’i işaret ettiği ve devam eden sürece ilişkin değerlendirmede bulunduğu açıklamalarına dair konuşan Özel, “Şimdi ben geçen sefer yaptığım açıklamayı bir kez daha uzun uzun tekrar etmeyeyim. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 280 milletvekili var. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor Cumhur İttifakı‘nın dışında. Ben diyorum ki ‘Bizle böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil.’ Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da bir ay öne alınmasını erken seçim değil, anayasanın seçimleri öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, anayasaya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz bu tartışmaya kapalıyız. Şimdi bunun dışında iki grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor ki ‘Bizim böyle bir görüşmemiz, bir konuşmamız yok.’ Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve ‘Bu tarih kesinleşti’ dediği taahhüdü kimden almış onu açıklasın. DEM Parti ‘Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok’ diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor ya da Meclis üzerindeki bu tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş ona bir bakmak lazım" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: MA