ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA/Ceren AKYIL

Resmi verilere göre Türkiye’de cezaevlerinde 12–18 yaş arasında yaklaşık 4 bin 800 çocuk bulunuyor. Bu çocukların yaklaşık yüzde 70’i tutuklu yargılanıyor. Çocukların suça sürüklenme nedenleri, cezaevlerinde karşılaştıkları koşullar ve aile ilişkilerine dair Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Metin Arkaş ile Pedagog ve Aile Danışmanı İnci Aydın, Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e değerlendirmelerde bulundu.

“ÇOCUKLARIN TUTUKLANMASI TEK BİR NEDENE İNDİRGENEMEZ”

Çocukların suça sürüklenmesinin tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Metin Arkaş, sorunun sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Son dönemde çocukların çeteler tarafından suç aracı olarak kullanılmasının arttığına dikkat çeken Arkaş, bu kapsamda 11. Yargı Paketi ile çocukları suça zorlayan örgüt ve çete yöneticilerine verilen cezaların artırıldığını hatırlattı.

Yoksulluk, Aile, Ve Çevre Çocukları Suça Sürüklüyor2

KOMİSYONUN KURULMASI ÇOK ÖNEMLİ

Aynı yargı paketinde çocuklara yönelik cezaların artırılmasını öngören düzenlemelerin ise geri çekildiğini belirten Arkaş, bunun yerine Meclis’te ‘Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’ kurulduğunu ifade etti. Arkaş, “Çocukların suça sürüklenme nedenleri araştırılmadan ve hak odaklı çözümler geliştirilmeden cezaların artırılması gerçekçi bir çözüm olmazdı. Komisyonun kurulmasını bu nedenle çok yerinde buluyoruz” dedi.

“ERKEN RİSK ÖNLEME ŞART”

Çocukların suçtan uzak tutulmasının iki aşamada ele alınması gerektiğini vurgulayan Arkaş, ilk aşamanın ‘erken risk önleme politikaları’ olduğunu belirtti. Okul devamsızlığı, aile içi şiddet, ekonomik yoksunluk, suç oranının yüksek olduğu çevrelerde yaşama, uyuşturucu kullanımı ve akran zorbalığı gibi birçok risk faktörünün erken dönemde tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Arkaş, sosyal devletin bu çocukları izleme ve koruma sorumluluğu olduğunu söyledi.

“AYNI ÇOCUKLAR DEFALARCA TUTUKLANIP TAHLİYE OLUYOR”

İkinci aşamanın ise suça sürüklenen çocukların suç çevresinden uzaklaştırılması olduğunu belirten Arkaş, ulusal ve uluslararası mevzuata göre çocukların tutuklanmasının son çare olması gerektiğini hatırlattı. Ancak uygulamada bunun tersinin yaşandığını dile getiren Arkaş, “Çocuklar neden suça sürüklendiği araştırılmadan doğrudan tutuklanıyor. Tahliye sonrası ise suç çevresinden kopmak yerine bu çevreye daha fazla dahil oluyorlar. Aynı çocuklar defalarca tutuklanıp tahliye ediliyor. Bu kısır döngü çözüm üretmiyor” diye konuştu.

“CEZAEVLERİ ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmında uyuşturucu madde kullanımının görüldüğünü ifade eden Arkaş, buna rağmen tedavi tedbirlerinin çoğu zaman uygulanmadığını belirtti. Cezaevlerinde uyuşturucu kullandığı bilinen çocukların dahi tedavi edilmediğini vurgulayan Arkaş, “Bu durumda hangi koruma ve gözetimden söz edilebilir?” dedi.

“CEZA EVİNİ SÜREKLİ ZİYARET EDİYORUZ”

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak çocuk ceza infaz kurumlarını düzenli ziyaret ettiklerini belirten Arkaş, cezaevlerinde ciddi hak ihlalleri tespit ettiklerini söyledi. Koğuş kapasitelerinin aşıldığını, birçok çocuğun ortak alanlarda uyumak zorunda kaldığını ifade eden Arkaş, özellikle akran şiddeti ve personel ihmallerine dikkat çekti. Çocukların eğitim, psikolojik destek ve sosyal faaliyetlere erişiminin son derece sınırlı olduğunu da belirten Arkaş, birçok çocuğun adli süreçleri hakkında dahi bilgi sahibi olmadığını, belirsizlik içinde beklediklerini söyledi.

PEDAGOG İNCİ AYDIN: AİLE VE ÇEVRE BELİRLEYİCİ

Pedagog ve Aile Danışmanı İnci Aydın ise çocukların suça sürüklenmesinde aile, çevre, akran baskısı ve dijital şiddet içeriklerinin önemli rol oynadığını ifade etti. Bazı ailelerin çocukları ihmal ettiğini, bazılarının ise aşırı baskıcı tutum sergilediğini belirten Aydın, her iki durumda da çocukların yanlış çevrelere yönelme riskinin arttığını söyledi.

Yoksulluk, Aile, Ve Çevre Çocukları Suça Sürüklüyor3

“ÇOCUK İÇİN RİSKLİ OLAN ROL VE MODELLER”

Aydın, çocuğun ailesinde ya da yakın çevresinde suç işleyen rol modellerin bulunmasının da suça yönelimi artırdığını belirterek, “Çocuklar model alarak öğrenir. Suç davranışını normalleştiren bir çevrede büyüyen çocuk için risk daha fazladır” dedi.

“YARGILAMADAN DİNLEMEK ÖNEMLİ”

Ailelere önemli uyarılarda bulunan Aydın, çocuklarla güvene dayalı, tutarlı bir ilişki kurulması gerektiğini vurguladı. Aydın, “Aileler çocuklarını yargılamadan dinlemeli, duygularını ifade etmelerine izin vermeli. İlgiyle ama aşırı kontrolcü olmadan çocukların akran çevresi ve dijital dünyası takip edilmeli” diye konuştu.

Günlerden bu gün Güçlükonak
Günlerden bu gün Güçlükonak
İçeriği Görüntüle

CEZAEVİ SONRASI ÇOCUKLARA NASIL DAVRANILMALI?

Cezaevinden çıkan çocuklara yönelik yaklaşımın da büyük önem taşıdığını belirten Aydın, “Dışlayıcı ve aşağılayıcı tutumlar çocuğu yeniden suça iter. Hem ailelerin hem de toplumun bu çocukları kazanmayı hedefleyen bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor” dedi.

Muhabir: Güneş OCAĞA / Ceren AKYIL