Bir gün yağmur yağdı Türkiye’de hayat durdu. Seller, su baskınları, yollarda oluşan göletler…

Adı da “Belediyeler çalışıyor.” Nereye gitseniz bu ve benzeri tabelalarla karşılaşırsınız.

Türkiye genelinde, İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Tekirdağ, Muğla, Rize, Diyarbakır daha nice illerimiz. Kayyumla yönetilenler, atanmışlarla, seçilmişlerle yönetilenler. Hiç fark etmiyor. Belediyelerimiz çiçekle, böcekle, kaldırım taşlarını boyamakla, ucuz çözümlerle uğraşarak halkımızın gözünü boyamakla meşguller. Kimsenin yarın yağmur yağarsa diye bir düşüncesi yok. Ya da kimsenin halkına kolay ve pratik ulaşım yolları aramak gibi bir çabası yok. Birçok ilde tafik keşmekeşliği diz boyu. Kayyumla yönetilen illerde de durum diğer illerden farklı değil. Örnek mi? Diyarbekir.

 Örneğin Diyarbakır’da metro ya da hiç olmazsa bir raylı sistem düşünen olmadı bugüne dek. Neymiş çok pahallıymış. E hani Diyarbekir’in belediye gelirleri İzmir Belediyesinden de çoktu. Öyle deniyordu ya…

İşte Diyarbekir’in hali…

Diyarbakır’da önceki gece boyunca aralıksız devam eden yağışların ardından sabah saatlerinde oluşan su birikintisi köprü altlarını ve yolları su göletine çevirirken, bir okulun önünde biriken su nedeniyle kurs için okula gelen çocuklara zor anlar yaşattı.

Veliler yetkililere çağrıda bulundular,

Vatandaşlar yollarda mahsur kaldı,

Otomobiller kazaya karıştı,

Trafikte aksaklık yaşandı.

Vatandaşlar yollarda mahsur kaldı,

Trafik keşmekeş hale geldi vatandaş; okuluna, iş yerine, memur devlet dairesine ulaşamadı. Yayalar su göletlerini atlamak için türlü cambazlıklar yapmak zorunda kaldı.

Sonuçta “Belediye çalışıyor.”

Yerel Gazetelerden haberler;

Hala Dörtyol’da yağmur düşmeyi görsün, mini göletler oluşuyor.

Yenişehir İlçesi Şeyh Bedretin Caddesi üzerinde bulunan Dokuzçetlik ortaokulunun önü herkesçe malum. Velileri bir dinleyen olsa…

Sabah saatlerinde evlerinde çıkan vatandaşlar yolda kaldı. Kimisi suyun yükseldiği yollarda kendi araçlarıyla kimisi ise halk otobüslerinin içerisinde mahsur kaldı. Diyarbakır-Şanlıurfa karayolu üzerinde bulunan Doğum Hastanesi Kavşağının alt geçidinde ve üst geçidinde 4 otomobil sulara gömülürken, 75. Kavşakta ise halk otobüsü içerisindeki vatandaşlarla beraber su birikintisinde mahsur kaldı.

Yağışlardan dolayı kilitlenen yollarda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi.

Trafoları su bastı, Elektrik direkleri devrildi. Kanalizasyon suyu patladı, vatandaşlar mahsur kaldı.

İl merkezinde durum buyken ilçeler de durum hiç de farklı değil.

Yerel gazetelerden öğreniyorum;

          Ergani’de sel mağdur etti.

          Sel köprüyü yıktı, hastalar ilerleyemedi

Ergani ilçesine bağlı Şeh Gür köyü, dün sabah saatlerinde sel felaketi ile uyandı. Önceki gün öğlen saatlerinden itibaren başlayan sağanak yağmur, birikintilerin toplanması ile sele dönüştü. Meydana gelen sel nedeni ile köyü ilçeye bağlayan köprü yıkılırken, hastalarını hastaneye götürmek isteyen vatandaşlar da selin ortasında mağdur kaldı. 
          Çınar’da sel yatakları taştı

Öte yandan Diyarbakır’ın Çınar İlçesinde, sel yatakları aşırı yağışlardan ötürü taşması vatandaşları tedirgin eti.

Hayvanlar mahsur kaldılar

İlçeye bağlı Dilaver köyü mevkiinde çobanları tarafından boş araziye otlatılması için çıkarılan çok sayıda büyük baş hayvan ise sel sularının ortasında mahsur kaldılar. Köylüler büyükbaş hayvanları kurtarmak için seferber olurken, köyde birçok arazi ise sulara gömüldü.

“Belediye çalışıyor”

Daha birçok örneği var. Siz okuyucularımı sıkmamak, üzmemek adına kısa geçiyorum.

Hem önemli şeyler yapmayayım, hem de önemli şeyler yapıyor gözükeyim anlayışı Diyarbekir’i bu hale getirdi.

Bütün bunları neden yazıyorum. Nedeni şu,

Diyarbekir harap olduktan sonra, ağlayıp sızlamak hiç kimseye bir şey kazandırmaz.

                               &

Kirveme öğütler;

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." deme kirvem. Gün gelir yüz bulan o yılan seni de sokar.

                                  &

        ÇARESİZ

 

Söyleye söyleye

Başımda kalmadı saç.

Diyarbekir çaresiz,

Diyarbekir hizmete aç,

Diyarbekir dertli,

Diyarbekir be ilaç.  RECEP YILMAZ

 

Güzel bir Pazartesi dileğiyle,

Dostça kalın… 

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.    

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol