ANALİZ-Mehmet TÜRK

25 Eylül 1934 tarihli Akşam Gazetesi’ni elinize aldığınızı düşünün. Cumhuriyet henüz on bir yaşında. Radyo yeni, yeni evlere giriyor, uçak hala bir mucize, otomobil ise daha çok kartpostallarda. İşte tam bu atmosferde gazete, 2000 yılının dünyasını okuruna anlatıyor. Bugünden bakınca kimi satırlar tebessüm ettiriyor, kimileri ise insanı hayrete düşürüyor.

“SAATTE 1600 KM GİDECEK TAYYARELER”

“Gelecek nesiller, saatte 1600 kilometre gidecek tayyarelere binecek” tespitinde yanılmışlar mı? Pek sayılmaz. Bugün ses hızını aşan uçaklar, kıtalararası yolculuğu saatlerle ölçülebilir hale getirdi. Ticari uçaklar belki tam 1600 kilometre hıza çıkmıyor ama 1934’teki bir okur için İstanbul-New York’un tek günde mümkün olması zaten başlı başına bir mucize olurdu.

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler1

KESİN GERÇEKLEŞEN KEHANET!

“Her ailenin radyo ile sinemayı birleştiren bir televizyon cihazı bulunacak” şeklinde ifade edilen bu cümle ise neredeyse bire bir gerçekleşmiş bir kehanet. Hatta eksik bile kalmış. Televizyon yalnızca radyo ve sinemayı değil; gazeteyi, mektubu, kütüphaneyi ve çarşıyı da içine aldı. Bugün her evde bir değil, her cebimizde bir “televizyon” taşıyoruz.

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler4

“HAVA ŞİMENDİFERLERİ İŞLEYECEK”

Raylar gökyüzüne taşınmadı belki ama hava yolu, kara yolunun yerini büyük ölçüde aldı. Hızlı trenler yeryüzünde, uçaklar gökyüzünde…
Mantık doğruydu, mecra biraz farklı gelişti.

Asıl ilginç olan ise beslenme tahmini. İnsanlığın haplarla besleneceği düşüncesi, 20. yüzyılın başında bilime duyulan sınırsız güvenin bir yansımasıydı. Ne var ki gazetenin kendi ironisi de güçlü:

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler5

Son dakika: Erdoğan Trump görüşmesi
Son dakika: Erdoğan Trump görüşmesi
İçeriği Görüntüle

“Cenabıhak’ka şükredelim ki biz bugün vitaminleri hap halinde değil, ala pirzola, imam bayıldı ve ayva kompostosu olarak almaktayız.”
Bugün bu satırı okurken gülümsüyoruz. Evet, hala imam bayıldı var. Ama vitaminler, protein tozları, kapsüller de hayatımızda. Yani gelecek yine geldi; fakat mutfağı tamamen ele geçiremedi.

Bu metni değerli kılan şey, teknik doğruluğundan çok zihniyetidir. 1934’te insanlık, bilimin hayatı kolaylaştıracağına, mesafeleri kısaltacağına ve emeği hafifleteceğine inanıyordu. Bu inanç, büyük ölçüde boşa çıkmadı. Yanıldıkları yer, insanın sadece “verimli” değil, aynı zamanda “alışkanlıklarına bağlı” bir varlık olduğunu hesaba katmamalarıydı.

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler6

Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu görüyoruz:

Gelecek, hayal edildiği gibi geldi; ama hayal edildiği gibi yaşanmadı.

Ve belki de asıl ders şu:

Teknoloji değişir, hız artar, cihazlar küçülür. Ama insan, pirzoladan ve imam bayıldıdan kolay kolay vazgeçmez.

Akşam Gazetesi’nin 25 Eylül 1934 tarihli yayınında yer alan haberin tamamı ise şöyle;

“2000 yılında dünya nasıl olacak?

Gelecek nesiller saatte 1600 kilometre yol gidecek teyyarelere binecek.

Her ailenin radyo ile sinemayı birleştiren bir televizyon cihazı bulunacak.

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler2

Hava şimendiferler işleyecek.

FEN gittikçe ilerliyor. Her gün insan emeğini kolaylaştıran, yorucu işlerin insan ellerinden alıp makineye bırakan icatlar çıkıyor. Bu gidişle istikbaldeki yaşayışımız ne suret kespedecek?

Gelecek nesiller saatte 1600 kilometre yol gidecek 2700 metreye yükselecek tayarrelere ve her yüz kilometrede ancak 3.5 litre benzin yakarak gene saatte 240 kilometre yapacak otomobillere bineceklerdir.

Türkiye’de, her ailenin radyo ile sinemayı birleştiren bir televizyon cihazı bulunacaktır.

Yeryüzünü esaslı vazifesi olan buğday yetiştirmeye tamamı ile hasredebilmek için şimendiferler havai hatla gökyüzünde işleyecektir. Yiyeceğimiz tamamı ise suni, kimyevi ve basit olacak hap olarak alınacaktır.

92 Yıl Önce Bugünü Nasıl Hayal Ettiler7

İşte 2000 senesi için yapılan tahminler böyle.

Cenabıhak’ka şükredelim ki biz bugün vitamin, protein, vesaireyi hap halinde değil, ala pirzola, imam bayıldı ve ayva kompostosu olarak almaktayız. (Akşam 25 Eylül 1934)”

Muhabir: Mehmet TÜRK