ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL
Türkiye’de 1 Ekim 2024’te başlayan ve 2025 boyunca adım, adım ilerleyen yeni çözüm süreci girişimi, bir yıllık sürede hem sahada hem siyasette önemli gelişmelere sahne oldu. Süreç, sembolik bir temasla başlayıp örgütsel fesih ve Meclis zeminine taşınan tartışmalara kadar uzanan çok katmanlı bir tablo ortaya koydu.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Yeni dönemin ilk işareti, 1 Ekim 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında geldi. Devlet Bahçeli’nin, DEM Parti eş genel başkanlarıyla tokalaşması Ankara kulislerinde “yeni bir diyalog zemini” olarak yorumlandı. Uzun süredir sert siyasi söylemlerin hakim olduğu atmosferde verilen bu görüntü, Kürt meselesine ilişkin yeni bir arayışın başlangıcı şeklinde değerlendirildi.

ÖCALAN'IN ÇAĞRISI VE ÖRGÜTSEL ADIMLAR
Sürecin en kritik dönüm noktası ise 27 Şubat 2025’te yaşandı. İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan, PKK’ye silah bırakma ve örgütsel yapıyı feshetme çağrısında bulundu. Bu çağrının ardından PKK, Mart 2025’te ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Temmuz 2025’te ise örgüt, düzenlediği kongrede fesih ve silah bırakma kararı aldığını açıkladı. Bir grup mensubun sembolik biçimde silahlarını yakması, sürecin “geri dönülmez bir aşamaya” geçtiği şeklinde yorumlandı. Hemen sonrasında Meclis’te “Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu” kurularak mesele parlamenter zemine taşındı.

SİYASETİN FARKLI YAKLAŞIMLARI
DEM Parti, süreci desteklediğini açıklarken demokratik siyaset alanının genişletilmesi ve kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi taleplerini dile getirdi. MHP ise silah bırakma ve fesih kararını “terörün sona ermesi” olarak nitelendirdi ancak hukuki ve güvenlik boyutunun netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise süreci “yeni bir safha” olarak tanımlayarak bunun Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti. Buna karşın bazı siyasi çevreler ve sivil toplum temsilcileri, sürecin yalnızca silahsızlanmayla sınırlı kalmaması; demokratik reformlar, hukuki düzenlemeler ve kimlik hakları gibi başlıkları da kapsaması gerektiğini savundu.

2026 BAŞINDA MECLİS GÜNDEMİ
Şubat 2026’da Meclis’te faaliyet gösteren komisyon, silahsızlanma sürecini temel alan ve hukuki reform önerileri içeren bir raporu oy çokluğuyla kabul etti. Raporda, demokratikleşme adımları ve yeni yasal düzenlemelere ilişkin çerçeve çizildi. DEM Parti raporu desteklerken, bazı maddelerin kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirtti.

SÜRECİN MEVCUT DURUMU
Gelinen noktada, PKK’nin silah bırakma ve örgütsel fesih yönündeki adımlarının büyük ölçüde tamamlandığı ifade edilirken, bu durumun hukuki tanımı, cezaevlerindeki durum, siyasal temsil ve olası yasal değişiklikler gibi başlıkların ise henüz netleşmiş olmadığı dile getirildi. Devlet Bahçeli ise son açıklamalarında, artık Öcalan’ın hukuki statüsünün de tartışmaya açılması gerektiğini savunarak sürecin yeni bir aşamaya evrilebileceğinin sinyalini verdi.

SÜRECİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
Geçen yıl 27 Şubat'ta, Diyarbakır'daki Dağkapı Meydanı'nda dev ekranlardan okunan Abdullah Öcalan’ın mesajının üzerinden bir yıl geçti. Bu çağrının yıldönümünde süreç, çatışmasızlık ve fiili silahsızlanma açısından dikkat çekici bir aşamaya ulaştı. Ancak, çözümün kalıcı hale gelebilmesi için hukuki altyapı, demokratik reformların kapsamı ve toplumsal mutabakatın nasıl sağlanacağı gibi sorular gündemdeki yerini koruyor. Siyasi aktörler arasında hem destekleyici hem de temkinli yaklaşımlar devam ederken, sürecin nihai çerçevesi, Meclis’te yapılacak çalışmalar ve atılacak somut adımlarla şekillenecek.




