Altın piyasasında yılın ikinci yarısında yüksek oynaklık devam ediyor. Ocak ayında 5.400 doların üzerine çıkarak tarihi zirve gören ons altın, daha sonra sert dalgalanırken ekim ayına 4.100 dolar civarında girildi. Uzmanlara göre bundan sonraki yönü Fed'in faiz politikası, ABD doları ve tahvil faizleri kadar Çin başta olmak üzere merkez bankalarının altın talebi belirleyecek.
Altın, 2026'nın başında güçlü bir yükselişle 5.400 dolar seviyesini aşarak tarihi zirve gördü. Ancak yıl içinde ABD faiz beklentilerinin değişmesi, doların güçlenmesi ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş değerli metal üzerinde ciddi baskı oluşturdu.
6 Ekim itibarıyla ons altın yaklaşık 4.160-4.170 dolar seviyesinde işlem görüyor. Reuters'a göre altın bugün yüzde 0,7 yükselerek 4.168 dolar seviyesine çıktı. Doların geri çekilmesi ve ABD tahvil getirilerindeki gevşeme, altına yeniden destek verdi.
Türkiye'de ise gram altın sabah saatlerinde yaklaşık 6.532 TL seviyesindeydi. Gram altın yıl başından bu yana TL bazında yaklaşık yüzde 9 yükselirken, son bir yıllık yükseliş yüzde 23'ü aştı.
ALTININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK BELİRLEYİCİ: FED
Altın faiz getirisi sağlamadığı için ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası açısından son derece hassas bir yatırım aracı.
Faizlerin yükselmesi ve ABD tahvil getirilerinin artması, yatırımcı açısından faiz getirisi sağlayan dolar varlıklarını daha cazip hale getiriyor. Bu durum altın üzerinde baskı oluşturuyor.
Buna karşılık Fed'in faiz artışlarından uzaklaşması veya ilerleyen dönemde gevşeme sinyali vermesi, altının yeniden güç kazanmasını sağlayabilir.
Piyasa şu anda Fed'in ekim ayında faiz artırma ihtimalini oldukça düşük görüyor. Bu beklenti altın açısından kısa vadede önemli bir destek oluşturuyor.
ÇİN FAKTÖRÜ GİDEREK BÜYÜYOR
Altın piyasasında artık yalnızca Fed ve ABD ekonomisi konuşulmuyor. Çin Merkez Bankası'nın altın alımları, piyasanın uzun vadeli yönü açısından kritik hale geldi.
Çin Merkez Bankası ağustosta yaklaşık 650 bin ons altın alarak rezervlerini 76,73 milyon ons seviyesine çıkardı. Böylece Çin'in altın alım serisi 22 aya ulaştı.
Dünya Altın Konseyi'nin son verilerine göre küresel merkez bankaları ağustosta net 39 ton altın aldı. 2026'nın ilk sekiz ayında bildirilen toplam net alım ise 170 ton oldu. Çin, ağustos ayında en önemli alıcılardan biri olarak öne çıktı.
Bu durum altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen en önemli faktörlerden biri.
Neden merkez bankaları altın alıyor?
Bunun temelinde rezervlerin çeşitlendirilmesi ve dolara olan bağımlılığın azaltılması bulunuyor.
Özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından altın, herhangi bir ülkenin borcu olmayan rezerv varlığı olması nedeniyle stratejik önem taşıyor.
Bu nedenle altının fiyatı ile ABD tahvil faizleri arasındaki klasik ters ilişkinin geçmişe göre daha zayıf hale geldiği görülüyor. Reuters'a göre merkez bankalarının yoğun alımları, yükselen tahvil getirilerine rağmen altının 4.000 doların üzerinde kalmasında önemli rol oynuyor.
ALTIN-DOLAR İLİŞKİSİ
Altın dolar üzerinden fiyatlandığı için doların değer kazanması genellikle altının yükselişini zorlaştırıyor.
Bunun nedeni basit: Dolar güçlendiğinde dünyanın diğer ülkelerindeki yatırımcılar açısından altın daha pahalı hale geliyor.
6 Ekim'de ise doların bir miktar gerilemesi ve ABD tahvil faizlerinin gevşemesi altına nefes aldırdı.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde dolar endeksi ile ABD 10 yıllık tahvil faizleri, altın yatırımcısının izlemesi gereken iki temel gösterge olacak.
Petrol neden önemli?
Petrol ile altın arasındaki ilişki doğrudan değildir ancak enflasyon ve faiz kanalı üzerinden oldukça önemlidir.
Petrol fiyatlarının sert yükselmesi enerji maliyetlerini ve enflasyon beklentilerini artırabilir. Eğer bu durum merkez bankalarının daha uzun süre yüksek faiz uygulamasına neden olursa, altın üzerinde baskı oluşabilir.
Buna karşılık petrol fiyatlarının gerilemesi enflasyon baskısını azaltırsa Fed'in daha rahat hareket etmesinin önü açılabilir. Bu da altın açısından olumlu olabilir.
Dolayısıyla yüksek petrol = otomatik olarak yüksek altın şeklinde bir denklem kurmak doğru değildir.
Türkiye'de gram altının kaderi sadece ons altına bağlı değil
Türkiye açısından önemli bir başka nokta ise gram altının iki temel değişkenden oluşması:
Ons altın + dolar/TL
Ons altın yükselirken dolar/TL de yükselirse gram altında hareket çok daha güçlü olabilir.
Tersine, ons altın yükselse bile TL'nin değer kazanması gram altındaki yükselişi sınırlayabilir.
Bu nedenle Türkiye'deki yatırımcı açısından küresel altın fiyatının yanı sıra dolar/TL, enflasyon ve Türkiye'nin para politikası da yakından izlenmeli.
2026 sonu için üç senaryo
1. İyimser senaryo
Fed'in faiz politikasında gevşeme beklentisinin güçlenmesi, doların zayıflaması, jeopolitik risklerin devam etmesi ve merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi halinde ons altında yeniden güçlü bir yükseliş görülebilir.
Goldman Sachs'ın eylül ayındaki değerlendirmesinde 2026 sonu için 4.900 dolar/ons seviyesinde bir hedef öne çıkarılmıştı.
2. Dengeli senaryo
Fed'in yüksek faiz politikasını uzun süre koruması ancak merkez bankalarının güçlü altın talebinin devam etmesi halinde altının 4.000-4.800 dolar arasında dalgalanması mümkün.
Dünya Altın Konseyi de yılın ikinci yarısında altının özellikle faiz beklentileri, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı pozisyonlarına bağlı olarak yüksek oynaklık gösterebileceğine dikkat çekiyor.
3. Sert düzeltme senaryosu
ABD ekonomisinin güçlü kalması, enflasyonun yeniden yükselmesi, tahvil faizlerinin daha da artması ve doların güçlenmesi halinde altın üzerindeki baskı artabilir.
Bu durumda 4.000 dolar seviyesi psikolojik ve teknik açıdan önemli bir destek haline geliyor.
Ancak merkez bankalarının devam eden alımları nedeniyle geçmiş dönemlerde olduğu kadar sert ve kalıcı bir düşüş yaşanması daha zor olabilir.
2027'de 5.000 dolar mümkün mü?
Bu artık piyasada tartışılan gerçekçi senaryolardan biri.
Reuters'ın 6 Ekim tarihli haberinde TD Securities'in altının 2027'de 5.000 doların üzerine çıkabileceği yönündeki beklentisi yer aldı.
Ancak bu rakamın gerçekleşmesi için Fed politikası, merkez bankalarının talebi, yatırım fonlarının altın pozisyonları, jeopolitik riskler ve doların seyri birlikte değerlendirilmek zorunda.
Türkiye siyaseti altını nasıl etkiler?
Türkiye'deki siyasi gelişmeler ons altının küresel fiyatını doğrudan belirleyen ana faktör değildir.
Ancak Türkiye'deki siyasi ve ekonomik belirsizliklerin döviz kuru, enflasyon beklentileri ve yatırımcı davranışı üzerinde etkili olması halinde gram altın bundan dolaylı olarak etkilenebilir.
Özellikle siyasi risklerin TL üzerinde değer kaybı baskısı oluşturması durumunda ons altın değişmese bile gram altın yükselebilir.
Bu nedenle Türkiye'de altının fiyatını değerlendirirken:
Ons altın + dolar/TL + enflasyon + faiz politikası
dörtlüsünü birlikte izlemek gerekiyor.
Sonuç: Altında hikâye bitmedi, ancak kolay yükseliş dönemi de geride kaldı
Altın 2026'da tarihi zirveleri gördükten sonra önemli bir düzeltme yaşadı. Ancak 4.000 doların üzerinde tutunması ve merkez bankalarının altın almaya devam etmesi, uzun vadeli talebin güçlü kaldığını gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde altının kaderini tek başına Fed belirlemeyecek.
Fed + dolar + tahvil faizleri + Çin + merkez bankaları + jeopolitik riskler + petrol + ETF yatırımları
aynı anda takip edilmeli.
Bu nedenle mevcut tablo, altın için ne tamamen "yükseliş bitti" ne de "kesintisiz yükseliş başlayacak" şeklinde okunmalı.
En güçlü ihtimal, yüksek oynaklığın devam ettiği; ancak uzun vadeli yapısal talebin altının aşağı yönlü hareketlerini sınırladığı bir piyasa görünümü.



