ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Amedspor tribünlerinin önemli taraftar gruplarından Barikat Taraftar Grubu Sözcüsü Hidayet Akboğa, taraftar çalışmaları ve uygulanan baskılar hakkında gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e açıklamalarda bulundu. Ceza alarak adli kontrol ve imza yükümlülüğüne tabi tutulan 2 binden fazla kişinin maçlara katılamadığını belirten Akboğa, bu kişilerin maç saatlerinde ise en yakın karakollara giderek imza vermek zorunda kaldıklarını ifade etti.

“BARİKAT GRUBU’NDA BUGÜNE KADAR FARKLI GÖREVLERDE YER ALDIM”

Barikat Grubu’nda bugüne kadar farklı görevlerde yer aldığını dile getiren Akboğa, “Yaklaşık 12-13 yıldır, kuruluşundan bu yana Amedspor tribünlerinin içindeyim. Barikat Grubu’nda farklı görevler üstlendim ve şu anda grubun sözcülüğünü yürütüyorum. Barikat ve Mor Barikat olmak üzere iki ayrı yapılanmamız bulunmaktadır; bu nedenle her iki yapının da kendi sözcüsü vardır.

“MOR BARİKAT DA ÖNEMLİ GÖREVLER ÜSTLENİYOR”

Mor Barikat, kadınların özgün örgütlenme alanı olarak faaliyet yürütürken, Barikat daha genel bir yapıyı temsil etmektedir. Kadın arkadaşlarımız da tribün çalışmalarında aktif rol almakta ve kendi alanlarında önemli sorumluluklar üstlenmektedir” dedi.

Amedspor Barikat Grubundan Birlik Çağrısı3

“YÖNETİMLE ZAMAN ZAMAN SORUNLAR DA YAŞAYABİLİRİZ, AMA BİZ BİR AİLEYİZ”

Yönetimle de bir aile olduklarını vurgulayan Akboğa, “Yönetimlerle zaman zaman fikir ayrılıkları veya sorunlar yaşayabiliyoruz. Ancak bunları, aile içinde yaşanabilecek doğal durumlar olarak değerlendiriyoruz. Dışarıya karşı ise her zaman birlik ve dayanışma içerisindeyiz. Amedspor’un temel ilkeleri çerçevesinde hareket edildiği sürece, tüm yönetimler bizim için değerlidir” diye konuştu.

“AMEDSPOR’UN İLKELERİ HALKIN DEĞERLERİNİ DE İFADE EDİYOR”

“Bizim için Amedspor’un ilkeleri, aynı zamanda halkımızın değerlerini de ifade etmektedir” diyen Akboğa, “Amedspor’u, Kürtlerin spor alanında kendilerini ifade etme biçimlerinden biri olarak görüyoruz. Bu nedenle yozlaşmamak, asimilasyona karşı durmak, yaşanan baskı ve haksızlıkları kabul etmemek gibi değerler bizim için büyük önem taşımaktadır. Bu değerler, aynı zamanda bir direnme ve var olma mücadelesinin parçasıdır” diye kaydetti.

6222 VE AMEDSPOR TARAFTAR GRUPLARINA YÖNELİK BASKILAR

Sporda yaşanan şiddeti önlemek için çıkarılan 6222 yasayı hatırlatan Akboğa, Amedspor taraftarları üzerindeki baskılara şöyle dikkat çekti:
“6222 sayılı yasa, sporda şiddet ve düzensizliği önleme amacıyla çıkarılmış bir yasadır. Örneğin eski liglerde tribünlerde maddeler atılır, meşaleler yakılırdı ve bu durum genellikle tüm tribüne mal edilirdi. 6222 yasası ise daha çok bireysel sorumluluğu ön plana çıkarır; yani bir kişi bir madde attığında yalnızca o kişi ceza alır.

“UCU AÇIK BİR YASA”

Amedspor özelinde durum biraz farklıdır. Çünkü bu yasa ucu açık bir yasa olduğundan, yetkililer takdir haklarını geniş bir şekilde kullanabiliyor. Bu, her yönüyle uygulanabilir. Örneğin Sakarya maçında yaşanan bir olayda yaklaşık 100 kişinin isimleri geçti ve cezaya tabi tutulmaları öngörülüyordu. Sonrasında bizim grubumuzdan yaklaşık 40 kişi bu konuda ceza aldı. Şu anda bu cezalar tedbir niteliğinde; yani mahkeme süreci tamamlanana kadar bu kişiler maçlara giremiyor ve maç günleri karakollara gidip imza atmak zorunda kalıyor.

Amedspor Barikat Grubundan Birlik Çağrısı4

“TÜRKİYE’DE BENZERİ OLMAYAN BİR UYGULAMA”

Gidilen karakollarda emniyet mensupları, yüzlerce kişinin imza için geldiğini ve artık bu durumdan yorulduklarını söylüyorlar. Türkiye’de benzeri olmayan bir uygulama olduğunu belirtiyorlar. İstanbul gibi büyük şehirlerde çok sayıda takım ve taraftar olduğu için durum farklı; ancak Diyarbakır ve Amasya gibi şehirlerde cezaya maruz kalan taraftar yüzdesi çok daha yüksek. Bu durum, hem spora hakim olunmamasından hem de karşı tarafın kötü niyetinden kaynaklanıyor. Dayanışma güçlü olsaydı, bu cezalar bu kadar kolay uygulanamazdı.

“GÜÇLÜ BİR LOBİMİZ YOK”

Karşı tarafta bir avukat ordusu bulunuyor. Bizim grup fertlerine de aynı anda birden fazla avukatla müdahale edilebiliyor. Bu nedenle karşı taraf keyfi hareket edemiyor. Biz de özellikle grup üyelerine destek sağlıyoruz; bu konuda güçlüyüz. Ancak bu iş biraz da lobiye dayanıyor. Örneğin Trabzonspor taraftarına aynı muamele yapılamıyor, çünkü lobileri daha güçlü. Bizim lobimiz güçlü olmasa da en azından çaba göstermeliyiz; kulüp ve yönetim rahatsız olmalı, müdahale etmelidir.

2 BİNİN ÜZERİNDE TARAFTAR CEZALI

Toplamında ceza alıp imza atan kişi sayısı 2 binin üzerindedir. Bu kişiler, maç saatlerinde stada yakın karakollarda imza vermek zorundalar. Cezalar bazen bir yıl, hatta üç yıl sürebiliyor ve keyfi uzatmalar yaşanabiliyor. Taraftarlara sahip çıkılması gerekiyor. Bu taraftarlar takımlarına kendilerini siper ediyorlar. Madde atan veya kulübe zarar veren kişiler ceza almalıdır; ancak tamamen alakasız şekilde ceza alanlar da mevcut. Bu noktada kulübün desteği şarttır.”
Tüm deplasmanlara gitmek istediklerini ifade den Akboğa, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“17 deplasman maçımız var. Deplasman kültürü bizim için çok önemli. Taraftar gruplarımızda çalışan, emekli ve farklı kesimlerden birçok arkadaşımız bulunuyor. Herhangi bir yasak olmadığı sürece tüm deplasmanlara gitmek istiyoruz ve bunun için talibiz.

RAKİP TAKIMIN TARAFTARLARININ DA ŞEHRİMİZE GELMESİNİ İSTİYORUZ”

Aynı zamanda rakip taraftarların da şehrimize gelmesini istiyoruz. Aramızda sorun yaşanan takımlar olsa bile sonuçta futbol taraftarlığı güzel bir kültürdür. Her taraftarın, takımını deplasmanda destekleme hakkı vardır. Bu konuda yıllarca sıkıntılar yaşadık. Yaklaşık altı yıl boyunca çeşitli yasaklarla karşılaştık ve takımımızı deplasmanlarda destekleyemedik.

Amedspor Barikat Grubundan Birlik Çağrısı2

“DEPLASMAN TARAFTAR İÇİN BİR KÜLTÜRDÜR”

Bazen “İstanbul’da zaten taraftarımız var, buradan kimse gitmesin” gibi görüşler ortaya çıkıyor. Oysa deplasman, taraftar için bir kültürdür. Yıllardır bunun hayalini kuran gençler, uzun yıllardır takımını destekleyen insanlar var. Elbette herkes takımını İstanbul’da, Trabzon’da, İzmir’de veya Ankara’da desteklemek ister. Bunun imkanlarının oluşturulması gerekir.

Bu noktada belediye, ticaret odaları, esnaf kuruluşları ve firmalarımızın sağlayacağı destekler büyük önem taşıyor. Ancak destek alamazsak da çözüm üretiriz. En kötü ihtimalle bir otobüs bulur, yakıt masrafını kendi aramızda karşılar ve yine gideriz. Bunlar daha önce yapmadığımız şeyler değil. Gittik, yine gideriz. Çünkü taraftar kültürü böyle gelişir. Amaspor taraftarı da bu şekilde kültür kazanır. Deplasman yolculuklarında oluşan dayanışma, söylenen besteler ve taraftarların birbirine deneyim aktarması bu kültürün en önemli parçalarıdır.

Bildiğiniz gibi bizim birçok bölgede yapılanmalarımız ve taraftar oluşumlarımız bulunuyor. Bunu hem Barikat grubu özelinde hem de genel taraftar yapımız açısından söyleyebilirim. Bu nedenle deplasman organizasyonlarına katılmak isteyen çok sayıda taraftar olacaktır. Bu noktada şehirdeki kurumların da destek vermesi gerekiyor. Çünkü Amedspor hem halkımız hem de şehrimiz için önemli bir değerdir.”

“TARAFTAR GRUPLARININ BİRBİRLERİYLE HER HANGİ BİR SORUNU YOK”

Taraftar gruplarının birbirleriyle her hangi bir sorunlarının olmadığı vurgulayan Akboğa,
“Bizim grup olarak Amedspor taraftar yapısı içerisinde yer alan diğer gruplarla herhangi bir sorunumuz yoktur. Her zaman bir araya gelebilir, dayanışma içerisinde hareket edebilir ve tribünü birlikte organize edebiliriz. Zaten Amedspor taraftarının çok büyük bir kısmı da bizden bunu bekliyor. Taraftarlar, “Birleşin, tek ses olun, tek vücut olun” diyor. Bu beklentinin haklı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü hem tribün kültürünün gelişmesi hem de daha güçlü bir taraftar yapısının oluşması için birlik önemlidir.

“AMEDSPOR HEPİMİZİN ORTAK DEĞERİ”

Bu konuda çeşitli yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz. Bugün dört grubu bir araya getirdiğimizde geriye kalan sorunların büyük bölümü en fazla iki ya da üç kişi arasındaki bireysel meselelerden ibaret. Bu noktaya kadar önemli mesafe kat ettik. Elbette zaman içerisinde bu bireysel sorunların çevresinde yeni anlaşmazlıklar da oluşabiliyor. Ancak bunlar çözülemeyecek problemler değil. Çünkü hepimizin ortak değeri Amaspor'dur. Bu ortak değer etrafında birleşildiğinde bu engellerin aşılabileceğine inanıyoruz.

“TEK PANKART ALTINDA BİRLEŞMEYİ ÖNERİYORUZ”

Nitekim bu konuda somut bir önerimiz de var. Barikat grubunun bulunduğu noktada inisiyatif alıyor ve sorumluluk üstleniyoruz. Dört grubun da eşit şekilde temsil edildiği, herkesin söz hakkına sahip olduğu bir yapı içerisinde tek pankart altında birleşmeyi öneriyoruz. Tek bir tribün kültürü oluşturarak daha güçlü bir atmosfer yaratabileceğimizi düşünüyoruz.

“FARKLI GÖRÜŞLER DE VAR”

Bu konuda farklı görüşler de dile getiriliyor. Bazıları grupların tribünün farklı noktalarına dağılmasının daha doğru olduğunu savunuyor. Ancak bugün zaten farklı yerlerde bulunuyoruz ve bunun tribün üzerinde beklenen etkiyi oluşturmadığını görüyoruz. Demek ki mevcut yöntemde eksiklikler var ve farklı bir yaklaşım denemek gerekiyor. Bu nedenle yıllar sonra ilk kez tüm grupların aynı tribünde, aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesini önemsiyoruz. Biz bu konuda hem inisiyatif alıyor hem de gerekli sorumluluğu üstleniyoruz. Çünkü güçlü bir tribün kültürünün ancak birlik ve dayanışma ile oluşabileceğine inanıyoruz” dedi.

“SÜPER LİGE HAZIRIZ, ANCAK TRÜBÜNLER AÇISINDAN HENÜZ HAZIR DEĞİLİZ”

“Süper Lig’e hazırız, ancak tribünler açısından henüz tam anlamıyla hazır olduğumuzu söyleyemeyiz” dyen Akboğa, sözlerine şunları ekledi: “Bu konuda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Sadece taraftar gruplarının değil, tüm taraftarların da kendini geliştirmesi şart. Süper Lig ne hafife alınacak bir platformdur ne de gereğinden fazla abartılacak bir yer. Amedspor büyük bir camiadır ve Süper Lig’i rahatlıkla kaldırabilecek güce sahiptir. Ayrıca Amedspor, orada kendisini en iyi şekilde temsil edecektir.”

“İSTANBUL BOĞAZI’NA AMEDSPOR BAYRAĞI ASILACAK”

Akboğa, İstanbul Boğaz Köprüsü’ne asılması planlanan Amedspor bayrağı ve koreografi çalışmaları hakkında da şu bilgileri verdi:

Geçen sene son haftalarda yaşanan puan kayıpları olmasaydı, Süper Lig’e hazırlık kapsamında hareketli bir koreografi yapacaktık. ‘Geliyoruz’ mesajı veren bir çalışma olacaktı. Türkiye’de çok az yapılmış, hatta belki sadece bir, iki kez denenmiş bir uygulamaydı.

“AVRUPA,GÜNEY AMERİKA VE FAS’I İNCELİYORUZ”

Bu süreçte Avrupa’yı, Güney Amerika’yı ve Fas tribün kültürünü inceliyoruz. Özellikle Fas, bu konuda oldukça gelişmiş. Oradaki örnekleri araştırıyor, farklı yaklaşımları bir araya getiriyoruz. Sporda ve tribün kültüründe henüz yeniyiz; bu nedenle farklı örneklerden beslenerek kendi kültürümüzle harmanlayıp özgün bir yöntem geliştirmeye çalışıyoruz.

“BİLİNÇLİ BİR TARAFTAR GRUBUMUZ VAR”

Taraftarlarımız bu tür işlere tamamen yabancı değil, bilinçli ve takip eden bir kitlemiz var. Bu yüzden hızlıca adapte oluyorlar ve bize de büyük destek veriyorlar. Bu çalışmayı yaptığımızda, “Tam da beklediğimiz şey buydu” diyen çok kişi oluyor.

TARAFTAR GRUBU HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR

Uzun süredir beklenen bir başka konu da İstanbul’daki bayrak meselesiydi. Süper Lig’e çıkan her takımın bayrağının İstanbul’da dalgalandığını görüyorduk ve biz de bunu uzun zamandır istiyorduk. İstanbul’daki arkadaşlarımız bu iş için ciddi emek verdi. Barikat İstanbul ekibi de büyük bir çaba gösterdi. İstanbul’da bu takımı desteklemek kolay değildi. Beş on kişiyle başlayan bir yolculuk vardı. Çünkü şehirde sürekli şampiyonluğa oynayan büyük kulüpler var ve ciddi bir rekabet ortamı mevcut. Buna rağmen bu arkadaşlarımız Amedspor’u seçti ve hep bu hayalin peşinden gitti.

Amedspor'da flaş ayrılık; Serkan Reçber istifa etti
Amedspor'da flaş ayrılık; Serkan Reçber istifa etti
İçeriği Görüntüle

“BAYRAK ASMA SÜRECİ RESMİLEŞTİ”

‘Hep bir gün bayrağı Boğaz Köprüsü’ne asacağız’ diyerek büyük bir motivasyonla çalıştılar. Şampiyon olup Süper Lig’e çıkınca da bu hayal daha somut hale geldi. Ancak bu süreçte bir eksiklik ortaya çıktı. Kulüp gerekli imzayı zamanında vermedi. Tüm resmi izinler aslında tamamlanmıştı; emniyet, Spor Şube ve ilgili birimler onay vermişti. Ancak kulübün imzası gerekiyordu. Kongre süreci beklendiği için bu imza gecikti. Kongre tamamlandıktan sonra kulüp de imzayı verdi ve süreç resmileşti.”

ANONİM VE FAKE HESAPLAR

Anonim ve fake hesaplara da dikkat çeken Akboğa, şunları dile getirdi:

“Amedspor son 2-3 yılda müthiş bir büyüme gösterdi. Bu nedenle de oldukça fazla konuşuluyor ve tartışılıyor. Bu süreçte anonim ve fake hesaplar açılıyor; insanlar kendilerini bu platformlarda ifade edip kabul görmek istiyor. Amedspor ismi geçtiğinde ciddi bir erişim de sağlanıyor. Bu durumu kötü niyetli olarak kullananlar olduğu gibi iyi niyetli kullananlar da var. Örneğin, çekindiği için anonim hesap açan kişiler de bulunuyor; buna da anlayış gösteriyoruz.

“MASUM OLAN İNSANLAR DA ZAN ALTINDA KALIYOR”

Ancak bu durumun kötüye kullanılması nedeniyle, aslında masum olan bazı insanlar da zan altında kalıyor. Bu konuyla ilgili mücadele yöntemine gelirsek, açıkçası şunu söyleyebilirim, birbirini sevmeyen yapılar, kurumlar veya kişiler organize şekilde bu tür şeyleri yapabiliyor. Bu noktada kimse birbirini suçlamamalı. Eğer camiadan bir şikayet geliyorsa, camia kendi içinde kenetlenerek bu sorunu çözmelidir. Örneğin, bir kişi hakkında bir hesap açılıp iftira atılabiliyor. Bunu yapan da aslında yine bizleriz. Bu sorunu düzenleyecek ve toparlayacak olan da yine bizleriz. Şu detay gözden kaçırılmamalı, Artık Türkiye’nin en büyük takımlarından biri haline geldik. Rekabet ettiğimiz kulüpler açısından bu tür şeyler çoğu zaman küçük ve önemsiz konular olarak kalıyor; hatta çoğu zaman dikkate bile alınmıyor.

“ANONİM HESAPLAR YÜZÜNDEN SÜREÇLER ZORLAŞABİLİYOR”

Bizim camiamızın bu tür olayları fazla önemsemesi, aslında yeni büyüyen bir yapı olmamızdan kaynaklanan bir tecrübesizliktir. Ancak insanlar bu durumdan dolayı kırılıyor. Bir kişi geliyor, hakkında hiç olmaması gereken iftiralar ve hakaretler ortaya atılıyor. Bunu yapan ise çoğu zaman o kişiyi sevmeyen biri oluyor; bir rakip ya da farklı bir alandaki karşıt kişi. Bunu engellemenin yolu, camia olarak kendi içimizde samimi bir şekilde kenetlenmektir. Bunun dışında çok fazla bir yöntem de yoktur. Hukuki olarak şikayet edilebilir, ancak anonim hesaplarla ilgili süreçlerde savcılık ve benzeri kurumlar, çok ağır suç unsuru olmadığı sürece genellikle aktif şekilde ilgilenmeyebiliyor. Anonim hesaplar nedeniyle süreçler zorlaşabiliyor.”

“TÜRKİYE’DE EN YOĞUN KADIN TARAFTARI OLAN TAKIM AMEDSPOR’DUR”

Türkiye’de kadın taraftarların en yoğun olduğu takım Amedspor olduğunu söyleyen Akboğa, “Amedspor için net söyleyebilirim, tribünde kadın oranı en yüksek takımlardan biri, hatta Türkiye’de kadın taraftar oranı en yüksek takımlardan biri. Biz ilk başladığımızda, Mor Barikat da vardı bizde, arkadaşlarımız da vardı. Onlar ilk kez tribüne geldiğinde, oradaki bazı taraftarlar şaşırmış gibi bakıyordu. ‘Kadının tribünde işi olur mu? Kadın tribüne mi gelir?’ gibi bir algı vardı. Ama biz bu tabuyu kırdık. Amedspor sayesinde, Mor Barikat sayesinde bu şehirde bir tabu yıkıldı. Zamanla bu gelişti. İnsanlar Amedspor tribünlerine geldiklerinde büyük bir sorunla karşılaşmayacaklarını gördükçe daha fazla gelmeye başladı.

“KADINLARIN OLDUĞU YERDE KÜFÜR AZALIYOR”

Kadın, gittiği her yeri güzelleştirebilecek bir potansiyele sahip. Bu nedenle kadınların olduğu yerde küfür azalıyor, kötü söz azalıyor ve şiddet de azalıyor. Bu açıdan kadınların tribünlerde olması çok değerli. Ancak kadınlarımızın da, diğer taraftarlarımız gibi Amedspor tribün felsefesini iyi bilmesi gerekiyor. Bazı kadın taraftarlar da farkında olmadan küfür edebiliyor, çok nadir de olsa. Bu noktada tribün kültürünün herkes tarafından benimsenmesi gerekiyor. Zamanla yeni taraftarlar geliyor ve öğreniyorlar. İleride, sezon açıldıktan sonra bu eksikliğimiz daha da belirgin hale gelecek. Bu nedenle bizim daha şimdiden bir araya gelmemiz gerekiyor” diye konuştu.

“AMEDSPOR TARAFTAR AKADEMİSİ PROJEMİZ VAR”

Amedspor Taraftar Akademisi projelerinin de olduğunu açıklayan Akboğa, “Kongrede de dile getirdiğim gibi, Amedspor Taraftar Akademisi projemiz var. Bu projede sadece spor ya da tribün kültürü değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal etkinlikler de yer alacak. Yani burası Amedspor taraftarının gelişim alanı olacak.

“YAKIN ZAMANDA ÇALIŞTAY DA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

Biz bu projeyi hayata geçirebilirsek, oradan mezun olan kişi sıradan bir taraftar değil, bilinçli ve donanımlı bir taraftar olacak. Bu konuyla ilgili kulüp içindeki yetkililerle ve muhataplarımızla zaten iletişim halindeyiz. Onlar da projeyi oldukça benimsediler ve geliştirme aşamasında destek veriyorlar. Yakın zamanda bir taraftar çalıştayı da gerçekleştireceğiz. Bu çalıştayın ardından akademimizi kurabilirsek, Amaspor taraftarı çok daha ileri bir noktaya ulaşacak. Aramızdaki küçük kırgınlıklar ve sorunlar ise bu sürecin önüne geçmemeli. Sürekli söylediğimiz gibi, kimsenin birbirine karşı olumsuz bir motivasyon üretmemesi gerekiyor” diye belirtti.

“CAMİA OLARAK TEK VÜCUT OLMALIYIZ”

Birlik çağrısı yapan Akboğa, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Önümüzdeki sezon farklı hedeflere odaklanacağız. Aile içinde zaman zaman sorunlar yaşanabilir ama dışarıya karşı güçlü bir dayanışma sergilemeliyiz. Bunun için sadece taraftarlar değil, yönetim ve şehrin diğer tüm yapılarıyla birlikte camia olarak tek vücut olmamız gerekiyor.”

Muhabir: Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU