Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,, SDG ve Suriye Ordusu arasındaki Halep kentindeki 2 mahallede yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, “YPG, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır. Şu gerçeği tekrar vurgulamakta yarar vardır: PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. SDG–YPG’nin de akıbeti aynı olmalıdır. Bizim için yegâne geçerli olan, İmralı’nın 27 Şubat çağrısıdır; bu çağrı barışa ve kucaklaşmaya davettir. SDG ve YPG bundan bağımsız değildir; olması da mümkün değildir” dedi. Bahçeli’nin konuşmasının satır başları şu şekilde:

Ortaokul ve liselerde yeni dönem başlıyor
Ortaokul ve liselerde yeni dönem başlıyor
İçeriği Görüntüle

BAHÇELİ’DEN DEM PARTİYE MESAJ

“Özellikle Mazlum Abdi, PKK’nın kurucu göndermesine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez. Söylese bile bunun inandırıcılığından söz edilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır. Acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan ve onları ölüme sürükleyen SDG ve YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu, sivilleri sabırla ve tam tekmil hâlde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına dahi dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin “Türkiye’yi uyarıyoruz” diyerek başlayan söz ve açıklamaları; SDG ve YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri bakımından hakikaten çok üzücü ve son derece sorunlu bir dildir. Terörsüz Türkiye’nin adım adım hayata geçtiği bu süreçte her türlü fedakârlık yapılırken, birdenbire Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek; cımbızla seçilmiş gerekçelere saplanıp kalmak, Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Bilinmelidir ki Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türkiye’ye haramdır. Çünkü biz kardeşiz; biz kader ve keder ortağıyız. SDG–YPG’nin Ankara’ya davet edilip müzakere edilmesini istemek; ya aceleye getirilmiş bir açıklamadır ya da meseleyi kavrayamayan, gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır.

"MUHATAP PKK KURUCU ÖNDERİNDEN BAŞKASI ASLA DEĞİLDİR"

Türkiye Cumhuriyeti, böyle bir zillete nasıl olur da onay verecektir? Muhatap bellidir. PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir. Hatırlatma mazur görülsün; fakat bu parti Türkiye’nin partisidir ve bu hâliyle Türkiye’ye parmak sallaması asla ve kata meşru, masum ve makul görülemeyecektir. Halep’te sükûnetin tesisi sevindirici bir gelişmedir. Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğü muhakkak korunmalıdır. SDG–YPG’nin muhatabı Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti’dir. Nihayet 10 Mart mutabakatının zamanı gelmiş olsa da, karşılıklı uzlaşma, yapıcı görüşmeler ve müzakerelerle; İmralı’nın da çağrısı olan entegrasyon süreci tamamlanmalıdır. Tarih ile coğrafyayı birbirine bağlayan bir barış kuşağının sıcaklığı; milletimizin ve bölge halklarının bahtını ve yolunu açacaktır. İnancımız, irademiz, ümidimiz ve dememiz de bu şekildedir. Uyuyan vicdanları, deyim yerindeyse çekiş darbeleriyle uyandıracağız. Çoğulcu cehaletin tutsağı olanları mutlaka aydınlatacak ve ikna edeceğiz. ‘Türk’ün kaderi Kürt, Kürt’ün kaderi Türk’tür’ diyeceğiz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ