HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Herkesi 27-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek “Özgürlük Mitingi”ne davet eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Yapacağımız mitingler sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için değil, onurlu barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Kurumlar Platformu tarafından Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle gerçekleştirecek olan “Özgürlük Mitingi”nin deklarasyonunda konuştu. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yapmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın dünyada süren krizlerin çıkışının yanıtı olduğunu belirtti.
‘SAMİMİYET BEKLİYORUZ’
Bakırhan, “Ortadoğu’daki gelişmeler bizim güvenliğimizi etkiliyorsa, gelişmelerin ülkemizin sıçramasını istemiyorsak, kendi barışımızı birlikte demokratik bir zeminde sağlamamız gerekiyor. Dolayısıyla çağrı tarihi önemdedir, çok kıymetlidir. Hem Türkiye’nin demokratik sorunlarını çözmesi için fırsattır hem de Kürt sorunun çözümünü sağlamak için aralanmış bir eşiktir. 20 aydır bir türlü adım atamadık. Tek taraflı atılan adımlar var ama bu konuda hem Meclis hazırlamış olduğu rapora uygun adım atmış değil. Bu süreç başlarken, ‘Çözemedik hiçbir sorun kalmayacak’ diyen iktidar 20 aydır bekliyor. Madem bu kadar tarihi bir fırsat var, onun için kalıcı, onurlu bir barış için kimin üzerine ne düşüyorsa gerekenleri bir an önce yapması gerekiyor. Atılması gereken adımların atılması için toplandık. Sayın Öcalan madem Kürt meselesinin çözümünün yegane aktörü, o zaman yaşam koşulu, çalışma koşullarını hazırlayın ki; topluma size, bize yanıtını bir türlü veremediğimi ama yanıtı çok basit olan adımların niye atılmadığını iyi bilsin. Demokratik gelecek; disiplin, samimiyet ister. Her bir aktörün ayrı ayrı konuşma ve değerlendirme yapmasını bu süreç kaldırmaz. Biz samimi olduğumuzu 7’den 70’e ortaya koyduk. Şimdi bir samimiyet bekliyoruz. Türkiye’nin demokrasisini, ortak geleceğimizi ilgilendiren bu meseleyle ilgili bir yasa çıkmasının önündeki engel nedir? Sayın Kurtulmuş size soruyoruz. Hani, ‘Konuşmayacağımız, çözemeyeceğimiz tek bir şey yoktur’ diyen sizlere sesleniyorum. Türkiye ve Kürt kentlerinden seçilen arkadaşlarımızla buradayız, evlatlarını yitiren Barış Anneleri’yle buradayız, bu sorundan kaynaklı işlerinden olan KHK’li yoldaşlarla buradayız, geleceğimiz olan gençlerle bir aradayız. Bugüne kadar 2 bin 500 tane toplantı yaptık. İşte samimiyet budur. Topluma gidip barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak en büyük samimiyettir. Şimdi samimi olması gerekenlere de bir an önce kalıcı adımları atması gerektiği çağrısını yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Bakırhan, “Biz sadece Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istemiyoruz; onunla birlikte adalet, özgürlük olsun, eko-kırım dursun, Türkiye’de yaşayan bütün halkların eşitçe, özgürce, kardeşçe, bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesin eşit yurttaş olmasını istiyoruz. O yüzden yapacağımız mitingler sadece Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için değil, onurlu barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir. Kadınları, gençleri, Arapları, Alevleri, bütün halkları ve inançları miting alanına davet ediyoruz” dedi.
‘BARIŞ İÇİN KATKI SUNMAMIZ GEREKİYOR’
Bakırhan, tüm halklara çağrı yaptığı konuşmasını şöyle tamamladı: “Öcalan ve partisi üzerine düşeni yaptı. Şimdi bizler, gençler, kadınlar, kurumlar olarak mitingde bir araya gelerek barışı ne kadar istediğimizi haykırmaya çalışacağız. Demokratik toplum ve özgürlük mitingleri yapacağız. O mitinglerin yüzbinlerle geçmesi için herkesi çalışma alanlarına bekliyorum. İstanbul’da bir buçuk milyonla Newroz’u kutlayan onurlu halklarımızı miting alanına bekliyoruz. Barış için bizim de katkı ve destek sunmamız gerekiyor. Biz bu topraklarda çatışmanın, şiddetin can ve mal kaybının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. İyi biliyoruz ki barışın kaybedeni yoktur. Gençlerimizi, kadınları, halklarımızı o barış meydanlarına davet ediyorum. Mitinglerimizin barışa, demokrasiye, onurlu bir yaşama, eşit yurttaşlığa, demokratik cumhuriyete vesile olmasını diliyorum.”





