ÖZEL HABER / Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Geçmişten geleceğe devam eden bayramların vazgeçilmezi Diyarbakır çöreği bayram öncesi fırınlarda ve tezgâhlarda yerini aldı. Bu geleneği sürdürenlerden biri de Ahmet Usta. Diyarbakır’a özgü bayram çöreği geleneğinin devam etmesi için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Usta, “Bayram çöreğine ilgi geçmişe oranla azaldı” dedi.

YENİ NESİL BU GELENEĞE İLGİ GÖSTERMİYOR
Eskiden işlerinin çok daha yoğun olduğunu söyleyen Ahmet Usta, “Yeni nesil artık bu kadim kültürlere çok ilgi göstermiyor. Evde büyükler varsa çörek alınmaya devam ediliyor. Ama yoksa çörek akla pek gelmiyor. Diyarbakır’da kalmış birkaç taş fırından biri olarak bu kültürün devamı için elimizden geleni yapıyoruz. Eskiden bayramdan 3-4 gün önce hareketlilik başlardı. Diyarbakır çöreği için hazırladıkları malzemeleri getirerek fırına atardık. Arife günü sabaha kadar çörek pişirdiğimizi hatırlıyorum. Günümüzde ise bu yoğunluk büyük ölçüde azaldı, insanlar artık o zahmete girmek istemiyor” diye konuştu.

EVDE YAPIM AZALIYOR, HAZIR ÇÖREK TÜKETİLİYOR
Çörek geleneğinin tamamen kaybolmadığını, sadece şekil değiştirdiğini vurgulayan Ahmet Usta, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”Eskisi gibi evde hamur hazırlanıp fırına getirenlerin sayısı azalıyor. Ama insanlar yine çörekten vazgeçmiş değil. Bu kez fırından alarak bu geleneği sürdürmeye çalışıyorlar. Bu yıl bir çörek ekmeğini 10 liradan yapıyoruz.

TAŞ FIRINININ LEZZETİ HALA VAZGEÇİLMEZ
Çöreğin en önemli özelliği odun ateşinde, taş fırında pişirilmesidir. Yeni nesil fırınlarda pişirilen çörekler, bildik tadı vermezler. Taş fırında pişirilme yöntemi, ekmeğe eşsiz bir aroma katıyor. Doğal maya ile hazırlanan hamurun sindirimi daha kolay oluyor. Üzerine serpilen susam ve çörek otu da lezzeti tamamlıyor. Bu çörek geçmişten bugüne taşınan bir kültürdür. Her lokmada eski taş fırınların sıcaklığı, mahalle sohbetlerinin samimiyeti hissedilir. Mezopotamya’nın kadim ruhu bu ekmeğin içinde yaşıyor.”




