HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Diyarbakır’da Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla 1 Mayıs İşçi Bayramı için İstasyon Meydanı’nda miting düzenlendi. Mitinge Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi ve emekçi katıldı.

DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN İRADEMİZİ ORTAYA KOYUYORUZ

Tertip Komitesi adına konuşan Anahtar Kaya, emeğin değersizleştirilmesine, hayatların ucuz görülmesine karşı sözlerini büyüttüklerini dile getirdi. Anahtar Kaya, “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz derken, aslında bu düzeni değiştirme irademizi ortaya koyuyoruz. Demokratik toplum fabrikalarda, belediyelerde, tarlalarda, inşaatlarda yani emeğin olduğu her yerde verilen mücadeleyle inşa edilir. Çünkü demokrasi en çok emeğin olduğu yerde anlam kazanır. Demokrasi ve emek mücadelesi bir birinden ayrı değildir. İnsanca yaşam ve demokratik toplum talebi aynı kökten besleniyor” dedi.

Diyarbakır’daki 1 Mayıs Mitingi5

“İKTİDARDAN SAHİCİ ADIMLAR ATMASINI BEKLİYORUZ”

Ardından söz alan Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Erdal Karakuş, “1 Mayıs bizden çalınan her şeyin geri alınmasının günüdür” diyerek, kendilerinden “çalınanları” sıraladı. Karakuş, “Bu hak kayıplarımız için bugün buradayız ve itiraz ediyoruz” dedi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Karakuş, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bir yıl önce barış ve demokratik müzakere yönünde çağrısı olmuştu. O günden bu güne sahici, gerçekçi barışa dair bir adım atılmadı. Barış beklemeye gelmeyecek bir mücadeledir. İktidardan sahici adımlar atmasını bekliyoruz. Çok net bir biçimde sorumluluk almaya hazırız, barışın tarafıyız. Barış için emek vermeye hazırız” şeklinde konuştu.

Diyarbakır’daki 1 Mayıs Mitingi3

BARIŞ SÜRECİ ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ, EN BÜYÜK EKSİKLİK HUKUK

Mitingde önemli açıklamalarda bulunan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları ifade etti:

“Barış sürecinin üzerinden bir yıl geçti. En büyük eksiklerden biri hukuktur. Bu hukuk sadece Kürtleri ilgilendirmiyor. Orta Doğu’da halkların haklarını yok eden savaşlar, yalnızca bir kesimi değil tüm Türkiye halklarını etkiliyor. Çünkü bu durum hepimizin üzerinde bir şiddet ve kriz tehdidi oluşturuyor.

Diyarbakır’daki 1 Mayıs Mitingi4

“BARIŞ VE DEMOKRATİK SÜRECİ HEP BİRLİKTE SAHİPLENELİM”

Biz diyoruz ki barış ve demokratik toplum sürecini hep birlikte sahiplenmeliyiz. Devletin “terörsüz Türkiye” söylemini dar bir alana sıkıştırmak yerine, bu süreci toplumsal bir barış ve demokrasi perspektifiyle ele almak gerekir.

DESOB’da seçim heyecanı: 301 delege sandık başında
DESOB’da seçim heyecanı: 301 delege sandık başında
İçeriği Görüntüle

“BU SÜREÇ AYNI ZAMANDA ÖZGÜRLÜK MESELESİDİR”

Bu süreç aynı zamanda emeğin özgürlüğü meselesidir. İşçilerin ve emekçilerin adil, eşit ve güvenli bir sistemde yaşayabilmesi için kalıcı bir barışa ihtiyaç vardır. Artık savaşın maliyetini konuşan değil, barışın hukukunu ve geleceğini kuran siyasetçilere ihtiyaç vardır.

“SÜREÇTE KISMEN YOL ALINDI”

Bu süreçte kısmen yol alındı. Savaşın yerine barışın konuşulabildiği, yüzyıldır inkar edilen kimliklerin bu ülkenin hukukunda yer bulabildiği ve emekçilerin emeğinin değer kazanabileceği bir sürecin mümkün olduğu görülmüştür.

Diyarbakır’daki 1 Mayıs Mitingi2

“KADINLAR VE EMEKÇİLER OLMADAN BARIŞ OLMAZ”

Ancak açıkça bilinmelidir ki emekçiler olmadan, kadınlar olmadan, gençler olmadan bu süreç tamamlanamaz. Çünkü devletlerin ve iktidarların en büyük araçlarından biri halkları parçalamaktır.

“PARÇALANMA DEĞİL, BİRLEŞME ZAMANI”

Demokratik toplum süreci ise şunu söyler: Parçalanma değil, birleşme zamanıdır. Birlik olma, eşit yurttaşlık temelinde geleceğimizi birlikte kurma zamanıdır. Bu anlayışla, Öcalan’ın özgür olduğu ve bu sürece uygun bir hukuki zeminin oluştuğu bir mücadeleyi yürüten halkımıza ve emekçilere saygı duyuyoruz.

“BU MÜCADELE ENİNDE SONUNDA DOĞRU BİR HUKUKA KAVUŞACAK”

Yüzyılı aşkındır süren bu mücadele, eninde sonunda doğru bir hukuk düzenine kavuşacak ve özgürlük gerçekleşecektir. Bu özgürlük yalnızca belirli şehirlerin değil, tüm coğrafyanın özgürlüğü olacaktır.

“EMEK VE MÜCADELE HEPİMİZİN”

Bu coğrafyayı birlikte demokratikleştirecek, birlikte özgürleştireceğiz. Artık emeğin değer kazandığı, eşitliğin konuşulduğu bir geleceği kurma zamanıdır. Çünkü emek hepimizin, mücadele hepimizin.”

Muhabir: Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU