HABER / Mehmet Rumet SOYLU-Veli Baltaci

Öcalan ile görüşen DEM Parti İmralı heyetinden açıklama
Öcalan ile görüşen DEM Parti İmralı heyetinden açıklama
İçeriği Görüntüle

Amed Çocuk Hakları Ağı Eşsözcüsü Nesrin Soydan tarafından okunan ortak açıklamada, düzenlemenin çocuk haklarını zayıflattığı, cezalandırıcı yaklaşımı güçlendirdiği ve uluslararası çocuk hakları standartlarına aykırı olduğu belirtilerek teklifin geri çekilmesi istendi.

ÇOCUK HAKLARI SAVUNUCULARINDAN ORTAK AÇIKLAMA

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, çocuk hakları alanında çalışan kurumlar ve hak savunucularının tepkisini çekti.

Amed Çocuk Hakları Ağı, Van Çocuk Hakları Dayanışma Ağı ve Çocuklar için Barış İnisiyatifi tarafından eş zamanlı yapılan ortak açıklama, Amed Çocuk Hakları Ağı Eşsözcüsü Nesrin Soydan tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Açıklamada, yasa teklifinin çocuklara yönelik cezaları ağırlaştırdığı, çocukların daha uzun süre özgürlüklerinden yoksun bırakılmasının önünü açtığı ve çocuk adalet sistemini hak temelli anlayıştan uzaklaştırarak daha cezalandırıcı bir yapıya dönüştürdüğü ifade edildi.

“SORUN, ÇOCUKLAR DEĞİL, ÇOCUKLARI KORUYAMAYAN POLİTİKALARDIR”

Çocukların suçlarıyla tanımlanamayacağı vurgulanan açıklamada, devletin temel görevinin çocukları daha ağır cezalandırmak değil, onları şiddetten korumak, haklarını güvence altına almak ve suça sürüklenmelerini önleyecek sosyal politikaları hayata geçirmek olduğu belirtildi.

Yaşamını yitiren ve şiddete maruz bırakılan çocuklar nedeniyle duyulan acının ve adalet talebinin paylaşıldığı ifade edilen açıklamada, “Bir çocuğun daha yaşamını yitirmesini, şiddete maruz kalmasını ya da suça sürüklenmesini istemiyoruz. Tam da bu nedenle çocukları gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini, çocuk haklarından vazgeçilmemesini talep ediyoruz” denildi.


“DAHA AĞIR CEZALAR SORUNUN ÜZERİNİ ÖRTER’

Ortak açıklamada, çocukların suça sürüklenmesinin çoğu zaman bireysel bir tercih değil; yoksulluk, ayrımcılık, ihmal, şiddet, çocuk işçiliği, eğitimden kopuş ve koruyucu mekanizmaların yetersizliğinin sonucu olduğu ifade edildi.

“Daha ağır cezalar, çocukları suça sürükleyen nedenleri ortadan kaldırmaz; yalnızca bu nedenlerin üzerini örter” denilen açıklamada, cezaların artırılmasının çocukları korumaya yönelik etkili bir çözüm olmadığı savunuldu.


“ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERLE BAĞDAŞMIYOR”

Açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası çocuk hakları standartlarının, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasını yalnızca son çare ve mümkün olan en kısa süreyle uygulanabilecek bir tedbir olarak kabul ettiği hatırlatıldı.

Buna karşın yasa teklifinin çocuklara özgü güvenceleri zayıflattığı ve çocuk adalet sistemini yetişkin ceza adaletine yaklaştırdığı belirtilerek, bu yaklaşımın Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.


‘BELİRSİZLİK VE KEYFİ UYGULAMA RİSKİ”

Hak savunucuları, teklifin kapalı çocuk ceza infaz kurumlarını yaygınlaştırdığını, çocukların eğitim evlerine geçişini belirsiz kriterlere bağladığını ve İdare ve Gözlem Kurullarına geniş takdir yetkisi tanıdığını belirtti.

Bu düzenlemelerin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerini zedelediği, çocukların hangi koşullarda eğitim evine geçebileceğinin öngörülemez hale geldiği kaydedildi. Açıklamada, çocukların haklarının korunmasının daha fazla hapisle değil; güçlü sosyal politikalar, nitelikli eğitim, psikososyal destek ve etkili çocuk koruma mekanizmalarıyla mümkün olduğu vurgulandı.


“ÇOCUK ADALETİNİN AMACI CEZALANDIRMAK DEĞİL”

Açıklamada, çocuk adalet sisteminin temel amacının yalnızca işlenen fiile karşılık vermek olmadığı belirtilerek, sistemin çocuğun yeniden zarar görmesini önlemeyi, sorumluluk almasını desteklemeyi, haklarını güvence altına almayı ve toplumsal yaşama yeniden katılımını güçlendirmeyi hedeflemesi gerektiği ifade edildi.

Mağdurların adalete erişiminin de yalnızca cezaların artırılmasıyla değil, etkili soruşturma süreçleri, psikososyal destek, yeniden örselenmenin önlenmesi ve onarıcı adalet mekanizmalarıyla sağlanabileceği dile getirildi.


TEKLİF GERİ ÇEKİLSİN

Çocuk hakları savunucuları, yasa teklifinin geri çekilmesini ve çocuk adalet sisteminin “çocuğun üstün yararı” ilkesi ile uluslararası standartlar doğrultusunda yeniden hazırlanmasını talep etti.

Açıklamada ayrıca, çocukların suça sürüklenmesini önleyecek koruyucu ve önleyici politikaların güçlendirilmesi, eğitim, sosyal hizmet, ruh sağlığı ve psikososyal destek alanlarına daha fazla kamu kaynağı ayrılması, özgürlüğünden yoksun bırakmanın son çare olarak uygulanması ve toplum temelli destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması çağrısı yapıldı.


“ÇOCUK HAKLARINDAN VAZGEÇMEYİN”

Açıklamanın sonunda, bugün alınacak kararların yalnızca çocuk adalet sistemini değil, toplumun geleceğini de belirleyeceği vurgulanarak şu çağrı yapıldı:

“Çocukların yetişkinler gibi yargılanmasına hayır. Çocukları koruyamayan sistemin bedelinin çocuklara ödetilmesine hayır. Devletin çocukları koruma yükümlülüğünden vazgeçmesine hayır. Hiçbir çocuk; yoksulluğun, ayrımcılığın, şiddetin, ihmalin ya da yerine getirilmeyen kamu yükümlülüklerinin bedelini daha ağır cezalarla ödememelidir. Çocuklardan vazgeçmeyin. Çocuk haklarından vazgeçmeyin. Teklifi geri çekin.”

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ