CHP Diyarbakır’dan Ankara’ya çağrı: Çözüm sürecini büyütelim! 🔗https://t.co/f1XzePP6zo https://t.co/caKLwXSYlE
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) November 1, 2026
ÖZEL HABER - Mehmet TÜRK
CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Diyarbakır’da katıldığı Cumhuriyet ve Demokrasi Gecesi’nde yaptığı konuşmayla dikkat çekti. “Bu ülkede Amedspor’u selamlamayanlara inat Amedspor’a selam olsunö diyen Saraç, Kürt meselesinin demokratik siyasetle çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Silahlar susmalı, terör bitmeli, demokratik siyaset hayatın her alanına nüfuz etmeli" mesajı verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanlığı tarafından Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen “Cumhuriyet ve Demokrasi Gecesiö, önemli siyasi mesajlara sahne oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç’ın katıldığı programa CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke, DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Remzi Kaymak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
EKE: CUMHURİYET, EGEMENLİĞİN MİLLETE AİT OLMASIDIR
Gecenin açılış konuşmasını yapan CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke, Cumhuriyet’in yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda demokrasiye, eşit yurttaşlığa ve ortak geleceğe sahip çıkma iradesi olduğunu söyledi. Ekonomik sorunlara, işsizliğe, adalet ve demokrasi alanındaki tartışmalara dikkat çeken Eke, Cumhuriyet’in yurttaşın kul olmaktan çıkarak hak sahibi bir birey haline gelmesini temsil ettiğini belirtti.
Kürt meselesine de değinen Eke, Kürt yurttaşların diline, kültürüne, kimliğine ve demokratik taleplerine saygı gösterilmesinin bir lütuf değil, demokratik devletin sorumluluğu olduğunu ifade etti. Kürt meselesinin günlük siyasi hesapların ötesinde, uzmanların, akademisyenlerin ve ilgili çevrelerin katılımıyla demokratik bir zeminde tartışılması gerektiğine dikkat çeken Eke, şöyle konuştu:
"Biz bu ülkenin geçmişine sahip çıkarken geleceğini de değiştirmeye talibiz. Cumhuriyet bu topraklarda yaşayan insanların kaderini bir kişinin iradesine bırakmama kararlılığıdır. Cumhuriyet egemenliğin saraylardan alınıp millete verilmesidir. Yurttaşın kul olmaktan çıkıp hak sahibi bir birey haline gelmesidir. Ekonominin büyüdüğü söyleniyor. Söyleniyor ama vatandaşın sofrası küçülüyor. Gençlerimiz diplomalarını alıyor. Ancak söz konusu diplomalarla ne yazık ki iş bulamıyor. Üreticimiz üretiyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Yargı bağımsızlığı tartışılıyor. Kamu kurumlarına duyulan güven ne yazık ki her geçen gün zayıflıyor. Burada açıkça ifade etmek istiyorum. Bir ülke yalnızca ekonomik göstergelerle değil adalet duygusuyla yönetilir. Adaletin zayıfladığı yerde kalkınma eksik, demokrasinin gerilediği yerde cumhuriyet eksiktir. Bizim itirazımız yalnızca iktidarın politikalarında değildir. Bizim itirazımız devletin yurttaş karşısında hesap vermeyen bir güce dönüşmesidir."
"KÜRT MESELESİNİ GÖRMEZDEN GELEMEYİZ"
Kürt meselesini görmezden gelemeyeceğine işaret eden Eke, "Diyarbakır'dan konuşuyorsak ülkemizin en önemli meselelerinden birini görmezden gelemeyiz. Kürt meselesi. Yıllardır bu mesele etrafından çok şey konuşuldu. Çok acılar yaşandı. Çok bedeller ödendi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu meseleye günlük siyasi hesaplarla seçim matematiğiyle veya başkalarının siyasi pozisyonlarına göre yaklaşamayız. Bizim yaklaşımımızın merkezinde insan, hukuk, demokrasi ve toplumsal barış vardır. Kürt yurttaşlarımızın diline, kültürüne, kimliğine ve demokratik taleplerine saygı göstermek bir lütuf değildir. Demokratik devletin sorumluluğudur. Bu mesele artık siyasetin alanından çıkıp demokratik bir tartışma zeminiyle bu ülkenin dil bilimcilerinin, pedagoglarının ve bu konudaki uzman insanların konuştuğu, tartıştığı ve uzlaşacağı bir alana dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkçemiz bu ülkenin ortak iletişim dilidir. Farklı ana diller bu ülkenin kültürel zenginliğidir. Bunları birbirinin karşısına koymak yerine birlikte yaşatabilmeliyiz. Bir başka önemli mesele de hukuktur. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmadan toplumsal güven yeniden inşa edilmeden kalıcı bir barıştan söz etmek mümkün değildir" şeklinde konuştu.
SARAÇ’TAN AMEDSPOR’A AÇIK DESTEK
Gecenin en dikkat çeken konuşmasını CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç yaptı. Diyarbakır’ın tarihsel, kültürel ve siyasi değerlerine gönderme yapan Saraç, konuşmasına Amedspor’a selam göndererek başladı. Saraç, “Bu ülkede Amedspor’u selamlamayanlara inat Amedspor’a selam olsun. Bu ülkede barış olur. Bu ülkede silahlar konuşmaz. Bu ülkede demokratik siyaset belirleyici hale gelirö ifadelerini kullandı.
Diyarbakır’ın yetiştirdiği önemli isimleri de tek tek anan Saraç; Ahmed-i Hani, Ziya Gökalp, Ahmed Arif, Sezai Karakoç, Celal Güzelses ve Şivan Perwer’e selam gönderdi. Tahir Elçi, Selçuk Mızraklı ve Selahattin Demirtaş'ı da anan Saraç, Uğur Mumcu, Musa Anter, Metin Göktepe ve Hrant Dink'in anısına sahip çıkanları selamladı.
“KİMLİKLERİN REDDİYLE TÜRKİYE İLERLEMEZ"
Türkiye’de kimlik tartışmalarının hâlâ devam etmesini eleştiren Saraç, bunun Cumhuriyet’in 100 yılı aşan geçmişine rağmen çözülememiş önemli sorunlardan biri olduğunu söyledi.
“Kürt’ün Kürt olmasını inkar etmeye devam ederseniz olmaz" diyen Saraç, geçmişte Kürt kimliğinin inkâr edildiği dönemleri hatırlatarak, kimliklerin reddedilmesiyle demokratik bir Türkiye’nin inşa edilemeyeceğini dile getirdi.
Herkesin kendi kimliğini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini belirten Saraç, “Kim kendisini nasıl hissediyorsa, nasıl ifade ediyorsa öyle ifade etmelidir. Bizi bir araya getiren Cumhuriyet yurttaşlığıdır" dedi.
“ÇÖZÜM SÜRECİNİ BÜYÜTELİM"
Konuşmasında devam eden çözüm sürecine de geniş yer ayıran Saraç, CHP olarak sürecin Türkiye’nin demokratikleşmesi ve silahların susması açısından önemli olduğunu düşündüklerini söyledi. CHP’nin çerçeve yasaya destek vermesinin doğru bir siyasi tutum olduğunu ifade eden Saraç, ancak atılan adımların yetersiz kaldığını da vurguladı. Saraç, “Diyarbakır’dayız. Çok net söylemek lazım. Çözüm sürecini hızlandırmak ve Türkiye’nin hızlı bir biçimde bu sorunu aşması gerekiyor. Gerekçesi, arka planı ne olursa olsun silahlar susmalı, terör bitmeli, demokratik siyaset hayatın her alanına nüfuz etmeli. Bunun için üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız" diye konuştu.
Kürt meselesinin ülkenin gerçekleri kabul edilerek, şeffaf ve demokratik biçimde Meclis zemininde ele alınması gerektiğini belirten Saraç, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, barolar ve meslek odalarına birlikte hareket etme çağrısında bulundu.
“SORUNU ÇÖZERSEK BAŞKA BİR TÜRKİYE ORTAYA ÇIKAR"
Türkiye’nin ekonomik ve demokratik sorunlarına da değinen Saraç, iktidarın 24 yıllık yönetiminde temel sorunların çözülemediğini savundu. İşsizlik, ekonomik kriz ve adaletsizliğin ülkenin öncelikli gündeminde olması gerektiğini söyledi. CHP’nin kendi iç tartışmalarına takılıp kalmadan Türkiye’nin temel sorunlarına odaklanması gerektiğini belirten Saraç, Kürt meselesinin çözümünün yalnızca bölge açısından değil, bütün Türkiye açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Saraç, “Türkiye bu sorunu çözerse başka bir Türkiye ortaya çıkar. Bölgede istikrar sağlamanın yolu, demokratik siyaseti önceleyen bir tavrın öne çıkarılmasıdır. Atılan adımların yetersiz olduğunu biliyoruz. Ama bu adımları gelin el birliğiyle büyütelim" çağrısında bulundu.
KÜRTÇE VE TÜRKÇE ŞARKILARLA HALAY
Siyasi mesajların öne çıktığı gecenin sonunda mahalli sanatçılar sahne aldı. Kürtçe ve Türkçe seslendirilen şarkılar eşliğinde CHP’liler ve davetliler halay çekerek Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Program, birlik, beraberlik ve demokrasi mesajlarıyla sona erdi.







