ÖZEL SÖYLEŞİ - Mehmet Türk
Kenti çevreleyen Dünyanın en büyük Çin Seddi ve Diyarbakır surları. Dünya kültür mirasları arasında. Diyarbakırlı Nurullah Eza, her ikisi arasındaki farklılıklarla ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
Çin seddine çıktı, kalbi Diyarbakır surlarında kaldıhttps://t.co/f0Xv9BVCwc pic.twitter.com/YXzELZDNf5
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) April 13, 2026
*Diyarbakır senin için ne ifade ediyor?
Ben Diyarbakırlıyım. Çocukluğum Diyarbakır Surları’nın gölgesinde geçti. O siyah bazalt taşların verdiği sağlamlık hissi, dar sokaklardan yükselen sesler… Sur benim için sadece bir yapı değil; hayat, kültür ve hafıza demek.

*Çin Seddi’ni ilk gördüğünde ne hissettin?
İlk adımda hissettiğim şey büyüklüktü. Anlatıldığı gibi değil, çok daha fazlası. Gözünün gördüğü her yere uzanan, dağların tepesinden kıvrıla kıvrıla ilerleyen bir yapı. Bazen dik merdivenler çıkıyorsun, bazen inişler… Sanki bir yapının üstünde değil de uzun bir yolculuğun içindesin.
*Oradaki atmosfer nasıldı?
En çok dikkatimi çeken şey doğayla iç içe olmasıydı. Sislerin arasında kaybolup yeniden ortaya çıkıyor. O an insan kendini çok küçük hissediyor. Ama aynı zamanda inanılmaz bir kalabalık var. Dünyanın dört bir yanından insanlar geliyor ve bu yoğunluk çok iyi yönetiliyor. Her şey planlı, düzenli ve aynı zamanda oldukça ticari.

*“Ticari" derken neyi kastediyorsun?
Orası sadece tarihi bir yapı değil, çok güçlü bir turizm ve ticaret alanı. Girişler ücretli, yönlendirmeler net, satış noktaları düzenli. İnsanlar o deneyimi yaşamak için para ödemeyi doğal karşılıyor. Açıkçası “para basan” bir sistem gibi çalışıyor.
*Diyarbakır Surları ile kıyasladığında en büyük fark ne?
Diyarbakır Surları yaşayan bir yapı. Orada yürürken aşağıdan gelen sesler, çocukların oyunu, insanların günlük hayatı sana eşlik eder. Bir burca çıktığında sadece manzaraya bakmazsın, şehri yaşarsın. Çin Seddi ise daha çok “iz bırakan" bir yapı. Geçmişi düşünüyorsun; savaşları, imparatorlukları… Ama bugünün hayatından biraz uzak.
*Fiziksel olarak iki yapı arasında nasıl farklar var?
Çin Seddi yaklaşık 21 bin kilometre uzunluğunda ama bazı bölümleri daha dar ve daha alçak hissi veriyor.
Diyarbakır Surları ise yaklaşık 5.800 metre uzunluğunda olmasına rağmen çok daha geniş ve yüksek bir yapıya sahip. Ayrıca dış surlarda 82, İçkale’de 19 burç bulunuyor. Yani daha kompakt ama daha güçlü ve heybetli bir yapı.

*Diyarbakır Surları’nın yeterince değerlendirildiğini düşünüyor musun?
Ne yazık ki hayır. Çin Seddi’nin yarattığı ekonomik değeri gördükten sonra bunu daha net anladım. Bizim elimizde de eşsiz bir miras var ama aynı ölçüde turizme kazandıramıyoruz. Oysa doğru planlama ve tanıtımla burası da çok güçlü bir cazibe merkezi olabilir.
*Senin için en net fark ne oldu?
Diyarbakır Surları bana ait. Bana dokunan, içinde kendimi bulduğum bir yer.
Çin Seddi ise hayranlık uyandırıyor ama daha çok dışarıdan baktığım bir dünya gibi.

*Son olarak ne söylemek istersin?
Dünyanın en büyük yapılarından birinin üstünde yürüdüm ama içimde hep Diyarbakır’ın o tanıdık hissi vardı. Çünkü bazı yerler sadece gezilmez, insanın içine işler.



