ÖZEL HABER-Ceren AKYIL/Mehmet Rumet SOYLU/Veli BALTACİ
Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesindeki İçkale Müze Kompleksi’nde yer alan Saint George Kilisesi, sanatın büyüleyici atmosferine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Adıyamanlı ressam Fatih Yıldız, Mezopotamya’nın köklü kültüründen ilham alarak hazırladığı “Mezopotamya’nın Altın Kadınları” sergisini açtığını belirterek, çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini söyledi.
“KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ GELENEKLERİ RESMETTİM”
Yıldız, eserlerinde kadınların ‘Şar’ diye adlandırılan geleneksel kıyafetlerinden esinlendiğini belirterek, “Resim sergilerinden önce ‘Sırları Taşlarında Saklı Şehir’ adlı Komagene Krallığı ile ilgili bir kitap hazırlamıştık. Ben Komagene Bölgesi'nin tarihini ve Ören yerlerini, Tümülüslerini, Anıt Mezarlarını, Nemrut'u ve Cendere Köprüsünü incelerken oradaki Komagen Şar denilen kofili kadın benim ilgimi çekmişti.

Aslında bugün geleneksel olarak kadınlarımızın kullandığı Şar kıyafeti 2000 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Yani öteden beri gelen bir kültür. Bununla birlikte bugün Orta Asya’dan Güney Kore'ye, Ortadoğu'ya, Avrupa'ya kadar çoğu insan aynı kıyafet giyiyor. Geleneklerimizden bir nevi kopuş var. Ben de kaybolmaya yüz tutmuş bu gelenekleri ‘Mezopotamya'nın Altın Kadınları’ olarak adlandırılan kadınları resmettim” dedi.

“ESERLERİMDE BUĞDAY BAŞAĞINI KADINLARLA HARMANLADIM”
Çalışmalarını buğday başaklarıyla harmanlayıp resmettiğini aktaran Yıldız, buğday başağının medeniyetin ilk başlangıcından beri oluşagelmiş bir gıda ürünü olmakla birlikte bereketin simgesi olduğunu vurgulayarak, “Buğday başaklarını kadınlarla harmanlayıp güzel bir kareografi, ebru oluşturdum. 2000 yıllık geçmişi hem geleneksel hem modern ve neolitik kadınları bir arada buluşturdum.

Sergide 25 tane eser bulunuyor fakat burada biri ayrı. Geçen ay yalnız pengueni bütün sosyal medya mecralarında görmüştük. O yalnız pengueni kullanarak Diyarbakır surlarına çıkarıp çizdim. Normal şartlarda penguenin elinde buğday başağı olmaz. Ben de bu zıtlığı kullanarak buğday başaklarıyla tematik olarak çalıştım” diye konuştu.

“ÇOCUKLUK HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM”
Yıldız, Diyarbakır’ın kendisi için özel bir yer olduğunu ifade ederek, serginin kendisini cezbettiğini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Adıyaman’da ilkokul ve ortaokulda okurken hayalimde Diyarbakır'da bir kişisel sergi açma ümidim vardı. Yani aslında çocukluk hayalimi gerçekleştiriyorum. Bu bağlamda İl Kültür Turizm Müdürlüğü ev sahipliği yaptı ve bizi Saint George Kilisesi'nde ağırladı. Bizim için güzel bir açılış oldu. Çok güzel dönütler alıyoruz. Diyarbakır’ı kendi evim gibi görüyorum. Gerçekten inanılmaz bir kompleksin içinde bir sergi açtık. İnanılmaz bir mekan ve bir his uyandırıyor insanlarda. Açıldığından beri ziyaretçi akını fazla. Yurtiçi ve yurtdışı Diyarbakır'ın gözde mekanlarından biri.”

“SERGİMİZ YURTİÇİ VE YURTDIŞINDA DEVAM EDECEK”
Sergiyi ilk defa Diyarbakır’da açtığını belirten Yıldız, serginin yurtiçi ve yurtdışında da devam edeceğini kaydederek, “Diyarbakır’dan sonra 9 Mayıs'ta Ankara'da bir sergimiz olacak. Ardından Antalya'da sonra İzmir'de olacak. Yurt dışında ise Londra’da olacak, Norveç, Polonya tekliflerimiz var ama şu an değerlendirme aşamasında” ifadelerini kullandı.




