ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri bünyesinde faaliyet gösteren Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) Uygulama Merkezi, bölge halkına hizmet vermeyi sürdürüyor. Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Akkoç, merkezin kuruluş sürecini, uygulanan tedavi yöntemlerini ve hasta yoğunluğunu anlattı.

ATIL ALANDAN SAĞLIK MERKEZİNE

Merkezin 2019 yılında hazırlanan bir projeyle hayata geçirildiğini belirten Prof. Dr. Akkoç, kullanılmayan bir alanın sağlık hizmeti sunan bir merkeze dönüştürüldüğünü söyledi.
Akkoç, kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı: "2019 yılında üniversite bünyesinde bir proje hazırladım. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi kuralım istedik. Şu an gördüğünüz yerin projesini yaptım. Burası tamamen atıl bir alandı. Buradaki malzemelerin tamamı proje kapsamında alındı. Projenin amacı da atıl bir alanı nasıl verimli hale getirebileceğimizi göstermekti. Bence oldukça verimli bir merkeze dönüştü."

Dicle Üniversitesi Getat Merkezi'ne Yoğun Ilgi

YILDA YAKLAŞIK 3 BİN UYGULAMA YAPILIYOR

Pandemi nedeniyle merkezin açılışının geciktiğini belirten Akkoç, 2021 yılının bahar aylarında hizmete başladıklarını ifade etti. İlk dönemlerde hasta yoğunluğunun sınırlı olduğunu ancak zamanla talebin arttığını söyleyen Akkoç, şöyle konuştu: "Covid araya girdiği için projemiz biraz gecikti. 2021 yılının mart ayında, protokolün de katılımıyla burayı açtık. İlk zamanlarda çok fazla hasta yoğunluğumuz yoktu. Ancak insanlar hizmetten memnun kaldıkça kulaktan kulağa yayıldı. Şu anda günde 20-30 işlem yapıyoruz. Ayda yaklaşık 300 hastaya uygulama gerçekleştiriyoruz. Yıllık ortalamamız da 3 bin civarında."

Merkezdeki rakamların muayene değil, gerçekleştirilen uygulamaları kapsadığını vurgulayan Akkoç, hastaların öncelikle değerlendirildiğini ve uygun görülmeyen kişilere işlem yapılmadığını şu sözlerle ifade etti: "Biz hastayı önce değerlendiriyoruz. Bazen hastayı uygun görmüyor ve işlemi gerçekleştirmiyoruz. Muayene için ayrıca ücret almıyoruz. SGK kapsamında değil ancak SGK'nın belirlediği bir ücret tarifesi var. Hastaya gerekli bilgileri veriyoruz. Hasta işlemi kabul ederse giriş işlemini yapıyor ve uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Yıllık 3 bin dediğimiz rakam, yaptığımız uygulamaların sayısıdır."

Dicle Üniversitesi Getat Merkezi'ne Yoğun Ilgi1

ÇEVRE İLLERDEN DE YOĞUN İLGİ VAR

Merkeze Diyarbakır'ın yanı sıra farklı illerden de hastaların geldiğini özellikle çevre illerden yoğun başvuru aldıklarını belirten Akkoç, "Türkiye'nin farklı illerinden gelen hastalarımız var. Bazı tedaviler için haftada iki defa veya her hafta gelmek gerekiyor. Ayda bir uyguladığımız tedaviler için Maraş'tan, Adıyaman'dan gelenler var. En son Bitlis'ten bile hastalarımız geldi. Diz, bel fıtığı gibi sorunları için uygulamalarımızı gerçekleştiriyoruz. Çünkü bu tedavilerin bazıları ayda bir yapılabiliyor ve hastalar da bu şekilde gelebiliyor."

EN ÇOK TERCİH EDİLEN UYGULAMASI OZON TEDAVİSİ

Merkezde 7 hekimin görev yaptığını ve 9 farklı GETAT uygulamasının gerçekleştirildiğini belirten Akkoç, hizmet çeşitliliğinin hasta başvurularında etkili olduğunu ifade etti.
Merkezde en fazla tercih edilen yöntemin ise ozon tedavisi olduğunu belirten Akkoç, hastaların yaklaşık yüzde 50'sinin bu uygulama için başvurduğunu belirtti. Ozon tedavisinin belirli bir uygulama protokolü olduğunu ifade eden Akkoç, "Ozon tedavisi bizim amiral gemimiz. Hastalarımızın neredeyse yüzde 50'si ozon tedavisi için geliyor. İnsanlar yalnızca bir hastalık nedeniyle değil; uyku düzenini iyileştirmek, ağrılarını azaltmak veya kendilerini daha enerjik hissetmek gibi gerekçelerle de başvurabiliyor. Ozon tedavisinin belirli bir uygulama protokolü var ve biz bunu haftada iki defa gerçekleştiriyoruz” dedi.

Trabzon Maarif Orkestrası’ndan Diyarbakır'da konser
Trabzon Maarif Orkestrası’ndan Diyarbakır'da konser
İçeriği Görüntüle

“EN FAZLA AĞRI TEDAVİLERİNE YÖNELİK UYGULAMA TERCİH EDİYOR”

Ozon tedavisinin ardından en fazla ağrı tedavilerine yönelik uygulamaların tercih edildiğini belirten Akkoç, mezoterapi ve proloterapinin özellikle kas ve iskelet sistemi kaynaklı ağrılarda kullanıldığını kaydetti. Akkoç, "Ozon dışında mezoterapi, ağrı mezoterapisi ve proloterapi gibi uygulamalarımız var. Bunların amacı ağrıyı azaltmaktır. En çok karşılaştığımız sorunlardan biri diz kireçlenmesi. Yaşlı hastalarımız merdiven çıkmakta, yürümekte zorlanabiliyor. Genç hastalarda ise bel fıtığı problemlerini sık görüyoruz. Bu hastalarda hem ağrıyı azaltmaya hem de iyileşme sürecini desteklemeye yönelik uygulamalarımız bulunuyor" diye konuştu.

HACAMAT, SÜLÜK VE LARVA UYGULAMALARI DA YAPILIYOR

Merkezde geleneksel yöntemlerin de uygulandığını belirten Akkoç, hacamat, sülük ve larva uygulamalarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Bizim geleneksel uygulamalarımız da var. Kupa tedavisi, yani halk arasında bilinen adıyla hacamat yapıyoruz. Bunun dışında özellikle yaralarda kullandığımız sülük ve larva uygulamalarımız bulunuyor. Bu uygulamaların hasta grupları daha spesifik olduğu için sayıları diğer yöntemlere göre daha az. Ancak bunlar da ilgi gören uygulamalar arasında."

AKUPUNKTUR VE HİPNOTERAPİ HİZMETİ

Merkezde akupunktur ve hipnoterapi uygulamalarının da gerçekleştirildiğini belirten Akkoç, bu yöntemlerin farklı ihtiyaçlara yönelik kullanılabildiğini ifade etti. Akkoç, "Yeni uygulamalarımız da var. Akupunktur uygulamamız bulunuyor. Akupunktur, Çin'in geleneksel uygulamalarından biri. Hipnoterapi diye bir tedavimiz de var ve bunu bir hocamız uyguluyor. Hipnoterapi; sigara bırakma, yeme davranışı bozuklukları ve bazı bağımlılıkların tedavisinde destekleyici olarak kullanılabiliyor" diye belirtti.

BİTKİSEL TEDAVİDE BİLİMSEL YAKLAŞIM

Fitoterapinin de merkezde sunulan hizmetlerden biri olduğunu belirten Akkoç, bitkisel ürünlerin özellikle hastalıkların tedavisinde bilinçsizce kullanılmaması gerektiğine de şöyle dikkat çekti:

"Fitoterapi, yani bitkilerle tedavi, oldukça geniş bir alan. Bir bitkiyi sağlıklı kalmak amacıyla kullanmak var, bir de önemli bir hastalığın tedavisinde kullanmak var. Bunlar birbirinden çok farklı. Bir hastalığın tedavisinde kullanılacak bitkinin ciddi şekilde araştırılmış olması gerekiyor. Bunun için de fitoterapi konusunda uzman bir kişinin değerlendirmesi önemli. Ben hem farmakoloji uzmanıyım hem de fitoterapiye ilgi duyuyorum. Özellikle ciddi hastalıkların tedavisinde eczanelerde bulunan, bilimsel araştırmalara dayanan hazır ürünleri daha çok tercih ediyor ve hastalarımızı bunlara yönlendiriyoruz."

BİLİNÇSİZ BİTKİSEL ÜRÜN KULLANIMINA UYARI

Vatandaşların bitkisel ürünleri kullanırken dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Akkoç, koruyucu amaçlı kullanım ile hastalık tedavisinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Akkoç, "Biz binlerce yıllık annelerimizin, büyüklerimizin bildiği geleneksel uygulamaları reddetmiyoruz. Bitki çayları veya yemeklere katılan bazı bitkiler koruyucu amaçla kullanılabilir. Ancak bunları 'Ben bu hastalığı düzelteceğim' düşüncesiyle kullanmak doğru değil. Özellikle ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılan bitkisel ürünleri mutlaka bir uzmanın değerlendirmesi gerekiyor" dedi.

BÖLGEDE EN ÇOK BEL VE DİZ AĞRILARI GÖRÜLÜYOR

Diyarbakır ve çevre illerden gelen hastaların en sık bel ve diz ağrısı şikayetiyle başvurduğunu belirten Akkoç, özellikle kadınlarda ileri yaşlarda diz kireçlenmesinin dikkat çektiğini ifade etti. Akkoç, "Diyarbakır'da en çok bel ve diz ağrısı şikâyetiyle karşılaşıyoruz. Özellikle kadınlarımızın belli bir yaştan sonra dizlerinde çok fazla kireçlenme oluyor. Hani diyorlar ya, 'Avrupalılar 70 yaşında dünyayı gezerken biz evden çıkamıyoruz.' Gerçekten de böyle durumlarla karşılaşıyoruz. Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının bu sorunlarla çok yakından ilişkisi var" diye konuştu.

RANDEVULU SİSTEMLE HİZMET VERİLİYOR

Hasta konforunu ön planda tuttuklarını ve yoğunluğu kontrol altında tutmak amacıyla randevulu sistemle çalıştıklarını belirten Akkoç, "Sosyal medyada çok fazla reklamımızı yapamadık. Şimdi iyi ki de yapmamışız diyoruz çünkü mevcut alanımızla herkese yetişemeyebiliriz. Burada randevulu çalışıyoruz. İnsanların tıkış tıkış bir poliklinik ortamında bulunmasını istemiyoruz. Hastalarımız gelsin, rahat rahat otursun, burada sohbet etsin, hemşirelerimizle iletişim kursun istiyoruz. Sıkışık bir ortam olmasın, herkes kendisini rahat hissetsin" diye kaydetti.

Merkezden hizmet almak isteyen vatandaşların hastanenin genel randevu sistemi üzerinden veya doğrudan sekreterliğe ulaşarak başvuru yapabileceğini belirten Akkoç, "Hastalarımız hastanenin genel randevu sisteminden randevu alabilir. Bunun dışında 4562 numaralı iç hattan doğrudan sekreterliğimize ulaşabilirler. Genel değerlendirme veya hipnoz gibi özel bir uygulama için de randevu oluşturabilirler" dedi.

Muhabir: Güneş OCAĞA