ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ
Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Laboratuvarlar Şube Müdürü Serhat Açan, Diyarbakır'da yurttaşlara ulaştırılan içme suyunun her gün düzenli olarak analiz edildiğini belirterek, şebeke suyunun kimyasal ve bakteriyolojik açıdan güvenli olduğunu söyledi.
DİSKİ: "DİYARBAKIR SUYU MUSLUKTAN GÜVENLE İÇİLEBİLİR"
DİSKİ laboratuvarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Açan, "İl Sağlık Müdürlüğü'nün nüfus yoğunluğuna göre belirlediği 8 farklı noktadan her gün numuneler alıyoruz. Elde ettiğimiz numuneleri kendi laboratuvarımızda ayrıntılı analizlerden geçiriyoruz. Yaklaşık 20 yıldır görev yaptığım laboratuvarda, Diyarbakır suyuyla ilgili halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir kimyasal ya da bakteriyolojik olumsuzlukla karşılaşmadık. 'Diyarbakır suyu musluktan gönül rahatlığıyla içilebilir' ifadesini güvenle kullanıyoruz" dedi.

GÜNLÜK ANALİZLER, KAMUOYUYLA PAYLAŞILIYOR
Serhat Açan, "Tüm çalışmalarımız şeffaf biçimde ve dünya standartlarında yürütülüyor. Diyarbakırlı hemşehrilerimiz, içme suyuna ilişkin günlük analiz sonuçlarını DİSKİ'nin internet sitesi üzerinden takip edebilirler. Şu an itibarıyla şebeke suyumuzun pH değeri yaklaşık 7,70 seviyesinde olup İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'te belirlenen 6,5–9,5 aralığının içinde, ideal seviyededir" diye ifade etti.

KLOR KOKUSU, SAĞLIĞI TEHDİT ETMİYOR
Şebeke suyunda zaman zaman hissedilen klor kokusunun endişe oluşturacak bir durum olmadığını belirten Açan, "Suyun en uzak noktaya kadar güvenli şekilde ulaşabilmesi için klor dozu dengeli biçimde ayarlanıyor. Bu nedenle şebekeye yakın bölgelerde klor kokusu zaman zaman biraz daha fazla hissedilebiliyor. Yurttaşlarımızın musluktan aldıkları suyu yaklaşık 30 saniye beklettikten sonra kullanmaları halinde koku kayboluyor ve herhangi bir tehlikesi de bulunmuyor" diye konuştu.

ŞİKAYETLERİN NEDENİ, ÇOĞUNLUKLA BİNA DEPOLARI
DİSKİ Analiz Sorumlusu Yüksek Kimyager Ayşe Asilhan ise, "Laboratuvarımızda demir, nitrit, nitrat, ağır metaller, anyon, katyon, sertlik, alkalilik, pH ve iletkenlik başta olmak üzere çok sayıda parametre son teknoloji cihazlarla analiz ediliyor. Tüm değerlerin Türk Standartları Enstitüsü ve Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği sınırlar içerisinde olmasına azami derecede özen gösteriyoruz. Kent merkezinin yanı sıra ilçe ve kırsal mahallelerden gelen numuneleri de analiz ediyoruz. Talep halinde özel kişilere ait kuyu ve sondaj suları da laboratuvarımızda incelenebiliyor" diye konuştu.

Asilhan, "Kurumumuza zaman zaman ulaşan su şikayetlerinin önemli bölümünün bina su depolarının düzenli temizlenmemesinden kaynaklandığını söyleyebilirim. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik'e göre su depolarının belirli periyotlarla temizlenmesi gerekmektedir. Bu temizliğin 6 ayda bir yapılması son derece faydalı olacaktır. Apartman ve site yönetimlerinin bu konuda daha hassas davranmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

ARITMA CİHAZLARI, YARARLI MİNERALLERİ DE SUDAN UZAKLAŞTIRIYOR
Kimi evlerde kullanılan su arıtma cihazlarına da değinen Asilhan, "Bu cihazlar zararlı maddelerle birlikte, insan sağlığı için yararlı olan kalsiyum, magnezyum ve benzeri mineralleri de sudan uzaklaştırıyor. Diyarbakır şebeke suyunda ek arıtmaya ihtiyaç duyulmuyor. Düzenli olarak analiz edilen suyumuz musluktan güvenle tüketilebilir" sözlerine ekledi.



