Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Sadece bölge değil, dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, 1991'de güvenlik nedeniyle ara verilen ve 10 yıl önce yeniden başlatılan Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında, Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal koordinasyonunda alanında uzman arkeolog ve antropologların katılımıyla 2025 yılının mayıs ayında başlayan kazıların geçen sezonki etabı aralık ayında tamamlandı. Alanda gün ışığına çıkarılan buluntular, Çayönü Tepesi Kazı Evi'nde tek, tek kayıt altına alınıyor.

Kayıt altına alınan buluntular daha sonra Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü'ne gönderilerek buradaki laboratuvarda uzman ekip tarafından incelenip, bireylerin yaşam öyküsüne dair veri toplanıyor. Neolitik Dönem'e ait ızgara planlı dört yapı ve Tunç Çağı'na tarihlendirilen su kanalı ile 8 mezarın bulunduğu Çayönü Tepesi, uygarlık tarihi açısından büyük önem taşıyor.

TUNÇ DEVRİ VE NEOLOTİK DÖNEME AİT
Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, Bu yıl kazı alanında birçok buluntuya ulaştıklarını belirterek, “Kamusal bir yapı, birçok alanda Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem B evresi dediğimiz milattan önce 9000-8500 yılları arasına tarihlenen ızgara planlı yapılar evresine ait 4 yapı bulduk. Kazdığımız 8 mezarda çalıştık. Bunlardan 7'si İlk Tunç Çağı dönemine yani milattan önce 3000'lere ait, biri de Neolitik Dönem'e ait” dedi.

DNA VERİLERİ TOPLANIYOR
Çalışmalarının sonucunu önümüzdeki yıllarda kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade eden Sarıaltun şunları söyledi:
“DNA verileriyle beraber o dönemde yaşayan insanların nasıl bir sosyokültürel ilişki ağında olduğunu, Mezopotamya, Kafkasya ve Anadolu ile ilişki ağlarını DNA genomlarından çözüyoruz. Biz bunlara 2024 yılından bu yana yoğun bir şekilde başladık. 2026-2027 yıllarında da şekillendirip bunları toplumla paylaşmak istiyoruz.”

Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal, incelenen DNA verilerinin, topluluğun dış bağlantılarına işaret ettiğini belirterek, “Mezopotamya ve Kafkasya ile ilişkisi bulunan bir topluluk. Oradan gelen bireylerin Çayönü'ne yerleştiğini ve yaşamlarını burada sürdürdüklerini görüyoruz” diye konuştu.



