ÖZEL HABER/Mehmet TÜRK-Veli BALTACİ
1923'te Lozan Antlaşması ile Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleşen, Yunanistan'daki Müslümanlar ile Türkiye'deki Ortodoks Rumların zorunlu göçü sırasında yaşanan dram ve umudun birlikte yaşandığı Mübadele yıllarında Diyarbakır’a gelen 112 Türkmen ailesinin yaşadıklarını araştırdık. O yıllarda Bismil Altıok Mahallesi’ne yerleştiklerini anlatan Bilgiç, “Babam, annem ve abim vardı o yıllarda. Kişi başı 15’er dönüm arazi vermişlerdi. Buradakileri asimile etmek için geldik, ama biz asimile olduk” dedi.
1923’ta Yunanistan ile yapılan anlaşma gereği 1938 yılında Yunanistan’dan gemilerle Tuzla Limanı’nı getirilen Türkmen aileler, buradaki bir merkezde toplandı. O dönemin yetkilileri, gruplar halinde Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Akdeniz, Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgeleri’ne dağıtılmak üzere planlama yapıldı. İsteyen Türkmen ailelerin Tuzla’da kalabileceği ancak bölgelere gidecek Türkmenler’e de ev ve kişi başı 15’er dönüm arazi verileceği bildirildi. Bunun üzerine Anadolu’ya gitmeye karar verilenler, ayrı gruplara ayrıldı.
Bu çerçevede, 112 Türkmen aile, Diyarbakır’ın Bismil ilçesine gitmeyi kabul etti. Özellikle Bismil’e yerleşmeyi kabul eden ailelere o dönemin yetkilileri, “Gittiğiniz yerde yaşayan Kürt aileleri asimile edip Türkçe öğrenmelerini sağlayın” sözüne rağmen, bugünlerde ailelerden çok az kişi kalırken, bu aileler asimile oldu ve Kürtçe konuşmayı öğrendiler.
İşte o dönem Bismil ilçesine gelen bir Türkmen ailesinin yaşayan ferdi olan 83 yaşındaki Ziya Bilgiç, gazetemize özel olarak verdiği demeçte, babasının ve büyüklerinin anlattıklarını detaylarıyla aktardı.

MÜBADELE DÖNEMİNDEKİ GÖÇMEN AİLENİN 3. KUŞAĞI
Bismil İlçesi Altıok Mahallesi’nde ayakkabı tamirciliği yapan Bilgiç, işyerinde samimi bir sohbet havasında geçen röportajda, tarihi belge niteliğinde önemli açıklamalar yaptı. Bismil İlçesine gelmelerine rağmen devletin o dönem kendilerinin yaşayacağı Çöltepe Köyü’nde iskan edildiklerini belirten Bilgiç, “Balkanlardan gelen mübadele döneminde gelen göçmen ailelerinin 3. kuşağıyım. Adım Ziya Bilgiç, 1944 doğumluyum. 83 yaşındayım. Ailem, yani annem, babam ve abim, 1938 tarihinde Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne gelmiş. Ben burada 1944 yılında doğdum” dedi.
YUNANİSTAN’DAN DİYARBAKIR’A
Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm haberiyle birlikte Diyarbakır’ın Bismil İlçesine gelen 112 aileden kalan tek kişi olarak Bismil’de halen yaşamına devam eden Bilgiç, “O zamanki hükümetin aldığı kararla Yunanistan’dan buradaki topraklara yerleştirildik. Mübadele olarak bizleri buralara yerleştirmişler. Ben burada doğdum. Biz beş kardeştik. 112 hane daha sonra Çöltepe'ye yerleşmiş” diye konuştu.

TÜRKMEN AİLELER NERELERE YERLEŞTİ?
Kendileri dışında kalan Türkmenlerin de farklı köylere yerleştirildiğini ifade eden Ziya Bilgiç, “Diyarbakır'ın çıkışında Kabe köyü ile Meteri, Ulam, Ambar, Çöltepe ve Salat Köyleri ile Çınar ilçesi Beşpınar köyüne yerleşen Türkmen aileler oldu” şeklinde konuştu.
HER BİR KİŞİYE 15 DÖNÜM ARAZİ
112 Türkmen ailesi arasında bulunan babasının kasap olduğunu aktaran Bilgiç, babasının anlattıklarını şöyle aktardı:
“Babam kasaptı. Köyümüz gayet güzeldi. Demirci, değirmen, berber, sobacı vardı. O günün şartlarında. Çiftçilik yapıyorduk. Biz ilk okula giderken İlk geldiğimizde kişi başına 15 dönüm arazi verdiler. Bizimkiler 3 kişi gelmişler. Babam, annem ve abim. 45 dönüm tarla vermiş hükümet o zaman. Ekiyorduk, biçiyorduk. Ben doğduktan sonra evlendim ve benim de beş çocuğum oldu.
KÜRTLER, ARAPLAR, ALEVİLER, EZİDİLER VE TÜRKMENLER
Kürtler, Araplar, Alevi ve Ezidiler ile ortak yaşam kültürü oluşturan Türkmen ailelerin, zamanla bir birine alıştıklarını anlatan Bilgiç, “Tabi burada doğdum. Bismil o dönemler bu kadar kalabalık değildi. Mesela bölgedeki olaylardan dolayı Bismil çok göç aldı. Özellikle Batman Sason ve Kulp ile Savur’dan büyük göç aldı. Dolayısıyla Bismil çok kalabalık oldu. İlk geldiğimizde burada Türkmenler vardı bizim gibi göçmen olan aileler. Türkmenler, Aleviler çok iyi anlaşıyorduk. Hep birbirimize kirve deriz. Kız aldık, kız verdik. Yani bizim kendi aramızda problemimiz yok, hiç olmadı” ifadelerini kullandı.

“HİÇ SORUN YAŞAMADIK”
Bismil’de yaşayan farklı milletten insanlarla çok iyi ilişkiler geliştirdiklerini ve tarihin hiçbir döneminde sorun yaşamadıklarına dikkat çeken Bilgiç, nüfus artışı karşısında ise Türkmen aileler olarak geride kaldıklarına işaret etti. Bilgiç, şöyle konuştu:
“Ama şimdi genel duruma gelince biz bir kez evleniyoruz ama buradakiler 2, 3 kez evleniyor. Biz 2-3 çocuk yapsak, onlar beş çocuk yapardı. Dolayısıyla onların nüfusu daha çok oldu. Ama bunlar yine de bir sorun, bir çatışmaya dönüşmedi. Bizim aramızda kesinlikle sorun yaşanmadı, diyorum ya akraba olmuşuz. Kız almışız, kız vermişiz. Bizim kendi aramızda problemimiz yok. Abi-kardeş gibi yer içer geçinir gideriz.”
“KÜRTLERİ ASİMİLE EDİN” DEDİLER, “AMA BİZ ASİMİLE OLDUK”
Atatürk’ün ölmeden önce aldığı kararla Mübadele anlaşmaları kapsamında Bismil İlçesine geldiklerine dikkat çeken Bilgiç, tarihi belge niteliğindeki çok önemli bilgileri açıkladı. Babasının anlattığına göre o dönem Türkmen aileleri Diyarbakır’a gönderen devlet yetkililerinin, “Türkmenleri gönderelim oradakileri asimile etsinler” dediğini aktaran Bilgiç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başta da dediğim gibi yani Atatürk ölmeden önce böyle bir karar alınmış. Öldükten sonra da alınan karar 1938 yılında uygulandı. Bizi oradan bu tarafa, gemilerle Tuzla'ya kadar getiriyorlar. Dağıtım yapılıyordu. Bizim grubu (Bismil’e) göndermişler. Bir de gene bildiğim kadar bizim bu muhitte hep yerliler (Kürtler) varmış. O zamanki zihniyet demişler, ‘Bu Türkleri o tarafa gönderelim, asimile edelim’ diye ama tersi oldu, biz asimile olduk.”

“YA TUZLA’DA KALIN, YA DA BİSMİL’E GİDİN”
Kendisinin de Kürtçe öğrendiğini belirten Bilgiç, “Dört dörtlük değil ama aç kalmayacak kadar Kürtçe konuşabiliyorum. Genel olarak Balkanlar’daki Türklerin hepsi gemilerle Tuzla’ya getirilmiş. Bizden önce gelenler demişler; ‘Ya kalın burada (Tuzla), ya da Bismil’e gidin.’ Bizimkiler de demiş ki; ‘devlet bize tarla, ev verecek.’ diye Bismil’e gelmeyi kabul etmişler. Bizim evler tek katlı ve çatılı. Çünkü buranın mimari yapısının dışında bir yapıydı. Diğer köy evleri toprak damlı olurken bizimkiler çatılıydı. Duvar aralarında dikmeler olurdu. Yani depremde yıkılmasın gibisinden güzel sağlam evler vardı” şeklinde konuştu.
“BURADAKİLER PEYNİR SUYUNU DÖKÜYORDU, BİZİMKİLER O SUDAN LOR YAPTI”
Çöltepe Köyü’ndeki evlerin henüz tamamlanmadığı için Bismil İlçesine bağlı Kamışlı Köyü’ne yerleştiklerini kaydeden Bilgiç, babasının anlattıklarını şöyle aktarıyor:
“Bir de bizimkilere tahsis edilen evler daha tamamlanmamıştı. O zamanki hükümet bizi Kamışlı Köyü’ne göndermişler. Orada yaşayanlar sütü kaynatıyor peynir yapıyorlar. Peynirin suyunu da dereye döküyorlarmış. Bizimkiler de demiş ki; ‘O peynir suyunu dökmeyin bize verin. Bizimkiler dökülen peynir suyunu alıp lor yapmışlar.”

HANGİ TÜRKMEN AİLE, NEREDE YAŞIYOR?
Mübadele döneminde Bismil’e gelen Türkmen ailelerinden geriye kalan tek kişi olan 83 yaşındaki Ziya Bilgiç, kalan Türkmenler’in nerede yaşadığını da tek tek şöyle anlattı:
“Ambar Köyünde de var birkaç ev, Ulam'da belki bir de iki tane olabilir. Salat’ta ha keza belki bir iki tane genç olabilir. Yani Çöltepe’de dediğim gibi üç ev var. Onlar da büyükleri vefat etti. Çocukları orada. Gençlerimiz var da sağda solda işteler. Yani ayakta ve Bismil merkezde yaşayan bir tek benim. Ben de sağlık kurumundan emekliyim. Daha önce sıfırdan ayakkabı yapıyordum. Şimdi sadece tamir işini yapıyorum. Allah razı olsun. Bismil’de olmaktan memnunum, burada doğdum.”
KALDIKLARI MAHALLEYE ALTIOK İSMİ VERİLDİ
Türkmenlerin Bismil’e geldiği dönemde CHP’nin iktidar olduğunu sözlerine ekleyen Ziya Bilgiç, Türkmenlerin kaldığı mahalleye de bu yüzden Altıok isminin verildiğini vurguladı. Bilgiç; O yıllar Bismil’e gelen 112 Türkmen ailesinin yerleştiği bu mahalleye, Altıok ismi verildi. Şimdi Altıok Mahallesinin meclis üyesiyim. O zaman Türkmen aileleri Cumhuriyet Halk Parti getirmişti. Atatürk Partisi olduğu için. O yüzden bu mahalleye de Altıok ismi verildi. Bizim göçmenler buraya tahsis edildiği için buranın ismini de Altıok koymuşlar. Bismil’in ilk belediye başkanı gene bizim göçmenlerden Ali Ak’tı” diye konuştu.



