ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA/Mehmet Rumet SOYLU
Diyarbakır’da 15 Temmuz’da başlayan bal hasadı 15 Eylül’de sona erdi. Bu yıl yoğun kar ve yağışların bitki örtüsüne olumlu katkı sunmasıyla bal rekoltesi geçen yıla göre yüzde 30-40 arttı. Ancak yüksek üretim arıcıların satış sorununu da beraberinde getirdi. Diyarbakır Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Yardımcısı Mehmet Bayram, arıcıların yüzde 60-70’inin balını satamadığını belirterek devletin taban fiyat veya alım garantisi uygulaması çağrısında bulundu.
BAL HASADI TAMAMLANDI
Diyarbakır’da arıcıların bal hasadının tamamlandığını belirten Diyarbakır Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Yardımcısı Mehmet Bayram, “15 Temmuz’da başlayan ve 15 Eylül’de sona eren hasat bu yıl önceki yıllara göre daha geç tamamlandı. Bunun temel nedeni yüksek rekolte olması” dedi.

HASAT GEÇEN YILA ORANLA YÜZDE 30-40 ARTTI
Yoğun kar ve yağışların bitki örtüsüne olumlu katkı sağladığını ifade eden Bayram, bunun arıcılık faaliyetlerine de yansıdığını belirtti. Bayram, bu yıl geçen yıla oranla yüzde 30-40 daha fazla bal üretildiğini ve kovan başına ortalama 15 kilogram verim elde edildiğini söyledi.
ARILAR HANGİ BİTKİLERDEN BESLENİYOR?
Diyarbakır’da arıların ağırlıklı olarak üçgül, geven, kekik ve doğa dikeni gibi bitkilerden beslendiğini aktaran Bayram, arıcılığın özellikle Karacadağ, Lice ve Kulp gibi bölgelerde yoğun olarak yapıldığını kaydetti.

ARICILARIN BALI ELLERİNDE KALDI
Yüksek rekolteye rağmen üreticilerin bu yıl ciddi bir satış problemiyle karşı karşıya olduğunu belirten Bayram, bazı arıcıların ürünlerini kendi imkanlarıyla perakende olarak satmaya çalıştığını, bazılarının ise fabrikalara satmaya çalıştığını söyledi. Ancak fabrikaların bu yıl bal alımında sıkıntı çıkardığını dile getiren Bayram, “Şu anda arıcıların yüzde 60-70’inin balları ellerinde kaldı” dedi.
DOĞAL BALIN KİLOGRAMI NE KADAR?
Doğal olarak üretilen balın kilogramının bin 500 ila 2 bin arasında satıldığını belirten Bayram, fabrikaların ise üreticiden kilogram başına yaklaşık 200 TL’den bal almak istediğini ifade etti.

“ARICILIK BİRKAÇ TÜCCARIN İNSAFINA KALMIŞ DURUMDA”
Üreticilerin ürünlerini satabilmesi için devlet tarafından taban fiyat belirlenmesi veya alım garantisi uygulanması gerektiğini savunan Bayram, arıcıların mevcut durumda birkaç tüccarın alım kararlarına bağlı kaldığını söyledi. Bayram, “Bir buğday gibi, fındık gibi, çay gibi devletin belirlemiş olduğu bir taban fiyat olmuş olsaydı yahut bir alım garantisi olsaydı, arıcılar tüccarın insafına terk edilmemiş olurdu. Hem de ballarını daha rahat bir şekilde satmış olurlardı” ifadelerini kullandı.
“SEKTÖRÜN GELECEĞİ KONUSUNDA ENDİŞELİYİZ”
Arıcılığın yıl boyunca yoğun emek ve zorlu çalışma koşulları gerektirdiğini vurgulayan Bayram, arıcıların Şubat ayından kasım ayına kadar doğada çalıştığını söyledi. Arıcıların geceleri yaban hayvanlarının tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, kış aylarında ise soğuk hava koşullarında çalışmanın büyük zorluk taşıdığını belirten Bayram, sektörün geleceği konusunda da endişeli olduklarını dile getirdi.

“GENÇ NESİL ARICILIĞA İLGİ GÖSTERMİYOR”
Bayram, genç neslin arıcılığa yeterince ilgi göstermediğini belirterek, sektörde daha çok 40 yaş ve üzerindeki kişilerin faaliyet gösterdiğini söyledi. Diyarbakır Arı Yetiştiricileri Birliği’nin yaklaşık bin 100 üyesi bulunduğunu aktaran Bayram, yetkililere şu çağrıda bulundu: “Bir taban fiyat belirleyin ve çiftçi de ürününü satabilsin, emeğinin karşılığını alabilsin. Zaten artık genç nesil bu işi yapmıyor. Bir gün gelecek bu işi yapacak kimse kalmayacak.”


