ÖZEL HABER - Güneş OCAĞA / Mehmet Rumet SOYLU

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Elçi, kentte çevre temizliği ve çevre bilincinin artırılması gerektiğini belirterek, anız yakmanın toprak, hava ve su kaynakları üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.

Diyarbakır'da yün geleneğini ayakta tutmaya çalışıyor
Diyarbakır'da yün geleneğini ayakta tutmaya çalışıyor
İçeriği Görüntüle

Diyarbakır’da çevrenin yeterli düzeyde temiz olduğunu söylemenin güç olduğunu ifade eden Elçi, çevrenin korunması için daha kapsamlı ve kararlı çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti. Toplumdaki çevre duyarlılığının henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını dile getiren Elçi, kurumlar ve vatandaşların çevrenin korunması konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Çevre Alarmı4

“ANIZ YAKMAK ZORUNLU BİR UYGULAMA DEĞİL”

Bölgede uzun yıllardır devam eden anız yakma uygulamasının çevresel açıdan önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Elçi, bu yöntemin üreticiler tarafından zaman zaman hasat sonrası tarlanın daha hızlı hazırlanması amacıyla tercih edildiğini söyledi.

Çevre Alarmı3

“ANIZ YAKMAK CİDDİ KAYIPLARA YOL AÇIYOR”

Anız yakmanın hasat sonrası tarlada kalan sap, kök ve bitki artıklarının yakılmasıyla gerçekleştiğini ifade eden Elçi, bu uygulamanın toprağa, havaya, suya ve canlı yaşamına zarar verdiğini kaydetti. Anız yakmanın kısa vadede kolaylık sağlıyor gibi görünse de uzun vadede ciddi kayıplara yol açtığını belirten Elçi, “Bu uygulama toprağın verimliliğini azaltıyor, birçok mineralin yok olmasına, hava kirliliğine, su kaynaklarının zarar görmesine ve biyolojik çeşitliliğin bozulmasına neden oluyor” dedi.

“BİTKİ ARTIKLARININ DOĞAL GÜBRE OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ”

Üreticilerin, hasat sonrası kalan bitki artıklarını yakmak yerine uygun makineler aracılığıyla toprağa karıştırarak doğal gübre kaynağı olarak değerlendirebileceğini belirten Elçi, bu yöntemin toprağın zenginleşmesine ve sonraki üretim dönemlerinin daha verimli geçmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Anız yakmanın bir çözüm yöntemi olmadığını savunan Elçi, uygulamanın kolaycı bir yöntem olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“MEZOPOTAMYA TOPRAKLARINI KORUMAK ORTAK SORUMLULUKTUR”

Mezopotamya topraklarının verimliliğinin korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirten Elçi, bölgede çevre bilincinin gelişmesine rağmen anız yakma uygulamasının devam etmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Üreticilerin yalnızca ekonomik kazancı değil, doğal kaynakların korunmasını da dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini belirten Elçi, çevre sorunlarının çözümünde tüm kesimlerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN ETKİLERİ İNSAN SAĞLIĞINI DA ETKİLİYOR

Doğaya verilen zararların yalnızca çevresel sonuçlarla sınırlı kalmadığını dile getiren Elçi, yanlış tarım uygulamaları ve kontrolsüz kimyasal kullanımının insan sağlığını da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Plastik atıkların doğaya verdiği zararın da önemli bir sorun olduğunu belirten Elçi, özellikle çocuklarda çevre bilincinin oluşmasında ailelerin ve toplumun rolünün büyük olduğunu söyledi.

“DOĞAYA BIRAKILAN ATIKLAR FARKLI BÖLGELERE DE TAŞINABİLİYOR”

Diyarbakır’da deniz bulunmamasının çevresel etkilerin sınırlı olduğu anlamına gelmediğini ifade eden Elçi, doğaya bırakılan atıkların su kaynakları aracılığıyla farklı bölgelere taşınabileceğini ve insan yaşamını etkileyebileceğini belirtti.

“ORTAK BİLİNÇLE HAREKET EDELİM”

Çevrenin korunmasının yalnızca bugünün değil, geleceğin de sorumluluğu olduğunu vurgulayan Elçi, daha temiz bir Diyarbakır ve sağlıklı bir yaşam için kurumların, üreticilerin ve vatandaşların ortak bilinçle hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Muhabir: Güneş OCAĞA / Mehmet Rumet SOYLU