ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL
Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla artan gerilim, ekonomik yansımalarıyla tarım sektörünü de etkiledi. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, yaşanan gelişmelerin en fazla çiftçileri mağdur ettiğini söyledi.
“DEPOLARDA GÜBRE OLMASINA RAĞMEN SATIŞLAR DURDURULDU”
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan İskenderoğlu, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin depolarında gübre bulunmasına rağmen satışların durdurulduğunu ve ardından fiyat artışına gidildiğini iddia etti. Daha önce ton fiyatı 26 bin 500 lira olan gübrenin 28 bin liraya yükseldiğini belirten İskenderoğlu, ton başına bin 500 lira zam yapıldığını öne sürdü.
STOKÇULUK İDDASI
Satışların durdurulmasını eleştiren İskenderoğlu, “Tarım Kredi Kooperatifleri stokçuluk yaparak satışı kısarsa serbest piyasa çiftçiyi daha da zor durumda bırakır” dedi.

İSKENDEROĞLU: ÖNLEM ALINMADI
Çiftçilerin girdi maliyetleri karşısında korunmadığını savunan İskenderoğlu, “Aylardır devam eden uluslararası gerginliğe rağmen gerekli önlemler alınmadı” diye kaydetti.
“TAM DA GÜBRELEME DÖNEMİNE DENK GELDİ”
Arpa ve buğday gibi hububat ürünlerinde gübreleme döneminde olunduğunu hatırlatan İskenderoğlu, çiftçilere ihtiyaçları kadar gübre temin edilmesi ve yapılan zammın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“MAĞDURİYETİMİZ GİDERİLSİN”
Tarım Kredi Kooperatifleri yönetimine seslenen İskenderoğlu, çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesini talep etti.

“ELEKTRİKLİ TRAKTÖR İLE İLGİLİ SOMUT ADIM ATILMIYOR”
Elektrikli traktörün şart olduğun ifade den İskenderoğlu, “2019 yılında Şanlıurfa Ceylanpınar’da Cumhurbaşkanı tarafından büyük bir lansmanla elektrikli traktör tanıtıldı. Ancak aradan geçen bunca yıla rağmen elektrikli traktörle ilgili somut bir gelişme göremedik. O proje ne oldu, yapılan yatırım ne oldu? Elektrikli traktörün bir an önce çiftçinin hayatına girmesi gerekiyor. Çünkü çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri mazottur ve mazot çiftçilik için vazgeçilmez bir girdidir. Ancak bugün çiftçi mazot almakta bile zorlanır hale gelmiştir” diye konuştu.
“DESTEKLEME ÖDEMELERİ GEÇ VERİLİYOR”
Diğer önemli bir sorun ise destekleme ödemelerinin çok geç verilmesi olduğuna dikkat çeken İskenderoğlu, şunları söyledi:
“Örneğin 2025 yılında açıklanan destekler 2026 yılında ödenmektedir. Biz buna kesinlikle karşıyız. Destekleme sisteminin baştan sona yeniden düzenlenmesi gerekir. Özellikle, açıklanan destekler bir yıl sonra ödeniyorsa mutlaka enflasyon farkı eklenmelidir. Örneğin 2025 yılında destekler açıklanırken mazotun litre fiyatı 47 TL civarındaydı. Bugün ise 60 TL’yi geçmiş durumda. Yani bir yıl içinde mazot fiyatı yaklaşık yüzde 25 artmış. Çiftçinin aldığı destek aynı kalırken mazot ve gübre gibi temel girdilerin fiyatı sürekli yükseliyor. Bu durum çiftçinin alım gücünü ciddi şekilde düşürüyor.

“2026 YILININ DESTEĞİ 2027 YILINDA VERİLECEK”
Ayrıca 2026 yılının destekleri de 2027 yılında ödenecek. Maalesef destekleme sisteminde böyle çarpık bir ödeme modeli var. Destek miktarı önceden belirlenmek yerine, ödeneceği zamana yakın bir tarihte belirlenmelidir. Böyle olursa çiftçi enflasyon karşısında zarar etmez. Örneğin buğday üretiminde bu yıl temel girdi ve planlı üretim kapsamında dönüm başına 634 TL destek veriliyor. Buna ek olarak sertifikalı tohum için 173 TL ödeme yapılıyor. Toplamda yaklaşık 980 TL destek sağlanıyor. Ancak bu destek 2027 yılına kadar ödenmediği için enflasyon karşısında ciddi şekilde eriyor ve neredeyse yarı değerine düşüyor. Mazot ve gübre desteği belirlenebilir, planlı üretim kapsamında destekler verilebilir. Ancak desteklerin miktarı, ödeneceği dönemdeki ekonomik şartlara göre belirlenmelidir.
“ÇİFTÇİ HAK ETTİĞİ GİBİ BÜTÇENİN YÜZDE 1’İ KADAR DESTEK ALAMIYOR”
Öte yandan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2006 yılında çıkardığı Tarım Kanunu’na göre, Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin en az yüzde 1’inin tarımsal destek olarak çiftçiye verilmesi gerekiyor. Ancak bugün bu oran yüzde 1’in çok altında, yaklaşık yüzde 0,3 seviyesine düşmüş durumda. Çiftçi hak ettiği şekilde bütçenin yüzde 1’i kadar destek alabilse, tarım sektörü ciddi şekilde rahatlayacaktır. Ancak ne yazık ki bu destekler verilmediği gibi, çiftçi desteklere ulaşana kadar da büyük zorluklar yaşamaktadır.

“ÇİFTÇİNİN PARASI ENFLASYONA KARŞI KORUNMUYOR”
Memura, işçiye, asgari ücretliye enfflasyon farkı veriliyor. Cumhurbaşkanının maaşı enflasyondan etkileniyor. Milletvekillerinin maaşı enflasyona göre düzenleniyor. Bakanların maaşları da aynı şekilde enflasyona göre artıyor. Ama konu çiftçinin hakkına gelince, çiftçinin alacağı desteklere gelince enflasyon farkı uygulanmıyor. Çiftçinin parası adeta enflasyona karşı korunmuyor.”




