ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA
Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, 2025 yılına göre bu yıl yağışların daha iyi seyretmesiyle hububat veriminde artış yaşandığını, ancak yükselen üretim maliyetleri nedeniyle çiftçinin gelirinin aynı oranda artmadığını söyledi.
GEÇEN YILKİ KURAKLIK VERİMİ DÜŞÜRDÜ
Geçen yıl Türkiye genelinde yaşanan kuraklığın üretimi olumsuz etkilediğini belirten İskenderoğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre 65 ilde şiddetli kuraklık görüldüğünü, bazı bölgelerde ise kuraklık nedeniyle biçerdöverlerin tarlalara giremediğini ifade etti.
BU YIL NE KADAR REKOLTE ELDE EDİLDİ?
Bu yıl yağışların nispeten yeterli olmasıyla birlikte kuru tarım yapılan alanlarda arpada dönüm başına ortalama 400-450 kilogram, buğdayda ise 450-480 kilogram verim elde edildiğini belirten İskenderoğlu, Diyarbakır’da yaklaşık 2 milyon dönüm buğday, 750-800 bin dönüm arpa ekili alan bulunduğunu ve kent genelinde de benzer verim ortalamalarının yakalandığını söyledi.
BU YIL VERİM ARTTI, GELİR DÜŞTÜ
Verimde artış yaşanmasına rağmen çiftçinin gelirinin aynı ölçüde yükselmediğini dile getiren İskenderoğlu, bunun temel nedeninin ürün fiyatlarındaki artışın enflasyon ve üretim maliyetlerinin gerisinde kalması olduğunu kaydetti.
BUĞDAY ALIM FİYATI NE KADAR?
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin geçen yıl buğday için 13 bin 500 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan İskenderoğlu, bu yıl bu rakamın 16 bin 500 liraya yükseldiğini, artışın yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldığını söyledi. İskenderoğlu, arpada ise alım fiyatının 12 bin 750 lira olarak belirlendiğini ve artış oranının yüzde 12-13 seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti.
ÜRETİM GİRDİLERİNDEKİ MALİYET ARTIŞI YÜZDE 60’A VARDI
Buna karşılık üretim maliyetlerinde çok daha yüksek artışlar yaşandığını belirten İskenderoğlu, geçen yıl litresi 56-58 lira olan mazotun bugün 83 liraya yükseldiğini, tonu yaklaşık 27 bin lira olan DAP (18-46) gübresinin ise 40 bin liranın üzerine çıktığını söyledi. Tohum, ilaç ve diğer tarımsal girdilerde de benzer fiyat artışlarının yaşandığını belirten İskenderoğlu, ürün fiyatlarındaki artışın buğdayda yaklaşık yüzde 20, arpada yüzde 12-13 seviyesinde kalmasına karşın, temel üretim girdilerindeki artışın ortalama yüzde 60’a ulaştığını ifade etti.
ÇİFTÇİ YÜZDE 40 ORANINDA GELİR KAYBI YAŞADI
Bu nedenle çiftçinin yaklaşık yüzde 40 oranında gelir kaybı yaşadığını öne süren İskenderoğlu, üreticilerin yeni sezona borçlu başladığını söyledi. Çiftçilerin bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine, gübre bayilerine, akaryakıt istasyonlarına ve ilaç satıcılarına borçlu olduğunu belirten İskenderoğlu, Türkiye genelinde çiftçilerin toplam borcunun yaklaşık 1,3 trilyon lirayı aştığını kaydetti.
BİRÇOK ÜRETİCİ BORÇLU
Çiftçilerin üretime devam edebilmek için mevcut borçlarını ürün satışından elde ettikleri gelirle kapattığını, ardından yeniden kredi kullanarak üretim yaptığını ifade eden İskenderoğlu, birçok üreticinin borç sarmalı içinde faaliyetini sürdürdüğünü söyledi.
DİYARBAKIR, PAMUKTA İKİNCİ, BUĞDAYDA ÜÇÜNCÜ ÜRETİM MERKEZİ
Diyarbakır’ın Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan İskenderoğlu, kentin pamuk üretiminde ikinci, buğday üretiminde üçüncü, mısır üretiminde yedinci sırada yer aldığını, mercimek üretiminde ise yıllara göre ilk iki sırada bulunduğunu belirtti. Böylesine önemli bir üretim merkezinde çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade eden İskenderoğlu, üreticilerin kuraklık, don, dolu, aşırı sıcaklar ve diğer doğal afetlerle mücadele ederek üretim yaptığını, buna rağmen yeterli gelir elde edemediğini dile getirdi.
“DESTEKLER ARTIRILSIN, ZAMANINDA ÖDEMELER YAPILSIN”
2006 yılında yürürlüğe giren Tarım Kanunu’na göre gayrisafi yurt içi hasılanın en az yüzde 1’inin tarımsal destek olarak çiftçilere verilmesi gerektiğini hatırlatan İskenderoğlu, bugünkü ekonomik büyüklük dikkate alındığında bunun yaklaşık 700-800 milyar liraya karşılık geldiğini söyledi. Çiftçilere verilen toplam desteğin ise yaklaşık 168 milyar lira seviyesinde kaldığını belirten İskenderoğlu, desteklerin artırılması ve zamanında ödenmesi gerektiğini ifade etti.
“ÜRETİCİ YETERİ DESTEĞİ ALAMIYOR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ziraat Bankası’nın İstanbul’da düzenlediği Ekosistem Programı’nda yaptığı “Tarım, savunma sanayisi kadar önemlidir” açıklamasını hatırlatan İskenderoğlu, tarımın stratejik öneminin vurgulanmasına rağmen üreticinin yeterli desteği alamadığını savundu.
“2025 YILININ TOHUM DESTEĞİ HENÜZ ÖDENMEDİ”
2025 sonbaharında ekilen hububat için verilmesi gereken tohum desteğinin henüz ödenmediğini belirten İskenderoğlu, çiftçinin tohumu geçen yıl 18-20 liraya aldığını, bugün ise aynı tohumun yaklaşık 30 liraya yükseldiğini söyledi. Destek ödemelerindeki gecikmenin enflasyon nedeniyle üreticinin alım gücünü azalttığını ifade eden İskenderoğlu, benzer durumun mazot ve gübre desteklerinde de yaşandığını belirtti.
DESTEKLEME SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENSİN
Dönüm başına 403 lira olarak açıklanan mazot, gübre ve planlı üretim desteğinin açıklandığı dönemde mazotun yaklaşık 60 lira olduğunu, bugün ise 80 liranın üzerine çıktığını kaydeden İskenderoğlu, destekleme sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, desteklerin üretim döneminde ve ihtiyaç duyulan zamanda ödenmesinin önem taşıdığını söyledi.





