ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU– Veli ABLTACİ
Yaklaşık 20 yıldır kardeşleriyle birlikte çörek satışı yapan Ramazan İyisoylu, hem geçimlerini sağladıklarını hem de Diyarbakır’a özgü çörek geleneğini sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.
İyisoylu, bayramlardan yaklaşık bir hafta önce tezgâhlarını kurduklarını belirterek, “Yaklaşık 20 yıldır 4 kardeşimle birlikte bu işi yapıyoruz. Bayramdan bayrama çıkarız. Bayramlara bir hafta 10 gün kala tezgâhlarımızı en uygun yerlere kurup satışımızı yapıyoruz. Hayat pahalı, o yüzden bir dükkân açma imkânımız olmadı. Diğer zamanlarda da mevsimine göre ürün satıyoruz” dedi.

DİYARBAKIR’IN ÇÖREĞİ, EMEK VE SABIRDIR
Diyarbakır çöreğinin sıradan bir hamur işi olmadığını ifade eden İyisoylu, “Çöreğin lezzeti, kullanılan özel karışımdan geliyor. Diyarbakır’ın çöreği çok özeldir. Doyurucudur, şifadır, emektir ve sabırdır. Bizim çöreklerimiz öyle sadece un, yağ ve maya karıştırıp yapılan çöreklerden değil. Her şeyden evvel, ekmeğe sevgimizi veriyoruz. Sonra, yağı taze olmalı, mayası özenle hazırlanmalı. Bir de mutlaka ‘çörek ilacı’ dediğimiz karışım kullanılmalı. Diyarbakır çöreğine kendine has lezzetini veren karışım ‘çörek ilacı’ olarak da bilinir. Bu karışım, çöreğe aroma ve dayanıklılık kazandırıyor” diye konuştu.

ÇÖREĞİN SIRRI, 7 ÇEŞİTTE
Karışım için kullanılan malzemelerin gramajlarının da çok önemli olduğunu söyleyen İyisoylu, “Çörek otu, mahlep, rezene, soda, tarçın, beyaz susam ve kırmızı susamdan oluşuyor. Bu karışım çöreğe ayrı bir tat veriyor. Aynı zamanda çöreğin kararında pişmesini sağlıyor ve ateşte yanmasını da önlüyor. Ekmeğe hem lezzet hem de güzel bir koku veriyor. Tabi eskiden bayram öncesi çörek geleneği çok daha yaygındı ve maalesef zamanla bu kültür de zayıflamaya başladı. Çocukluk ve gençliğimizde işimize rağbet daha fazlaydı. Ama devir değişiyor. İnsanlar artık çörek yaparak kendini yormak istemiyor. Eskisi gibi kalabalık aileler kalmadı. Başlarında çörek tepsileriyle fırınların yolunu tutan çocuklar da artık yok. Bunun yanında fırınlarda da çörek satışı yapılmaya başlandı. O yüzden işler eskiye göre hissedilir derecede düştü” dedi.

“YİNE DE ŞÜKÜR EDİYORUZ”
İşlerin azalmasına rağmen yine de memnun olduklarını belirten Ramazan İyisoylu, “Bu işin erbabı tabi ki kadınlardır. O yüzden müşterilerimizin çoğunluğu kadınlardır. Erkekler de gelip alış veriş yapıyor ama çok nadir. Bir paketini de 20 TL’den satıyoruz. İşler eskisi gibi değil ama yine de şikâyetçi değiliz, şükür diyoruz” diye konuştu.





