HABER-Güneş OCAĞA

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül 2026'da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, başta Diyarbakır olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Depremin ardından açıklama yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, bölgedeki fay sistemlerine ve olası deprem risklerine dikkat çekerek, güvenli ve dirençli kentler için bilimsel ve mühendislik çalışmalarının önemine vurgu yaptı.

JEOLOJİK VE SİSMOTEKTONİK DEĞERLENDİRME

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, depremle ilgili değerlendirmesinde MTA Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Türkiye Diri Fay Haritası-2026 verileri ile ulusal ve uluslararası sismoloji merkezlerinin odak mekanizması çözümlerini esas aldı.

Jeoloji Mühendisleri Odası açıklamada, depremin yaklaşık 56 kilometre uzunluğundaki Holosen yaşlı Bozova Fayı'nın güneydoğu ucunu oluşturan 21 kilometrelik Bağlıca Segmenti'nin yaklaşık 25 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiği belirtildi.

Bozova Fayı'nın deprem üretme potansiyeline de dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası, Bağlıca Segmenti'nin tek başına yaklaşık Mw 6,6, fayın bütün olarak değerlendirilmesi halinde ise yaklaşık Mw 7,1 büyüklüğünde deprem üretebilecek kapasitede olduğu ifade etti.

DEPREMİN HANGİ FAY ÜZERİNDE MEYDANA GELDİĞİ KESİN DEĞİL

Jeoloji Mühendisleri Odası, depremin Bağlıca Segmenti'nin yüzeydeki izinden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunması nedeniyle, sarsıntının doğrudan bu segment üzerinde meydana geldiğinin mevcut verilerle söylenemeyeceğini belirtti.

Jeoloji Mühendisleri Odası açıklamada, bölgedeki KB-GD doğrultulu Kalecik Fayı ile Bozova Fayı arasındaki ikincil ve konjuge yapıların yanı sıra depremin yaklaşık 7 kilometrelik odak derinliği dikkate alındığında, sarsıntının yüzeyde belirgin bir izi bulunmayan, derinde KD'ya eğimli gömülü veya ikincil bir fay yapısı üzerinde gerçekleşmiş olabileceği değerlendirildi.

Bölgenin geçmişte de sismik hareketlilik yaşadığına dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası, aynı bölgede 3 Eylül 2008 tarihinde Mw 5,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini hatırlatıldı.

"HASARLI YAPILARA GİRİLMEMELİ"

Jeoloji Mühendisleri Odası, deprem sonrasında olası artçı sarsıntılar nedeniyle yetkili kurumlar tarafından incelenmemiş hasarlı binalara girilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Jeoloji Mühendisleri Odası açıklamada ayrıca tüm yerleşim alanlarında 1:25.000 ve daha detaylı ölçeklerde jeolojik-jeoteknik mikro-bölgeleme çalışmalarının tamamlanması ve imar planlarının bu bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanması gerektiği belirtildi.

Diyarbakır’daki direkhaneye tepki:  Artık bıktık, buradan kaldırılsın
Diyarbakır’daki direkhaneye tepki: Artık bıktık, buradan kaldırılsın
İçeriği Görüntüle

Aktif fay hatları ve bunların çevresindeki tampon bölgelerin sakınım bantları olarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası, diri fayların üzerine doğrudan yapılaşmanın önüne geçilmesi amacıyla "Fay Yasası" çıkarılması çağrısı yaptı.

"RİSK AZALTMAYA ODAKLI AFET YÖNETİMİ GEREKLİ"

Jeoloji Mühendisleri Odası, afetlerle mücadelede yalnızca kriz yönetimine odaklanmak yerine, risklerin önceden belirlenmesini ve azaltılmasını esas alan bütünleşik bir afet yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamanın sonunda, bölgedeki sismik hareketliliğin teknik ve bilimsel açıdan takip edilmeye devam edileceği, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve yerel ve merkezi yönetimlere bilimsel destek sağlanmasının sürdürüleceği belirtildi.

Muhabir: Güneş OCAĞA