Göz sağlığı sorunları; telefon, tablet, televizyon gibi araçlara maruz kalmanın artmasıyla birlikte artık küçük yaşlardan itibaren görülecek duruma geldi. Teknolojik aletlere maruz kalmayla birlikte, gözde kırma kusuru dediğimiz miyop astigmat gibi hastalıklar hızla artmaya başladı.
Op. Dr. Belgin Ekmekçiler, miyop, hipermetropi, astigmat gibi hastalara refraksiyon kusurları dediklerini, hastaların bunun için gözlük ya da kontak lens takmaları gerektiğini söyledi. Bunu takmak, kullanmak istemeyen hastalar için uyguladıkları cerrahiye refraktif cerrahi dediklerini belirten Dr. Ekmekçiler, "Refraktif cerrahiyi gözün iki yapısında yapabiliyoruz dedi. Bir kornea yapısını şekillendirebiliyoruz ikinci olarakta gözün içindeki merceği değiştirip ya da mercek üzerinde mercek uygulamaları yapabiliyoruz. Son yıllarda estetik taleplerinin artmasıyla hastaların çoğu gözlük ya da lens kullanmak istemiyorlar. Bize bunlardan kurtulmak için başvuruyorlar. Bizde hastalarımıza gelişmiş bir teknoloji ile hizmet veriyoruz. Özelikle kornea üzerine yapılan cerrahiler en sık yaptığımız cerrahiler. Biz, bunlara lazerli cerrahi diyoruz. Ya da halk arasında göz çizme deniliyor. Bunları 30 yıla aşkın süredir uyguluyoruz" dedi.
YENİ YÖNTEMLERE GEÇİLDİ
İlk etapta non touch denilen ya da eski adıyla PRK dedikleri yöntemleri uyguladıklarına değinen Ekmekçiler, "Bu yöntemler biraz ağrılı yöntemlerdi. Sonrasında hastada kuruluk gibi sıkıntılarımız olabiliyordu. Teknolojinin gelişmesiyle beraber LASIK yöntemi dediğimiz yöntemlere geçtik. Bunlar flep cerrahi yöntemleri. Hastanın gözünde bir kapak kaldırarak altından şekillendirme, daha sonra da kapatıyorduk. Bu cerrahide hasta ertesi gün ağrısız ve konforlu bir cerrahi. Oldukça güvenli bir cerrahi. Ama bazı vakalarda bu açtığımız fleplerle ilgili sıkıntılar yaşıyorduk.
Bunun üzerine teknoloji yine gelişti ve artık son teknoloji olarak SMILE dediğimiz kapalı cerrahilere geçildi. SMILE teknolojisinde hiç flep kaldırılmadan lazerle gözün içinde küçük bir şekillendirme yapıyoruz. Hastalarımızı ertesi gün konforlu bir yaşama, gözlüksüz, lensiz bir yaşama kavuşturabiliyoruz. Son yıllarda çok talep gören bir yöntem oldu" diye konuştu.
Gözün bu cerrahi yönteme uygun olmadığına hastalara göz içi mercek değişimleriyle de ya da gözün içindeki merceğin üzerine mercek yerleştirerek de yapabildiklerini aktararak, "Ama hepsi hastanın ön incelemeleriyle oluyor. Her hastaya uygulayamıyoruz. Hastalarımız talep ettiği zaman bir inceleme ve araştırma gerekiyor. Yine bazı şartlarımız var. Hastanın mutlaka 18 yaşını doldurmasını istiyoruz. Çünkü hastalar büyüdükçe göz numaraları değişebiliyor. Son bir yıl içinde göz numarasında değişiklik olmamış olmasını istiyoruz. Estetik olarak da mutlaka hastanın talep etmiş olmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.



