8 Haziran 1992 yılında katledilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Hafız Akdemir, katledildiği sokakta meslektaşları tarafından anıldı.
Akdemir'in katledildiği sokakta yapılan yürüyüşte Akdemir’in fotoğrafları taşınırken yürüyüş sonrası yapılan açıklamada sık sık "Özgür basın susturulamaz", "Hafız’dan Nazım’a Özgür Basın yazıyor" sloganları atıldı.
Açıklamadan önce konuşan Gazeteci Hakkı Boltan, Hafız Akdemir ve katledilen gazetecileri anarak "Yaşamını yitiren tüm arkadaşlarımızın duruşunu, emeklerini ve hakikatin peşindeki gazetecilik anlayışlarını anıyoruz. Bu yalnızca bir iz sürme mirası değil, aynı zamanda bir mücadele mirasıdır. Bu mücadele; hak, hukuk ve demokrasi mücadelesidir. Bugün de iktidarın demokrasiye, haklara ve hakikatin peşinden gidenlere karşı tutumu sürüyor. Bizler de Hafız'ın arkadaşları olarak hakikatin izini sürmeye devam edeceğiz. Onun düşüncesini, felsefesini ve aydınlattığı yolu yaşatmayı sürdüreceğiz” dedi.
Ardından konuşan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan işlenen tüm faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması gerektiğini ifade ederek “Bugün, eğer bu sokakta işlenen bu cinayet 34 yıl sonra hâlâ aydınlatılamamışsa ve bizler hâlâ bu cinayetin aydınlatılması için bu sokakta toplanıp çağrılar yapmak zorunda kalıyorsak, bunu bu ülkenin demokrasisine yakıştırmıyoruz.Burada sözünü ettiğimiz şey, tam 34 yıldır karanlıkta bırakılmış bir gazeteci cinayetidir. Bu cinayetin hâlâ aydınlatılamamış olması ve tarihin karanlığına terk edilmesi, bu ülke açısından gerçekten büyük bir utançtır dedi. Bozarsalan, ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek'e tüm faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması çağrısında bulundu.
‘GEÇMİŞ İLE YÜZLEŞMEDEN GELECEK KURULAMAZ’
Konuşmaların ardından basın metnini okuyan Akdemir'in yeğeni Veysel Polat, katliamın ardından 34 yılın geçtiğine vurgu yaparak adaletin henüz yerine getirilmediğini belirtti. Polat, "Bugün Türkiye yeniden çözümü, demokratikleşmeyi ve toplumsal barışı konuşuyor. Ancak geçmişle yüzleşmeden gelecek kurulamaz. Hakikat ortaya çıkarılmadan toplumsal barış sağlanamaz. Faili meçhul bırakılan cinayetler aydınlatılmadan demokratikleşme tamamlanamaz. Gerçek çözüm, geçmişin yaralarını da konuşabilme cesaretidir. Yakın zamanda Akın Gürlek’in Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulduğunu açıklaması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dile getirdiği 'Toplum vicdanını yaralayan tüm dosyaları yeniden mercek altına alıyoruz. Her bir dosyada hakikati ortaya çıkarmak ve milletimizin vicdanını rahatlatmak için kararlılıkla çalışıyoruz' şeklindeki ifadelerini önemsiyoruz. Ancak toplum artık açıklama değil, sonuç görmek istiyor” dedi.