ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki et fiyatları farkı kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Diyarbakır’daki hayvancılığın geldiği nokta dikkat çekiyor. Almanya gibi ülkelerde bir kilogram etin yaklaşık 13 Euro’dan satıldığını belirten Diyarbakır Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde iki çiftliği bulunan Mehmet Albayrak, Türkiye’de et fiyatlarının 800–1000 TL bandına yükseldiğini söyledi.
DİYARBAKIR’DA HAYVANCILIK YÜZDE 40 ORANINDA DÜŞTÜ
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e değerlendirmelerde bulunan Albayrak, Diyarbakır’da hayvancılığın ciddi bir gerileme yaşadığını belirterek, kentte hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 40 oranında düştüğünü ifade etti. Diyarbakır’daki hayvan varlığının ise yalnızca yüzde 10’unun yerli olduğunu vurgulayan Albayrak, yüzde 90’ının ise ithal hayvanlardan oluştuğunu belirtti. Yerli hayvancılığa verilen desteğin yetersiz kaldığını savunan Albayrak, ithalata dayalı sistemin et fiyatlarının yükselmesinde önemli bir etken olduğunu dile getirdi.

“BESİCİ UCUZA SATIYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA ALIYOR”
Türkiye’de et fiyatlarının yüksek olmasının başlıca nedenlerinden birinin denetimsizlik olduğunu ifade eden Albayrak, besicilerin eti hala 450–500 TL’den sattığını, ancak bu etin kasap tezgâhlarında 800–1000 TL’den tüketiciye ulaştığını söyledi. Albayrak, “Biz buzağıyı yaklaşık iki yıl boyunca besliyor, yeminden ilacına, bakımından tüm masraflarına katlanıyoruz. Ancak satış fiyatımız değişmiyor. Kasaplar ise bizden aldıkları etin kelle, ciğer, böbrek, dalak gibi iç organlarını ayrı, ayrı satarak yüksek gelir elde ediyor. Bu organlar çıkarıldıktan sonra etin kasaba maliyeti neredeyse 350 TL’ye düşüyor” dedi.

“İLAÇ VE VETERİNER GİDERLERİ BESİCİYİ ZORLUYOR”
Denetimsizliğin yanı sıra girdi maliyetlerinin de çok yüksek olduğuna dikkat çeken Albayrak, hayvan sağlığında kullanılan ilaçların ciddi bir maliyet oluşturduğunu belirtti. Albayrak, öksürük ve karaciğer hastalıklarında kullanılan bir transit ilacın tek şişesinin 16 bin liraya kadar çıktığını belirterek, “Bu ilaçların da denetimi yok. Sahte mi, bayat mı bilmiyoruz. Üzerinde birden fazla etiket bulunan ilaçlarla bile karşılaşıyoruz” diye konuştu.
Devletin arpayı uygun fiyata verdiğini ancak veterinerlik hizmetlerinin çok pahalı olduğunu ifade eden Albayrak, bir veteriner hekimin sadece hayvanı ziyarete gelmesinin bile 3 bin lira ve yol masrafı talep ettiğini, bu maliyetin doğrudan hayvana ve et fiyatına yansıdığını söyledi.

“ÇİFTLİKLER BOŞ, YERLİ HAYVAN NEREDEYSE BİTME NOKTASINDA”
Diyarbakır’da hayvancılığın çok zor bir dönemden geçtiğini belirten Albayrak, kentte birçok çiftliğin boş olduğunu ifade etti. Yerli hayvan besleyenlerin sayısının yok denecek kadar az olduğunu dile getiren Albayrak, “Yerli hayvan beslemek zarar ettiriyor. Ben bile yerli hayvan satışından ciddi zarar ettim. Şu anda ithal hayvan besliyorum. Yerli hayvan daha doğarken pahalı” dedi.
Kentteki çiftliklerin neredeyse yarısının boş olduğunu belirten Albayrak, faaliyet gösterenlerin ise yalnızca yüzde 10’unun yerli hayvan beslediğini, geri kalanının tamamen ithalata yöneldiğini söyledi.

“SERBEST PİYASA VAR AMA DENETİM YOK”
Kasaplarda fiyatların serbest piyasa koşullarıyla belirlendiğini, ancak yeterli denetim yapılmadığını savunan Albayrak, “Kasaplar belirlenen fiyatlara uymuyor. Kaça satmak isterse o fiyata satıyor” ifadelerini kullandı. Yem fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Albayrak, geçen yıl Kurban Bayramı döneminde 370–400 TL olan hayvan yeminin bugün 800 TL’ye çıktığını belirterek, hükümetin hayvancılık konusunda doğru bir politika izlemediğini savundu.
“BİZDE HAYVANLAR SAĞLIKSIZ BÜYÜYOR”
Avrupa ve Güney Amerika’daki hayvanların “et ırkı” olduğuna işaret eden Albayrak, Türkiye’de ise genellikle simental ırkının tercih edildiğini ifade ederek, “Bizde hayvanlar sağlıksız büyüyor. Onlarda ise hem ırk uygun hem de ciddi devlet desteği ve sıkı denetim var” dedi.



