HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından “Kadın İradesiyle Komünleşiyor, Yerel Yönetimlerle Özgür Toplumu Örüyoruz” şiarıyla düzenlenen konferans, Diyarbakır’da başladı.

Ali Emiri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, yerel yönetim temsilcileri, kadın siyasetçiler, belediye eş başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Amedspor’da Yönetim Kurulu görev dağılımı yaptı
Amedspor’da Yönetim Kurulu görev dağılımı yaptı
İçeriği Görüntüle

UÇAR’DAN ÖNEMLİ MESAJLAR

Konferansın açılış konuşmasını yapan Demokratik Bölgeler Partidi (DBP) Eşbaşkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, şunları ifade etti:

“Önemli bir konferansta, dünyada ve Türkiye’de siyaseti belirleyen erkek egemenliğine karşı en güçlü duruşu ve mücadeleyi veren kadınlar olarak bir aradayız. Yerel yönetimler, siyasetin demokratikleşmesinde en önemli başlangıç noktalarımızdır. Çünkü yerel yönetimler yalnızca bir hizmet alanı değil; barışın, kadın özgürlüğünün, demokratik cumhuriyetin ve geleceğimizin inşa edildiği en güçlü zemindir. Bu nedenle, saldırılar da bu kadar yaygın olmuştur.

Diyarbakır’da Konuşan Uçar4

“HER ADIM ŞİDDETLE KARŞILIK BULDU”

Yerel yönetimlerin attığı her adım, erkek şiddeti ile karşı karşıya kalmaktadır. 27 Şubat’tan bu yana güçlü bir politik zemin var. Öcalan, “Kürt sorunu çözülmelidir, Kürt sorunu çözülürse demokrasi ile ilgili sorunları hep birlikte aşabiliriz” demiştir. Öte yandan, kadın sorunu Kürt sorunundan daha ağırdır. Kadın mücadelesi ve siyasette kadın öncülüğünün önemi bu sözlerde açıkça görülmektedir.

“DEMOKRATİKLİĞİ İNŞA EDEBİLECEĞİMİZ KADINLARLA BİRLİKTEYİZ”

Öcalan bir başka sözünde ise şöyle der: “Belediyecilik, dünyayı değiştirme hareketidir.” Neden böyle söyler? Çünkü yerel yönetimler, ulus devletin ve iktidarların toplumu görünmez kıldığı alanlarda müdahale zemini sağlar. Yerel yönetimler aracılığıyla, demokratik cumhuriyeti ve özgür bir geleceği birlikte inşa edebildiğimiz kadınlarla bir aradayız.

Diyarbakır’da Konuşan Uçar3

“MÜCADELENİN EN ÖNEMLİ ARACI EŞBAŞKANLIKTIR”

Bu mücadelenin en önemli araçlarından biri Eşbaşkanlık sistemidir. Eşbaşkanlık sadece kadınlara bir koltuğun tahsis edilmesi ya da seçilmesi değildir. Eşbaşkanlık siyasetin demokratikleşmesidir; erkek egemenliğine karşı çoğulcu ve özgür bir yaşamın inşasıdır. Bugün kayyumlarla, mutlak yetkilerle bizi cendereye almaya çalışan erkek siyasete karşı, kadın özgürlükçü siyaseti yeniden, kadınların öncülüğünde kurmaktır.

“ÖNEMLİ NOKTA KOMİN OLABİLMEKTİR”

Bölgedeki kadınların en çok maruz kaldığı şiddetlerden biri de, yerel yönetimlerin devletin yerine geçmesi değil, toplumun kendi kendini yönetmesine izin verilmemesidir. Buradaki kritik nokta, kimin toplum olabilmektir: kendi kimliğimizle, kadın, Kürt, Alevi veya komün kimliğimizle kolektif akıl ve siyaseti hayata geçirebilmektir.

Yeni dönemde atacağımız en güçlü adımlardan biri, elimizden alınan birlikte hareket etme ve kadın özgürlükçü perspektifle siyaset yapabilme yetisini yeniden kazanmaktır. Öcalan der ki: “Kadınların gerçek tarihi, tüm toplumun tarihidir.” Kadınların mücadelesi, toplumsal dönüşümün öncüsüdür.

Diyarbakır’da Konuşan Uçar2

“KAYYUM KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ESAS ALAN POLİTİKAYA SALDIRDI”

Kayyum rejimi, kadın merkezlerine ve kadın özgürlüğünü esas alan politikalara saldırmıştır. Örnek olarak, Dersim’de devletin kadın kurumlarını kapatması ve Gülistan Dokun’un katledilmesi gösterilebilir. Kayyum, kadın özgürlüğüne karşı erkek devletinin temsilidir. Biz ise bu düzene karşı kadın öncülüğünde alternatif bir sistem kuracağız.

“BARIŞIN EN ÇOK İNŞA EDİLMESİ GEREKEN YER YERELDİR”

Barışın en çok inşa edilmesi gereken yer, yereldir. Türkiye’de siyaset, zamanın ruhuna uygun adımlar atmakla sınırlı kalmıştır; ama Kürt kadın mücadelesinden bağımsız düşünülemez. İran, Irak, Suriye ve Rojava’daki mücadeleler, kadın öncülüğünde yaşanabilir bir dünyanın mümkün olduğunu gösteriyor.

"JIN JIYAN AZADÎ YAŞAMIN KENDİSİ HALİNE GELECEK"

Kadınların eş başkanlığı, demokratik siyaset ve ekolojik kadın paradigmasının hayat bulmasının temelidir. Her kökten eşitsizliğe karşı yerelden mücadele ederek, 27 Şubat çağrısını tamamlayacak, kadın özgürlük mücadelesini miras olarak devralacağız. Jin, Jiyan, Azadi felsefesi, slogan olmaktan çıkıp yaşamın kendisi haline gelecektir.”

Muhabir: Güneş OCAĞA / Mehmet Rumet SOYLU