ÖZEL HABER - İbrahim İnanç YILDIZ

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,8 büyüklüğündeki depremin etkilediği Diyarbakır’da 7 bina yıkılırken, 407 kişi yaşamını yitirdi. Çevre Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü ile İnşaat Mühendisler Odası Diyarbakır Şubesi’nin ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda kentte 5 bin 500 bina ağır hasarlı, 2 bin 800 bina orta hasarlı, 61 bin 700 bina az hasarlı, 130 binanın ise hasar almadığı belirlendi.

Diyarbakır’da Konut Krizi Yaşanacak!3


Deprem sonrası kentte merkez Bağlar İlçesi’nin Oğlaklı Mahallesi'nde TOKİ tarafından 5 etap halinde 6 bin 40 konut, Çermik’te 238 konut, Hazro’da 142 konut ile köylerde 104 konut için inşat çalışmaları başlatıldı. Ayrıca Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, geçtiğimiz yıl nisan ayında Diyarbakır’a yaptığı ziyaret sırasında, kent genelinde 27 bin konutun yapılmasının planlandığını ve bunun 20 binin kent merkezinde yapılacağını dile getirmişti.


Aradan geçen bir yılda kentte yapımı süren ilk etabın 6 bin 887 konutun bin 423’ü için kura çekimi yapıldı. Geriye kalan konutların ise ne zaman ihalesinin yapılacağının, ne zaman yapımına başlanacağının ve ne zaman biteceğinin ise muamması henüz giderilmemiş değilken, orta hasarlı binalarda ağır hasarlı bina kapsamına alındı. Bu kapsamda orta hasarlı yapılarında boşaltılarak yıkılması beklenilirken, deprem sonrası oluşan konut krizinin nasıl giderileceği ise bilinmiyor.


“KENTTE 20 BİNE YAKIN KONUT KRİZİ YAŞANACAK”


İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şube Eş Başkanı Mahsum Çiya Korkmaz, yaşanan konut krizine karşı neler yapılması gerektiğini anlattı. 
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından orta hasarlı binalar için 29 Aralık 2023’e kadar güçlendirme ruhsatı için başvuru süresi tanındığını ve bu haktan yararlanmayan yapıların ağır hasarlıya çevrilerek yıkım sürecinin başlatılacağını ifade eden Korkmaz, “Mevcut ağır hasarlı binaların yıkımın yüzde 50’si bitmemişken bir de orta hasarlı binalar ağır hasarlıya çevrilecek. Al sana bir başka kriz daha ve buna bir çözüm üretmediler.

Şimdi orta hasarlıların yıkımıyla birlikte 20 bine yakın bir konut krizi yaşanacak. Bu yüzden insanlar şimdiye kadar orta hasarlı binalarda kaldı ve kalmaya devam edecekler. Çünkü alternatifi oluşturulmadı. Sadece bir yıl boyunca aylık 3 bin 500 TL, 5 bin TL kira yardımı yapıldı. Bu çözüm oldu mu? Kentte kiralar 20 bin TL’ye kadar yükselmiş. Üstüne bir sene içerisinde halen evleri yıkılan her aileye bir konut verilmedi. Peki bu kadar aileyi nasıl yapacaksınız?” diye sordu.

 
“EVLERİ YIKILANLARA SUNULAN ÖNERİLER ALTERNATİF OLMADI”

Evleri yıkılan ve yıkılacaklar için iki öneri sunulduğunu söyleyen Korkmaz, “Diyorlar ki, ‘Ben binanı yıktım. Mevcut yerinde kendi maliklerinle beraber imza topla, projeni çiz, kendin yapmak istiyorsan ben sana belli bir limite kadar kredi vereyim. Kendin yapmıyorsan ben orada bina yapıyorum, gel oradan sana vereyim. Onun da 60’ını öde. Tabi onun için de kura çekeceğiz, o da sana çıkarsa vereceğiz.’ Bu ikisi dışında alternatif yok. Çıkardıkları güçlendirme paketinde ise kredi vermediler. Depremin olduğu diğer iller için yüksekti, Diyarbakır’da sınırlı tuttular, daire başı 200 bin TL verdiler. Neredeyse güçlendirilen bina yok. Verilen para bir daire için yeterli değildi” dedi.

Diyarbakır’da Konut Krizi Yaşanacak!2


“ÇÖZÜM İÇİN BİR İRADE ORTAYA KONULMALIDIR”

İnsanların ekonomik durumlarının ortada olduğunu dile getiren Korkmaz, kentte konut krizinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Korkmaz, şöyle devam etti: “Çözüm için önce bir iradenin ortaya konulması gerekiyor. Sorunun muhatabı kurumlarla oturup günlerce çözüm üzerine konuşulmalıdır. Mahalle mahalle somut veriler ortaya konulmalıdır. Ve sorun açık yüreklikle söylenmelidir. İnsanlar mağdur oldu. Kentin yapı envanteri çıkarılmalı, bütün bileşenler ve belediye bir araya gelmeli; gerekirse Oxford’dan hocalar da getirilmeli ve bu meselenin ismi ortaya çıkarılmalıdır. Ondan sonra kısa ve orta vadede çözüm önerileri çıkartılıp ve bu süreç örülmeye başlanılmalıdır” dedi.


“ARSA PAYINDAN KONUT ALIMINA SINIR GETİRİLMELİDİR”

Sorunun çözümüne dair belediyelerin sosyal konut projeleri geliştirmesi gerektiği önerisinde bulunan Korkmaz, bununla birlikte yüzde 45’lerin altına inmeyen arsa payında konut almaya bir sınırlandırmanın getirilmesini istedi. Arsa spekülasyonun fazla olduğu kentte bu adımlar atılmadığı için konut maliyetlerinin arttığını ve bunun doğallığında halka yansıdığını ifade eden Korkmaz, “Bunun ilgili düzenlemeyi bakanlık mı yapar, hükümet mi yapar ya da yerel yönetimler bu işi çözebilir mi? diye bakılması gerek. Yani orada bir rayiç olması lazım. Arsayla ilgili serbest piyasa ekonomisinden çıkılması gerekiyor. Böyle bir şey olabilir mi? Arsa spekülasyonları yüzde 10’larda olsa konut fiyatları yüzde 50 aşağısına çekilecek” dedi. 


“BELEDİYELER SOSYAL KONUT PROJELERİ YAPMALIDIR”

Korkmaz, belediyelerin sosyal konut projesi için ise şunları söyledi: “Avrupa ülkelerinde bunun örneği var. Sen illa 13 katlı bina yapmak zorunda değilsin. Belediyeye ait araziler ya da başka kurumlardan alınabilecek hazine arazileri var. Kentin bütün dinamiklerini bu işin işine katarak gerekirse fonlarla da alabilirsiniz. Çok çok zorda kalırsan çok cüzi miktarını halka yansıtabilirsiniz.”

Muhabir: İbrahim İnanç YILDIZ